failure, loss, breakdown · outage · deficiency
çekim: çoğul Ausfälle · tamlayan Ausfalls
köken: aus- + Fall
🔊 Aber eben auch Ihr Versagen. — Ama başarısızlıklarını da.
fiasco, flop · paunch, belly · Something fake
çekim: çoğul bides
eş: flop, four
köken: From bidon.
aile: faire un bide
🔊 N'ayez pas peur d'échouer — Başarısızlıktan korkma
breakdown (a failure, particularly mechanical; something that has failed)
çekim: çoğul averías
eş: averío
köken: Borrowed from Catalan avaria (“breakdown, damage”), from Arabic عَوَارِيَّة (ʕawāriyya, “damage in transit”).
aile: averiar
🔊 Lo sé. No sabe fracasar. — Başarısızlık nedir bilmez o.
damage · breakdown, failure (mechanical)
çekim: çoğul avarie
eş: danno, guasto, deteriorato, danneggiamento, rottura, panne
köken: Possibly borrowed from Arabic عَوَارِيَّة (ʕawāriyya, “damaged goods”), from عَوَار (ʕawār, “fault, blemish, defect, flaw”); or possibly from avére + -ìa.
🔊 Ma anche del loro fallimento. — Ama başarısızlıklarını da.
🔊 in avaria
Rusça 🔊 неудача, отсутствие успеха
🔊 Но и их неудачи тоже в их руках. — Ama başarısızlıklarını da.
Arapça 🔊 إِخْفَاق , عُطْل , فَشَل , قُصُور
🔊 المنقول عن " كونيل ويست " .. " نعم انه فشل .. — "Bu tabi ki bir başarısızlık.
failure, setback
çekim: çoğul сәтсіздіктер · tamlayan сәтсіздіктің
zıt: жетістік
köken: сәтсіз (sätsız) + -дік (-dık).
to go off · to go down · to lose face
çekim: geçmiş gingen af · ortaç afgegaan · şimdiki gaat af · ulaç afgaand
köken: From Middle Dutch afgaen. Equivalent to af + gaan.
🔊 Hij weet niet wat falen is. — Başarısızlık nedir bilmez o.
bankruptcy (inability to pay creditors)
çekim: çoğul falências
eş: bancarrota
köken: From Latin fallentia, plural of fallēns, from fallō (“to deceive”). By surface analysis, falir + -ência.
🔊 Mas também pelo seu fracasso. — Ama başarısızlıklarını da.
insufficiency, inadequacy, scarcity (quality of not enough being available) · deficiency, failure (lack of ability or function) · incompetency, incompetence (inability to do something well)
çekim: tamlayan ανεπάρκειας
eş: ανικανότητα, αναρμοδιότητα
zıt: επάρκεια, ικανότητα, αρμοδιότητα
köken: From αν- (an-, α- privative) + επάρκεια (epárkeia, “sufficiency, adequacy”); calque of English insufficiency. First attested 1863.
🔊 Αλλά τους ανήκει επίσης και η αποτυχία τους. — Ama başarısızlıklarını da.
🔊 Λόγω της ανεπάρκειας του φαγητού, πόλοι πέθαναν στον λιμό.
🔊 διανοητική ανεπάρκεια
🔊 νεφρική ανεπάρκεια
failure, miscarriage · mistake, fault, error
çekim: geçmiş 失敗した
zıt: 成功
🔊 でも、なんてみごとな失敗だろうか?」 — "Bu tabi ki bir başarısızlık.
failure
zıt: 성공
köken: Sino-Korean word from 失敗.
aile: 실패하다
🔊 첫 번째로, 유명한 실패 이야기는 — Birinci, meşhur başarısızlık.
a flop (failure)
çekim: çoğul floppar · tamlayan flopps
köken: Borrowed from English flop.
🔊 -än någon annanstans. — Ama başarısızlıklarını da.
breakdown, failure (mechanical)
çekim: çoğul awarie · tamlayan awarii
eş: zniszczenie, uszkodzenie, zepsucie, szkoda, usterka, wypadek
köken: Borrowed from Italian avaria, from Arabic عَوَارِيَّة (ʕawāriyya, “damaged goods”), from عَوَار (ʕawār, “fault, blemish, defect, flaw”).
aile: awaryjny, bezawaryjny, awaryjnie, bezawaryjnie, awaryjność, bezawaryjność
🔊 On nigdy nie zawodzi. — Başarısızlık nedir bilmez o.
Ukraynaca 🔊 збій , невда́ча , пошко́дження /zʲbʲii̯/ failure, fault, glitch, malfunction · trampled soil
çekim: çoğul збо́ї · tamlayan збо́ю
köken: Deverbal from зби́ти (zbýty). Compare Russian сбой (sboj).
🔊 Корнел Вест каже: "Звичайно, це провал. — "Bu tabi ki bir başarısızlık.
failure
çekim: çoğul असफलताएँ
zıt: सफलता
köken: From असफल (asphal, “unsuccessful”) + -ता (-tā, “-ness”).
One who fails; loser.
çekim: çoğul epäonnistujat · tamlayan epäonnistujan
köken: epä- + onnistuja
🔊 Mutta myös epäonnistumisensa. — Ama başarısızlıklarını da.
failure
çekim: çoğul neúspěchy · tamlayan neúspěchu
eş: nezdar, selhání, fiasko
zıt: úspěch
köken: From ne- + úspěch.
🔊 Ale stejně tak jim patří jejich prohry. — Ama başarısızlıklarını da.
failure
çekim: çoğul eșecuri · tamlayan eșecului
köken: Borrowed from French échec.
🔊 Dar şi ai eşecului. — Ama başarısızlıklarını da.
Macarca 🔊 bukás , csődtömeg , elakadás , felsülés , fiaskó , kudarc /ˈbukaːʃ/ fall
çekim: çoğul bukások
köken: From bukik + -ás (noun-forming suffix).
🔊 De a kudarcuk is a sajátjuk. — Ama başarısızlıklarını da.
İbranice 🔊 כישלון \ כִּשָּׁלוֹן
🔊 קורנל ווסט אומר, "מובן שזהו כישלון. — "Bu tabi ki bir başarısızlık.
Latince 🔊 dēfectiō , dēliquium
to fall · to drop, to descend
çekim: geçmiş faldt · ortaç faldet · ulaç faldende
köken: From Old Danish fallæ, from Old Norse falla, from Proto-Germanic *fallaną. Cognate with English fall, Swedish falla, German fallen.
aile: fald, falde for, falde i god jord, falde i staver, falde i svime, falde i søvn, falde ned, falde om, falde sammen, falde ud
🔊 Men de er også selv skyld i deres fiasko. — Ama başarısızlıklarını da.
Norveççe 🔊 misære , svikt
🔊 Opprøret mislykkes. — Ayaklanma başarısızlıkla sonuçlanır.
fuck it! (expression of anger, contempt, etc.)
köken: From Malay bedebah, from Persian بدبخت (badbaxt).
🔊 Demikian juga dengan kegalalan. — Ama başarısızlıklarını da.
to fail; to be unsuccessful · to be defeated
köken: Sino-Vietnamese word from 失敗.
🔊 Nhưng họ cũng sở hữu thất bại của riêng mình. — Ama başarısızlıklarını da.
Bulgarca 🔊 несполу́ка , повре́да , провал , просвам се
🔊 Но също така и собствения си неуспех. — Ama başarısızlıklarını da.
Slovakça 🔊 krach , neúspech
🔊 Ale tiež aj zlyhanie. — Ama başarısızlıklarını da.