Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tomruk

tomruk

noun
TR → EN
"tomruk" kelimesinin İngilizcesi: log. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Bilimlognoun

Görsel

Kıvılcımlarla Çevrili Yanan Odun Tomrukları: Dramatik Kamp Ateşi Görüntüsü

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tomruğu
Yönelme (-e)tomruğa
Bulunma (-de)tomrukta
Çıkma (-den)tomruktan
Tamlayan (-in)tomruğun
Çoğul (-ler)tomruklar

Tanım

•isim: Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi
•İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi
•Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti
•ağızlardan: tomurcuk
•eskimiş: tutukevi

Diğer Dillerde

AlmancaBaumstamm, Holzklotz, Kurzholz (forestial), Langholz (forestial), Log, protokollieren (eril) /ˈbaʊ̯mˌʃtam/
tree trunk, log (the main structural member of a tree)
çekim: çoğul Baumstämme · tamlayan Baumstammes
Flammen lodern um den Felsen. — Kabukları soyulmuş tomruklar bu taş zemin üzerine dizilir.
to butcher; to slaughter for meat · to shoot dead · to cut down (a tree)
çekim: geçmiş abattu · ortaç abattu · şimdiki abat · ulaç abattant
eş: démanteler, démolir, jeter à terre, raser, renverser, assommer
köken: Inherited from Middle French abbatre, from Old French abatre, from Late Latin abbattere, from Latin battere. Cognate with Catalan abatre, Corsican abbatta, abbatte, Galician abater, Italian abbattere, Occitan abatre, Portuguese abater, Romanian abate, Sardinian abbàttiri, Sicilian abbàttiri, Spanish abatir.
aile: à bride abattue, abat-jour, abattable, abattis, abattoir, abattre son jeu, abattu, petite pluie abat grand vent
Ampleur de l’abattage illégal dans les pays sélectionnés (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
İspanyolcaleño, registrar, registro, talar, tronco (eril) /ˈleɲo/
log; piece of wood, timber · joint (marijuana cigarette)
çekim: çoğul leños
köken: Inherited from Latin lignum, from Proto-Indo-European *leǵ-no- (“that which is collected”), from *leǵ-.
aile: dormir como un leño
Alcance de la explotación forestal ilegal en una serie de países seleccionados (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
İtalyancaceppo, solcometro, tronchetto (eril) /ˈt͡ʃep.po/
stump (of a tree) · log (to burn) · habitually late person
çekim: çoğul ceppi
eş: ceppa, ceppone, ciocca, ciocco, base, piede
köken: Inherited from Latin cippus. Doublet of cippo, which was borrowed.
aile: acceppare, ceppaia, ceppare, ceppata, deceppatrice, inceppare, riceppare
Portata del disboscamento illegale in paesi selezionati (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
Rusçaколода, чурбан
Когда лесозаготовительный лагерь съезжает, ничего не остается. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
Arapçaخَشَبَة
يمكن أن ترى هذه الصخور الرسوبية تنحني فوق درع. — Kabukları soyulmuş tomruklar bu taş zemin üzerine dizilir.
Farsçaروینگار, روینگاشتن, کُندِه
Azericeşalban, tir
plank · column, post, pillar
çekim: çoğul şalbanlar · tamlayan şalbanın
Kazakçaбөрене
log, beam
çekim: çoğul бөренелер · tamlayan бөрененің
köken: From Russian бревно (brevno).
Özbekçexoda, yogʻoch
Felemenkçeboomstam, boomstronk, houtblok, houthakken (eril) /ˈboːmstɑm/
a tree trunk, main structural member of a tree
çekim: çoğul boomstammen
köken: From boom (“tree”) + stam (“trunk”).
aile: boomstamattractie, boomstambrug, boomstammetje
Omvang van de illegale houtkap in enkele landen (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
Portekizcebarquilha, barquinha, cepo, cortar, lançar, tora (dişil) /baʁˈki.ʎɐ/
log (device for measuring the speed of a vessel)
çekim: çoğul barquilhas
As folhas trituradas são utilizados como uma cataplasma. — Karaağaç tomrukları su borusu olarak kullanılmışlardır.
log (device for measuring a ship's speed)
çekim: çoğul δρομόμετρα · tamlayan δρομομέτρου
Έτσι, όταν ο υλοτομικός καταυλισμός μετακινείται, δεν έχει μείνει τίποτα. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
κοινό δρομόμετρο (common log)
Japoncaログ, 丸太, 丸木, 伐採, 履歴, 測程儀 /ɾo̞ɡɯ̟/
船舶の測程儀。
köken: From English log.
人間文化多様性の喪失は既に話しました — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
Korece통나무 /tʰo̞ŋna̠mu/
나무를 벤 것.
köken: From 통 (tong) + 나무 (namu).
벌목 캠프가 이동을 하게 되면 아무것도 남지 않게 됩니다. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
to note, to write down
çekim: geçmiş antecknade · ortaç antecknad · ulaç antecknande
köken: an + teckna
Omfattningen av olaglig skogsavverkning i ett urval av länder (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
Lehçebierwiono, kloc, kłoda, polano (nötr) /bjɛrˈvjɔ.nɔ/
log, rough timber · billet (a thick piece of wood)
çekim: çoğul bierwiona · tamlayan bierwiona
eş: belka, kłoda, polano, kloc, szczapa
köken: Back-formation from dialectal bier(z)wionko, bierzwienko, from Old Polish birzwienko, diminutive of birzwno, from Proto-Slavic *brьvьnò.
aile: bierwionowy
Zakres nielegalnego wyrbu drzew w wybranych krajach (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
dębowe bierwiona
sosnowe bierwiona
grube bierwiona
Ukraynacaбервено́, полі́но
Коли лісозаготівельний табір переїздить, після них не залишається нічого. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
Hintçeकुंदा, लट्ठा
Fincehakata, hirsi, kaataa puita, kirjata, loki, lokikirja /ˈhɑkɑtɑˣ/
to hit something repeatedly (as a nail with a hammer or a log with an axe) · to cut a tree, to fell trees · to chop (to cut apart or into pieces, such as firewood, with an axe or similar tool)
çekim: geçmiş hakannut · şimdiki hakkaa · ulaç hakkaava
köken: From Proto-Finnic *hak'at'ak (compare Estonian hakkama, Livonian akkõ, Votic akatõ). Further origin is disputed, with possible links to Uralic (compare Moksha [script needed] (tšakams), Udmurt шуккыны (šukkyny)) and Germanic (compare Swedish hacka, English hack, from Proto-Germanic *hakkōną) words.
aile: hakkaava, hake, hakkaaja, hakkaaminen, hakkaus, hakkelus, hakkio, hakkuri, hakkuu, hakkaantua
Laittomien hakkuiden laajuus joissakin maissa (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
hakata irti
Matti hakkaa Pekan matematiikassa.
Çekçekláda, kmen, poleno (dişil) /ˈklaːda/
cold temperature · cock (penis)
çekim: çoğul klády · tamlayan klády
eş: kulatina
zıt: hic, vedro, horko
köken: Inherited from Old Czech kláda, from Proto-Slavic *kolda.
Rozsah nezákonné t)žby d9eva ve vybraných zemích (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
Rumencebuștean, trunchi (eril)
log (trunk of a tree cleared of branches) · stock (tree) · stump
çekim: çoğul bușteni · tamlayan bușteanului
köken: Unknown. One theory links it to Transylvanian Saxon Bumstam, equivalent to German Baumstamm. However, while this makes sense for the most common meaning, it doesn't account for the older and rarer meanings or for the Aromanian cognate bushtinã (“soot”), and also the related or derived terms in Romanian, buștenit (“blackened”), buștină (“fog, darkness”), and the regional buștușag (“fire,…
Amploarea abatajului ilegal în anumite ri(2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)
İbraniceבּוּל עֵץ, יומן, לוֹג, מַד מְהִירוּת, רשם (eril)
diary
çekim: çoğul יוֹמָנִים
אז, כאשר מחנה כריתת עצים נוסע, לא נשאר כלום. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
Latincecala, stīpes, tignum (dişil) /ˈkaː.ɫa/
log to burn
çekim: çoğul cālae · tamlayan cālae
köken: From the plural form of Ancient Greek κᾶλον (kâlon, “wood, logs, timber”).
Dancalog
Så, når skovdrifts lejrene flytter, er der ikke noget tilbage. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
Vietnamcagỗ tròn
Hồ Büyükçekmece được sử dụng như một hồ chứa nước ngọt. — Karaağaç tomrukları su borusu olarak kullanılmışlardır.
Bulgarcaдъ́нер
Когато лагерите за дървесина си тръгнат, след тях няма да остане нищо. — Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
Slovakçabrvno, klada, kmeň (dişil) /klada/
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kolda Slovak klada Inherited from Proto-Slavic *kolda.
Rozsah nelegálnej "ažby dreva vo vybraných krajinách (2000–2004) — Seçilen ülkelerde yasadışı tomrukçuluğun kapsamı (2000–2004)

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish طومروق (tomruk, “log”), itself from Proto-Turkic *tomuruk (“bud; log”). Cognate to Gagauz toomruk.

Örnek Cümleler

Tomrukların çaplarını ölçmede kullanılır.
On Measuring Caves by Volume.
Gözlerini kapat ve tomruk bir ev hayal et.
Close your eyes and picture a log house.
Ve tomruk birliği yer değiştirdiği zaman, geriye hiçbir şey kalmıyor.
So, when the logging camp moves, there's nothing left.
Onlara silahlar verildi, tomruk birlikleri için ateş edip para alıyorlar.
They're given weapons; they shoot for the logging camps; they get money.
Cahit Tomruk (Birol Ünel) 40 yaşlarında Almanya'da yaşayan, hayattan vazgeçmiş bir Türk'tür.
Cahit Tomruk is a Turkish German in his 40s.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardı
There are regulations that it's prohibited to do logging, mining and poaching, specifically.
Doğrusu Biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.
We have prepared for unbelievers chains and collars and a blazing fire.
tomruk ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
salma tomrukbaca tomruğu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod