kıvılcım

/kɯ.vɯɫˈd͡ʒɯm/
noun
C2 seviye
TR → EN
"kıvılcım" kelimesinin İngilizcesi: spark, fire, scintilla, spark, sparkle. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsparknoun
Genelfire
Genelscintilla
Genelspark
Genelsparkle
Genelspark
Genelspark

Görsel

Kızıl kıvılcım patlaması - dinamik ateş fotoğrafıAteşli kamp ateşi gecesi kıvılcım patlamasıKamp ateşi yanarken odun kıvılcım ve alevGece Fotoğrafçılığında Kıvılcım Fırtınası ve Renkli Işık Patlaması

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kıvılcımı
Yönelme (-e)kıvılcıma
Bulunma (-de)kıvılcımda
Çıkma (-den)kıvılcımdan
Tamlayan (-in)kıvılcımın
Çoğul (-ler)kıvılcımlar

Tanım

•(mecaz) harekete geçiren etken
•demir ve taş gibi maddelerin güçlü çarpışmasında sıçrayan ateş durumundaki küçük parça
•Güneş yüzeyinde görülen kesikli ışımalara verilen ad
•Hem erkek adı hem de kız adı. erkek veya kız ad
•yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, kıvıl
•Güneş yüzeyinde görülen kesikli ışıma
•Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
•Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları

Diğer Dillerde

Almancaabfeuern, auslösen, Brand, brennen, Feia, Feuer /ˈʔapfɔɪ̯ɐn/
to fire off, to fire (a weapon)
çekim: geçmiş feuerte ab · ortaç abgefeuert · şimdiki feuert ab · ulaç abfeuernd
köken: ab- + feuern
aile: Abfeuerung
Funkeln bei Fallen — Kıvılcım yağmuru
to lay off, dismiss
çekim: geçmiş congédié · ortaç congédié · şimdiki congédie · ulaç congédiant
eş: chasser, dégager, lourder, mettre à la porte, virer, chasser
köken: Alteration of Old French congeer, congier, under influence from Italian congedo.
Cascade d' étincelles — Kıvılcım yağmuru
Et elle me congédia avec la majesté bienveillante et naturelle d’une reine.
— Comme vous l'avez congédié! dit-elle en riant.
spark (burst of electric discharge)
çekim: çoğul centellas
köken: Inherited from Latin scintilla.
aile: centellear, rayos y centellas
Caída centelleante — Kıvılcım yağmuru
heat · ardour, passion, fire · fervour, eagerness, glow
çekim: çoğul ardori
eş: calore, calorosità, eccitazione, ebbrezza, veemenza, slancio
köken: Borrowed from Latin ardōrem.
Cascata brillante — Kıvılcım yağmuru
Rusçaискра (dişil) /ˈiskrə/
spark, sparkle · spangle
çekim: çoğul и́скры · tamlayan и́скры
eş: отблеск, проблеск, крапинка, признак, зачаток
köken: Inherited from Proto-Slavic *jьskra.
aile: искрогаси́тель, искромётный
Искрящиеся фонтаны — Kıvılcım yağmuru
Arapçaحريجة, حريق, حَرِيق, حريقة, شَرَارَة, طَرَدَ (eril) /ħa.riːq/
burnt
çekim: çoğul حَرَائِق · tamlayan حَرِيقٍ
تساقط متلألئ — Kıvılcım yağmuru
أُصِيبَ سَبْعَةُ عُمَّالٍ عَلَى ٱلْأَقَلِّ فِي ٱلْحَرِيقِ
Farsçaآتَش, آتَشْسوزی, آذَر, ابیز, اخگر, اسپیرک /ʔa.ˈbeːz/
spark
Azericeatǝş, atəş, çıxarmaq, işdən çıxarmaq, od, qığılcım
fire · flame · ardour, zeal, blaze
çekim: çoğul atəşlər · tamlayan atəşin
köken: Borrowed from Classical Persian آتش (ātaš).
aile: atəşkəs, atəşə tutmaq, atəş açmaq
sevgi atəşi
atəş altında olmaq
ölümcül atəş
Kazakçaот, өрт, ұшқын /wot/
fire · hearth · ardour, passion
köken: From Proto-Turkic *ōt (“fire”).
Özbekçeoʻt, oʻt tushish, otash, uchqun, yongʻin /ot/
fire
çekim: çoğul oʻtlar
köken: Inherited from Chagatai اوت (ōt, “fire”), from Proto-Turkic *ōt (“fire”). Cognate with Turkish and Azerbaijani od, Turkmen ōt, and Kazakh от (ot).
Tatarcaкыпкын, очкын, ут, ялкын, янгын
spark
köken: Cognate to Bashkir осҡон (osqon), etc.
to go off · to go down · to lose face
çekim: geçmiş gingen af · ortaç afgegaan · şimdiki gaat af · ulaç afgaand
köken: From Middle Dutch afgaen. Equivalent to af + gaan.
Sprankelende waterval — Kıvılcım yağmuru
to throw · to fire (shoot a gun)
çekim: geçmiş atirei · ortaç atirado · şimdiki atira
köken: From a- + tiro + -ar.
aile: atirador, atirado
Chuva brilhante — Kıvılcım yağmuru
to release, give freedom to · to dismiss, lay off, discharge; (informal) fire, sack · to discharge, demobilise; (informal) demob
çekim: geçmiş απέλυσα · ortaç έχοντας απολύσει · şimdiki απολύει · ulaç απολύοντας
köken: From Ancient Greek ἀπολύω (apolúō). Morphologically, from απο- (apo-) + λύω (lýo).
Σπινθηροβόλα πτώση — Kıvılcım yağmuru
Japoncaストーブ, スパーク, 囲炉裏, 撃つ, 暖房機, 暖炉 /sɨ̥to̞ːbɯ̟/
heater; stove · camp stove
köken: Borrowed from English stove.
スパークリングフォール — Kıvılcım yağmuru
Çinceхуә, 取暖器, 射擊 /射击, 火災 /火灾, 發射 /发射, 解雇 /t͡ɕʰy²¹⁴⁻³⁵ nu̯än²¹⁴⁻²¹ t͡ɕʰi⁵¹/
heater
谢冰莹,作家。 — Gönül Kıvılcım, yazar.
煤油取暖器
Korece발사(發射)하다, 발포(發砲)하다, 불꽃, 스파크, 큰불, 해고(解雇)하다 /puɭk͈o̞t̚/
a flame, flare · a spark · fireworks; a firecracker
köken: 불 (bul, “fire”) + 꽃 (kkot, “flower”). Compare Japanese 火花 (hibana, “spark”, literally “fiery flower”) and 花火 (hanabi, “fireworks”, literally “flowery fire”).
aile: 불꽃놀이, 불꽃 튀는
떨어지는 번개 — Kıvılcım yağmuru
불꽃이 확 피어올랐다
불꽃을 쏘아올리다
to fire (a gun, a bullet, a piece of fireworks, a rocket, etc.) · to discharge · to launch (a torpedo, etc.)
çekim: geçmiş avfyrade · ortaç avfyrad · ulaç avfyrande
köken: av + fyra
Skimmrande fall — Kıvılcım yağmuru
avfyra en pistol
avfyra tio skott
avfyra en fyrverkeripjäs
to beat (to strike or hit multiple times to cause pain) · to beat (to strike, e.g. a surface multiple times) · to beat (to whip eggs or cream quickly and repeatedly and turn them into a stiff mass using a special tool)
çekim: geçmiş bito · şimdiki bije
eş: uderzać, tłuc, reg. śl. ciulać, tykać, machać, emitować
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰeyh₂- Proto-Balto-Slavic *bī́ˀtei Proto-Slavic *bìti Old Polish bić Polish bić Inherited from Old Polish bić.
aile: biobójczy, bitny, bity, i do bitki, i do wypitki, nie w ciemię bity, z bijącym sercem, niech kule biją kogoś, bicie, bijatyka, bijnik
Błyszczący wodospad — Kıvılcım yağmuru
bić kijem
bić po twarzy/w twarz
bić w bęben
Ukraynacaва́тра, вого́нь, звільни́ти, звільня́ти, і́скра, піч /pʲit͡ʃ/
oven
çekim: çoğul пе́чі · tamlayan пе́чі
köken: From Middle Ukrainian пѣчъ (pič), from Old East Slavic печь (pečĭ), from Proto-Slavic *peťь, from Proto-Balto-Slavic *pektís, from Proto-Indo-European *pékʷtis, from *pekʷ-.
aile: мікрохвильова́ піч
Іскристі фонтани — Kıvılcım yağmuru
Hintçeअगन, अगनी, अग्नि, आग, आगि, आतिश (eril) /əɡ.niː/
Agni · Agni (missile)
çekim: çoğul अग्नियाँ
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁engʷ- Proto-Indo-European *h₁n̥gʷnís Proto-Indo-Iranian *Hagníš Proto-Indo-Aryan *Hagníṣ Sanskrit अग्नि (agní)lbor. Hindi अग्नि Learned borrowing from Sanskrit अग्नि (agní). Doublet of आग (āg). First attested as Old Hindi अग्नि (agni).
to activate, to enable (to put something into action)
çekim: geçmiş aktivoinut · şimdiki aktivoi · ulaç aktivoiva
köken: From Latin activus + -oida.
aile: aktivoiminen, aktivointi, aktivoitua, inaktivoida
Kipinöivä putous — Kıvılcım yağmuru
Çekçehoření, jiskra, kamna, oheň, palba, požár (nötr) /ˈɦor̝ɛɲiː/
verbal noun of hořet · burning
çekim: çoğul hořením
eş: spalování, kombusce
köken: From hořet + -ní.
Jiskřící vodopád — Kıvılcım yağmuru
fire, blaze
çekim: çoğul focuri · tamlayan focului
köken: Inherited from Latin focus. Compare Aromanian foc.
aile: foc de frumos, da foc, focos, înfoca, înfocat
Fiorul Nu-mi presimți? — Kıvılcım çıkarmaz.
Macarcaelsüt, kályha, kiéget, kirúg, szikra, tűz /ˈkaːjhɒ/
stove, heater · starting point, square one, beginning
çekim: çoğul kályhák
köken: Borrowed from German Kachel.
aile: kályhai, kályhájú, kályhás, cserépkályha, gázkályha, kályhacsempe, kályhacső, kályhaellenző, kályhalyuk, vaskályha
Szikrázó lehullás — Kıvılcım yağmuru
Kezdjük a kályhától.
Vissza a kályhához.
İbraniceאֵשׁ, גֵּץ, הדליק, זִיק, ירה, מְדוּרָה
To light, light up, ignite (a fire, lamp, or the like). · To fire, to heat (pottery or the like).
çekim: geçmiş הִדְלַקְתָּ
אביב מנצנץ — Kıvılcım yağmuru
Latinceflamma, focus, ignis, incendium /ˈfɫam.ma/
flame, fire · a fire or flame (of love or passion), love, passion, desire, heat, fury
çekim: çoğul flammae · tamlayan flammae
köken: From Proto-Italic *flagmā, from Proto-Indo-European *bʰl̥-g-mh₂, from Proto-Indo-European *bʰl̥g- (“to shimmer, gleam, shine”). Compare flagrō (“to blaze”) and fulgō (“to flash, shine”) from the same root, as well as Ancient Greek φλογμός (phlogmós, “flame”).
Urbi ferrō flammāque minitatus est.
“‘ […] animumque explēsse iuvābit
Dancaaffyre, afskedige, aftrækker, antænde, bål, beskydning
to fire; sack
çekim: geçmiş afskedigede · ortaç afskediget · ulaç afskedigende
zıt: ansætte
aile: afskedigelse
Strålende efterår — Kıvılcım yağmuru

Örnek Cümleler

Kıvılcım yağmuru
Sparkling fall
Kıvılcım Aralığı
A spark gap
Kıvılcım Görünürlüğü
Spark visibility
Kıvılcım aralığı tübü
Spark gap tube
Kıvılcım aralığı diptedir.
The spark gap is at the bottom.
Kıvılcımlar her yerde uçuyordu.
Sparks were flying everywhere.
O, saray gibi kıvılcımlar atar.
It will throw out sparks as logs of wood
Kıvılcım (şarkıcı) Kıvılcım Kaya
The Sword of Raging Fire.
And olsun kıvılcımlar saçanlara;
Then those striking sparks of fire,
Bence kıvılcım içten çakılmalı."
I think the spark has to be lit from the inside."
Birbirine sürtünce kıvılcım çakar.
When both are ready, it rains.
O, kütük gibi kıvılcım(lar) saçar.
It will throw out sparks as logs of wood
kıvılcım ile daha fazla örnek cümle →