Bu yavru penguen çok sevimli.This baby penguin is too cute!
O, kedi yavrusunu incitti mi?Did she hurt that kitten?
Muhabir: Ona bir kedi yavrusu aldınız mı?Reporter: Did you buy her a kitten?
Kaplan yavrusu büyük bir kedi yavrusu gibi görünüyordu.The tiger cub looked like a large kitten.
Köpek yavrusu onu yanağından yaladı.The puppy licked her on the cheek.
Babam doğum günüm için bana bir köpek yavrusu verdi.My father gave me a puppy for my birthday.
Keçi yavrusunun altına bir ateş yakmalısın.You should build a fire under the kid.
Sazanın kurbağa yavrularını yediğini biliyor muydun?Did you know that carp eat tadpoles?
Parkta dolaşırken, bir yavru kuş buldum.Walking in the park, I found a baby bird.
Kedi yavrusunun kuyruğunu çekmek Mary'nin yaramazlığıydı.It was naughty of Mary to pull the kitten's tail.
Kedi yavrusu içeri girmek istedi.The kitten wanted in.
Ben çocukken yavru bir köpeğim vardı.I had a puppy when I was a boy.
Bir köpek yavrusu kuyruğunu sallayarak beni izledi.A puppy followed me wagging its tail.
Yavru köpekler annelerine doğru sokuldu.The puppies nestled against their mother.
Yavru her gün gittikçe dahada büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Köpek yavrusu her gün gittikçe büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Yavru kedi ağaçtan inemedi.The kitten couldn't get down from the tree.
Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.We looked for our lost puppy, but in vain.
Bu köpek yavrularını köpekleri sevenlere vereceğim.I'll give these puppies to whoever likes dogs.
Kedi yavrusuna Tama adını verdim.I named the kitten Tama.
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.An ugly duckling became a graceful swan.
Bir köpek yavrusu ile oynamak çok eğlenceli.It is great fun to play with a puppy.
Yavru köpek elimi ısırdı.The pup snapped at my hand.
Kedi yavrusu masanın altında süt içiyordu.The kitten was drinking milk under the table.
Yeni bir yavru köpeğin var. O yaklaşık 12 haftalık.We have a new puppy. He is about 12 weeks old.
Ebeveynler birçok hastalığı yavrularına geçirebilir.Parents can pass many diseases on to their offspring.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Kedisinin dört yavrusu daha oldu.Her cat had another four kittens.
Kedi yavrusuna "jaguar"diye seslendi.She called the kitten "Jaguar".
Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.A mother rabbit keeps her babies warm with her own body.
Annem bize bir yavru köpek satın aldı.Mother bought us a puppy.
Anne fil nehirde yavrusunu yıkadı.The mother elephant bathes her baby in the river.
Haftalardır yavru köpeğimi arıyorum.I've been searching for my puppy for weeks.
Önümüzdeki ay yavruları olacak.She is going to have kittens next month.
Bazı hayvanlar kafeste tutulduğunda yavrulamazlar.Some animals will not breed when kept in cages.
Sen bizimle Beyaz Saray'a kadar gelecek yeni köpek yavrusu kazandın.And you have earned the new puppy that's coming with us … to the White House.
Aç köpek yavruları sokakta havlıyor.Hungry puppies are barking on the street.
Biz köpek yavrusunu aradık ama boşunaydı.We looked for the puppy, but it was in vain.
Benim yavru köpeğim öldü ve ben berbat bir şekilde üzgünüm.My puppy died, and I'm terribly upset.
Bizim annemiz bize bir köpek yavrusu satın aldı.Our mother bought us a puppy.
Orada bir yavru kuş vardı.There was a fledgling bird there.
Yavru köpek çok üzgün gözlerle ona baktı.The puppy looked at her with very sad eyes.
Kedi yavrusu fincan tabağına döktüğüm sütü şapırdatarak içti.The kitten lapped up the milk I poured into the saucer.
Kanguruların yavrularını taşımak için garip bir yöntemi var.Kangaroos have a strange method of carrying their young.
Anne kedi yavrularını korudu.The mother cat protected her kittens.
Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.The puppy's single good eye begs me for adoption.
Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terkedebilir.Only the blackest of hearts could leave that poor kitty out on the street in the cold.
Sonunda diğer kedi yavrusunu seçti.In the end she chose another kitten.
Bazı hayvanlar yavrularını yerler.Some animals eat their young.
Tom Mary'ye köpek yavrusunu bulması için yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary find her lost puppy.
Tom Mary'ye bir yavru köpek satın aldı.Tom bought Mary a puppy.
Kedi yavrusu uyumak istiyor.The little cat wants to sleep.
Aç yavru köpek sokakta havlıyor.Hungry puppy barks on the street.
Mary Tom'un ona verdiği yavru köpeği beğenmediğinde, Tom çok fazla şaşırmazdı.Tom wouldn't be too surprised if Mary didn't like the puppy he gave her.
Onun on ikiden fazla köpek yavrusu yoktur.She has no more than twelve puppies.
Ben bir köpek yavrusu istiyorum.I want a puppy.
Benim kızım bir yavru kedi istiyor.My daugther wants a kitten.
Bu köpek yavrularını köpekleri seven birine vereceğim.I'll give these puppies to anyone who likes dogs.
Ne şirin köpek yavruları!What adorable puppies!
Sen gidince yavru kedine bakacağım.I'll take care of your kitten while you're gone.