meslektaş

noun
C2 seviye
TR → EN
"meslektaş" kelimesinin İngilizcesi: peer, colleague, co-worker, colleague, confrere. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpeernoun
Genelcolleaguenoun
Genelco-workernoun
Genelcolleague
Genelconfrere
Genelsocius
Genelcolleague
Genelcolleague
Görsel
ofis ortamında kadın yönetici resmi belge imzalarken erkek meslektaşı izliyor
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)meslektaşı
Çoğul (-ler)meslektaşlar
Tanım
•aynı meslekten olanlardan her biri
•Aynı meslekten olan kimse
Diğer Dillerde
inflection of adelig: · strong nominative/accusative plural · weak nominative all-gender singular
Dann müssen Sie Ihre Kollegen überzeugen. — Daha sonra meslektaşlarınızı.
Fransızcacollègue, confrère, confrèsœur, consœur, égal, égale /kɔ.lɛɡ/
colleague · friend
çekim: çoğul collègues
köken: From Latin collega.
Chers collègues, — Sevgili meslektaşlarım,
coeval (of the same age) · contemporaneous
eş: contemporáneo
köken: Borrowed from Latin coaetāneus.
No es compañero nuestro. — O meslektaşımız değil.
the same age; as old as · contemporary (of the same time period)
çekim: çoğul coetanei
eş: della stessa età, della stessa generazione, coevo
köken: From Late Latin coetāneus, coaetāneus, derived from Classical Latin aetās (“age”).
Non è un compagno. — O meslektaşımız değil.
Marco e Giovanni sono coetanei.
Rusçaколлега (dişil) /kɐˈlʲeɡə/
colleague (fellow member of a profession)
çekim: çoğul колле́ги · tamlayan колле́ги
eş: соратник, сослуживец, сотрудник
köken: Borrowed from Latin collega.
Он не коллега. — O meslektaşımız değil.
Arapçaتِرْب, زَمِيل, زَمِيلَة, شَرِيك, شَرِيكَة, قَرِين
زميلي الدكتور باول فينشين، — Meslektaşım Dr.
Farsçaهمتا /ham.ˈtaː/
peer, match, equal · counterpart
köken: From هم (ham) + تا (tâ).
employee · staff · colleague
çekim: çoğul əməkdaşlar · tamlayan əməkdaşın
köken: From əmək + -daş.
aile: əməkdaşlıq
Kazakçaәріптес
colleague
çekim: çoğul әріптестер · tamlayan әріптестің
köken: әріп (ärıp) + -тес (-tes).
aile: әріптестік
Özbekçehamkasb, hamkor, kasbdosh
coworker, colleague · partner
çekim: çoğul hamkorlar
köken: Borrowed from Classical Persian همکار (hamkār).
aile: hamkorlik
inflection of edel: · definite neuter singular attributive · plural attributive
çekim: çoğul edelen
Mijn collega, Dr. — Ameliyatı meslektaşım Dr.
De edele verdedigde de koning tegen zijn vijanden.
In de middeleeuwen hadden edelen veel land en invloed.
De edele vrouw werd gerespecteerd voor haar wijsheid en moed.
Portekizceespreitar /is.pɾejˈta(ʁ)/
to peek at; to peer (to observe while hidden) · to lurk (to move about in hiding) · to analyse; to examine (to inspect carefully or critically)
çekim: geçmiş espreitei · ortaç espreitado · şimdiki espreita
köken: From Old Galician-Portuguese espreitar, probably from Vulgar Latin *explicitāre, frequentative of explicāre.
Ele não é nosso colega. — O meslektaşımız değil.
Yunancaευγενής, συνάδελφος /ev.ʝeˈnis/
polite · noble, aristocratic
çekim: karşılaştırma ευγενέστερος · üstünlük ευγενέστερος
eş: αριστοκρατικός
köken: From Ancient Greek εὐγενής (eugenḗs).
Ο συνάδελφός μου, Dr. — Meslektaşım Dr.
Japoncaタメ, 同い年, 同僚, 同業者, 同輩, 華族 /o̞na̠ido̞ɕi/
being born in the same year, or someone born in the same year
köken: Alteration of 同じ年.
こんな手術を続けていました — Meslektaşım Dr.
Korece귀족, 동갑, 동년배, 동료, 동배, 동업자 /ˈkɥi(ː)d͡ʑo̞k̚/
noble; aristocrat
köken: Sino-Korean word from 貴族. Displaced native Middle Korean 어비〮ᄆᆞᆮ (Yale: èpímòt).
제 동료 폴 프렌턴 박사는 — Meslektaşım Dr.
workmate, someone with whom one works on a daily basis; coworker
çekim: çoğul arbetskamrater · tamlayan arbetskamrats
köken: From arbete (“work, job”) + -s- + kamrat (“friend, mate, comrade”).
Farrell och Marsden, 2008). — Milloy ve meslektaşları
chłopiec mający jeden rok
eş: równolatek, rówieśnik
To nie jest nasz towarzysz. — O meslektaşımız değil.
Ukraynacaколе́га, колежа́нка, одного́дка, одного́док, одно́літка, одно́літок
У нас є колега в Іспанії. — İspanya'da bir meslektaşımız var.
equivalent, parallel, comparable, equal, peer
çekim: çoğul समकक्षों
köken: Borrowed from Sanskrit समकक्ष (samakakṣa).
age-mate, peer (one who is the same age as another)
çekim: çoğul ikätoverit · tamlayan ikätoverin
köken: ikä (“age”) + toveri (“mate”)
Hän ei ole kollega. — O meslektaşımız değil.
He ovat ikätovereita.
to stare
çekim: geçmiş civěla · ortaç civěla · şimdiki civí
eş: zírat, čumět, vejrat
köken: Compare Slovak civieť.
Můj přítel a kolega — Bir arkadaşım, bir meslektaşım,
Rumencecoleg, colegă (eril) /koˈleɡ/
colleague (a fellow participant in work or school)
çekim: çoğul colegi · tamlayan colegului
köken: Borrowed from French collègue.
Colegul meu, Dr. — Meslektaşım Dr.
Colegul meu a găsit rezolvarea la problema noastră cu calculatorul.
Macarcaegyenrangú, kartárs, kémlel, kolléga, kortárs, munkatárs /ˈɛɟːɛnrɒŋɡuː/
equal
köken: egyen- + rangú
aile: egyenrangúság, egyenrangúsít
Kollégám, Dr. — Meslektaşım Dr.
İbraniceעָמִית, עמיתה, קולגה, רֵעַ
הקולגה שלי דר. פול פנטון, — Meslektaşım Dr.
Latincecollēga
of (roughly) the same age, peer
köken: jævn + aldrende
Har vi fået endnu en kollega? — Bir meslektaşımız daha mı?
Norveççejevnaldrende, kikke, medarbeider
Disse idéene har han og hans gruppe med studenter og ansatte utviklet videre i mer enn 30 år. — O ve diğer meslektaşlarının bu tekniği geliştirmeleri senelerce sürdü.
Endonezcerekan kerja, sebaya, sejawat /səˈbaja/
the same age · balance · parallel
çekim: çoğul sebaya-sebaya
köken: Affixed baya + se-.
Rekan saya, Dr. — Meslektaşım Dr.
Etimoloji
meslek + -daş
Örnek Cümleler
O benim meslektaşım.
He is my colleague.
Tom benim meslektaşım.
Tom is my colleague.
Tom yeni meslektaşımız.
Tom is our new colleague.
Sevgili meslektaşlarım,
Dear colleagues,
O bir meslektaşa güvendi.
She trusted a co-worker.
Ben Tom'un meslektaşıyım.
I'm a colleague of Tom's.
Meslektaşımızın annesi öldü.
Our colleague's mother has died.
Daha sonra meslektaşlarınızı.
Then you have to convince your colleagues.
Mary bir meslektaşı ile uyudu.
Mary slept with a coworker.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.
My husband is... an encoffiner.
Bir arkadaşım, bir meslektaşım,
A friend of mine, a colleague of mine,
Ben senin babanın meslektaşıyım.
I'm your father's colleague.
meslektaş ile daha fazla örnek cümle →