puruzlu
adj
TR → EN
"puruzlu" kelimesinin İngilizcesi: rough, uneven, abrupt, ragged, rough. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelroughadj
Geneluneven
Genelabrupt
Genelragged
Genelrough
Genelrugged
Görsel




Tanım
•sıfat: Pürüzü olan
•Boğuk ve bozuk (ses); çatallı
•mecaz: Karışık, güç (durum, iş); kılçıklı
Diğer Dillerde
rough, coarse, rude · sturdy, tough · pertaining to a manner of intercourse that is wittingly aggressive, purposefully unrefined – cocky, cheeky, flippant, brazen
çekim: karşılaştırma derber · üstünlük am derbsten
köken: From a Low German merger of two unrelated adjectives: (1.) Old Saxon therbi (“unleavened”), from Proto-Germanic *þerbaz; and (2.) Old Saxon derbi (“coarse, warlike”). Both regularly collapsed in Middle Low German derve (“firm, bold”). Older High German had only the former of the two adjectives and lacked the other: Middle High German derp (“unleavened”), from Old High German derb (“unleavened”).…
Rauheit: — Pürüzlük oranı:
Fransızcaagité, approximatif, brouillon, brut, brutal, difficile /a.ʒi.te/
past participle of agiter
Rugosité & #160;: — Pürüzlük oranı:
İspanyolcaa lo natural, al lote, aproximado, aproximativo, áspero, barboso /a lo natuˈɾal/
natural
Aspereza: — Pürüzlük oranı:
İtalyancaapprossimato, mosso, ruvido, scabro
past participle of approssimare
aile: approssimatamente
Ruvidità: — Pürüzlük oranı:
Rusçaглухой, хриплый, шероховатый /ʂɨrəxɐˈvatɨj/
rough (not smooth), rugged, uneven
eş: негладкий, неровный, шершавый
köken: шеро́хий (šeróxij) + -оватый (-ovatyj)
Шероховатость: — Pürüzlük oranı:
Arapçaخَشِن
الخشونة: — Pürüzlük oranı:
rough, coarse · rude, very blunt · extreme, gross, grave
çekim: karşılaştırma grover · üstünlük grofst
zıt: fijn, beleefd
köken: From Middle Dutch grof, from Old Dutch *grof, from Proto-West Germanic *grob, from Proto-Germanic *grubaz.
aile: grof hoornblad, grofheid, grofmazig, grofsmid, grofweg, grove den
Ruwheid: — Pürüzlük oranı:
De textuur van de stenen vloer was grof.
Grof taalgebruik wordt hier niet op prijs gesteld.
Dit is een grove mensenrechtenschending.
Portekizceacidentado, áspero, bruto, felpudo, grosseiro /a.si.dẽˈta.du/
victim of an accident · rough
çekim: karşılaştırma mais acidentado · üstünlük o mais acidentado
Rugosidade: — Pürüzlük oranı:
coarse; rough (in regards to physical attributes such as texture)
köken: Cognate with 荒(あら)い (arai).
鏡面ハイライトのサイズ: — Pürüzlük oranı:
İsveççeojämn, ruff, stryktålig
uneven · odd (not divisible by two)
çekim: karşılaştırma ojämnare · üstünlük ojämnast
köken: From Old Swedish ōiæmn. Equivalent to o- + jämn
aile: ojämnhet
Ytgrovhet: — Pürüzlük oranı:
Lehçechropowaty, szorstki, zgrubny /xrɔ.pɔˈva.tɘ/
rough, coarse, rugged · hoarse, harsh (of sound) · rough, imperfect
çekim: karşılaştırma bardziej chropowaty · üstünlük najbardziej chropowaty
eş: szorstki, chropawy, niegładki, nierówny, wyboisty, żwirowy
zıt: gładki
köken: Etymology tree Polish chropawy Polish -owy Polish -aty Polish -owaty Polish chropowaty From chropawy + -owaty.
Chropowatość: — Pürüzlük oranı:
Ukraynacaгру́бий, шорстки́й
Шершавість: — Pürüzlük oranı:
Hintçeअनगढ़ /ən.ɡəɽʱ/
unchiseled, rough (unrefined from its original form)
köken: From अन- (an-, “un-”) + गढ़ना (gaṛhnā, “to chisel”) + -∅.
अनगढ़ पत्थर
Finceaallokkoinen, alustava, epäsäännöllinen, epätasainen, hahmotella, hapan /ˈɑːlːokːoi̯nen/
turbulent, rough, swelling (like that of waves)
çekim: karşılaştırma aallokkoisempi · üstünlük aallokkoisin
köken: aallokko + -inen
Mutta se ei ole sitä. Säännöllisyys on rosoisuuden vastakohta, koska maailman perusmuoto on hyvin rosoinen. — Düzen, pürüzün zıttıdır çünkü dünyanın temel görünümü çok pürüzlüdür.
Çekçebouřlivý, hrubý, neomalený, nepříjemný, raf (vyšší tráva kolem fairwaye), surový /ˈbou̯r̝lɪviː/
stormy, turbulent
çekim: karşılaştırma bouřlivější · üstünlük nejbouřlivější
köken: From bouře + -livý.
Pravidelnost je opakem hrubosti, protože základní aspekt tohoto světa je velmi hrubý. — Düzen, pürüzün zıttıdır çünkü dünyanın temel görünümü çok pürüzlüdür.
Rumenceaspru /ˈas.pru/
rough, coarse · severe, harsh · rugged
köken: Inherited from Latin asperum, singular accusative of asper (“rough”), from Proto-Indo-European *h₂esp- (“to cut”).
aile: asprime
Asperitate: — Pürüzlük oranı:
Macarcadurva, egyenetlen, érdes, faragatlan, hozzávetőleges, kemény /ˈdurvɒ/
coarse (of inferior quality) · brusque, rough, rude · extreme, epic, solid, heavy, gross
çekim: karşılaştırma durvább · üstünlük legdurvább
zıt: finom, figyelmes, tapintatos, gyengéd
köken: Of unknown origin.
aile: durvaság, durván, durváskodik, durvít, durvul
Durvaság: — Pürüzlük oranı:
Latinceasper, difficilis, impolītus, rudis, turbulentus /ˈas.pɛr/
rough, uneven, coarse · unrefined, rude · sharp, newly minted
çekim: karşılaştırma asperior · üstünlük asperrimus
köken: Probably from a Proto-Indo-European *h₂esp- (“to cut”), also present in Ancient Greek ἀσπίς (aspís, “shield”) and Hittite [script needed] (ḫasp-, “to cut down”).
aile: asperē, asperitās, asperiter, asperitūdō, asperō, asperūgō, perasper, subasper
odia aspera
Norveççeurolig
Endonezcekasar /ˈkasar/
rough, harsh, coarse · uncorrected, without analysis · crude (in a natural, untreated state)
çekim: çoğul kasar-kasar
köken: Inherited from Malay kasar. Compare Javanese ꦏꦱꦂ (kasar, “coarse, rough, unrefined”).
aile: dikasari, dikasarkan, diperkasar, kekasaran, memperkasar, mengasari, mengasarkan, kasar tangan
Dan jangan salahkan aku karena kulitmu jadi kasar. — Ve yüzün pürüzlü olursa bana suç atma.
gulanya kasar
bahasa kasar
dia kasar padaku
sturdy and muscular
Độ gồ ghề: — Pürüzlük oranı:
Ông là một người cao lớn lực lưỡng, cổ gần như không có, nhưng lại có một bộ ria mép vĩ đại.
stormy · passionate, wild · dramatic
çekim: karşılaştırma по́-бу́рни · üstünlük на́й-бу́рни
köken: бу́ря (búrja, “storm”) + -ен (-en)
aile: бурена́к
Грапавост: — Pürüzlük oranı:
Slovakçačlenitý, drsný, hrboľatý, hrubý, neokrôchaný, nevraživý /ɦrubiː/
wide, thick (relatively great in extent from one surface to the opposite in its smallest dimension.) · wide, thick (measuring a certain number of units in this dimension.) · rough, harsh (not smooth)
çekim: karşılaştırma hrubší · üstünlük najhrubší
zıt: tenký, hladký, jemný, presný
köken: Etymology tree Proto-Slavic *grǫbъ Slovak hrubý Inherited from Proto-Slavic *grǫbъ.
aile: nahrubo, hrubosť
Drsnosť: — Pürüzlük oranı:
Litvancašiurkštus
axle (pin or spindle around which something, e.g. a wheel, rotates) · axis (a line with certain important properties)
çekim: çoğul asis · tamlayan asu
köken: From Proto-Balto-Slavic *aśís, from Proto-Indo-European *h₂eḱs-. Originally an i/n-stem, it became an i-stem in Baltic.
ratu ass
vagona ass
motocikla pakaļējā riteņa ass
Estoncakare, ligilähedane
Poolsaare lõunaosas muutuvad mäed kohati künklikuks tasandikuks. — Varzı'nın güneyinde arazi birdenbire çok pürüzlü dağlara dönüşür.
Etimoloji
pürüz + -lü
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Pürüzlük oranı:
Roughness:
Bu kağıt pürüzlü.
This paper is rough.
Zemin pürüzlüydü.
The floor is uneven.
Yol çok pürüzlü idi.
The road was very rough.
Bir kedinin dili pürüzlüdür.
The tongue of a cat feels rough.
Pürüzlü yüzeylerde böyle yaptı.
That's what she did on rough surfaces.
Nesnenin yüzeyi oldukça pürüzlü.
The surface of the object is fairly rough.
Ve yüzün pürüzlü olursa bana suç atma.
And don't blame me for your skin getting rough.
Zekası birçok pürüzlü kenarı düzeltti.
His wit smoothed many rough edges.
Tuhaf nesnenin yüzeyi oldukça pürüzlüdür.
The surface of the peculiar object is fairly rough.
Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.
Tom's face feels rough because he needs to shave.
Pürüzlü yüzeyler için de olsa, hayvanlar pençeler ekliyor.
For rough surfaces, though, animals add claws.
İlgili Sorular
Saçlarım zayıflıyor, mat ve pürüzlü hâle geliyor. Ayurvedik tavsiyelerle saç bakımını nasıl geliştirebilirim?
Bir 20,0 kg kütle, 4,00 m/s sabit hızla hareket ederken, kinetik sürtünme katsayısı 0,300 olan pürüzlü bir masada yatay olarak hangi büyüklükte bir kuvvet uygulanmalıdır? Kuvvet kaldırıldığında cisim ne zaman durur ve nerede durur?
Ağız içimde bir doku pürüzlülüğü var, bu konuda hangi doktor yardımcı olur?