Ana içeriğe geç
Sözlük

başarısızlık ile cümle

başarısızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün çabamız başarısızlıkla sona erdi.All our effort ended in failure.
Yönetici başarısızlık için kendini suçladı.The manager blamed himself for the failure.
Bir başarısızlık olmak şöyle dursun o büyük bir başarıydı.Far from being a failure, it was a great success.
Politikanın bir başarısızlık olduğuna karar vermeliyiz.We have to conclude that the policy is a failure.
O deney bir başarısızlıktı.That experiment was a failure.
Deney çok kötü bir başarısızlıkla sonuçlandı.The experiment resulted in a miserable failure.
Başarısızlık onun tembelliğinden kaynaklanıyor.The failure is due to his idleness.
Başarısızlık onun dikkatsizliğinden kaynaklanıyor.The failure is due to his carelessness.
Başarısızlık için suçlanacak olan sensin.It is you who are to blame for the failure.
Başarısızlık onun canını sıktı.The failure depressed him.
O plan başarısızlıkla sonuçlandı.That plan resulted with failure.
Girişim başarısızlıkla sona erdi.The attempt ended in failure.
Bu başarısızlıktan sorumluyum.I am responsible for this failure.
Bu başarısızlık sizin hatanız yüzünden.This failure is due to your mistake.
Bu deneme başarısızlıkla sonuçlandı.This attempt resulted in failure.
Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.But for your steady support, my mission would have resulted in failure.
Başarısızlık nedenin yeterince gayret etmemendir.The reason for your failure is that you did not try hard enough.
Görüşme başarısızlıkla sonuçlandı.The negotiation ended in failure.
Bizim çaba başarısızlıkla sona erdi.Our effort ended in failure.
Başarısızlık için diğerlerini değil kendini suçlamalısın.You ought to blame yourself, not the others, for the failure.
Proje, kısaca, bir başarısızlıktı.The project, in short, was a failure.
Başarı ya da başarısızlık ikisi de benim için aynıdır.Success or failure is all the same to me.
Herkes deneyin başarısızlıkla sonuçlanacağını bekliyordu.Everybody expected that the experiment would result in failure.
Ben onun, başarısızlık şokunu atlatmasını bekliyorum.I expect him to get over the shock of his failure.
Onun girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.His attempt ended in failure.
Onun projesi başarısızlıkla sona erdi.His project ended in failure.
Onun hayatı uzun bir başarısızlıklar dizisiydi.His life was a long series of failures.
O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı.He tried to kill himself but it ended in failure.
Başarısızlık korkusuna sıkı çalıştı.He worked hard lest he should fail.
Başarısızlık için erkek kardeşini suçladı.He blamed the failure on his brother.
Onların planı başarısızlıkla sonuçlandı.Their plan resulted in failure.
Onlar başarısızlık için George'u suçladılar.They blamed George for the failure.
Başarısızlıklarını çoğunlukla kötü şansa bağlıyor.He often attributes his failures to bad luck.
Deney başarısızlıkla sonuçlandı.The experiment ended in failure.
Barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı.The peace talks ended in failure.
İstihdam politikası bir başarısızlıktır.The employment policy is a failure.
Dünyanın büyük başarılarından her biri ilkin bir başarısızlıktı.Each one of the world's great successes was a failure first.
Bu sadece küçük bir başarısızlık.It's only a minor setback.
İhracaat vergilerini düşürme müzakerelerimiz büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı..Our negotiations to lower export taxes suffered a big setback.
Başarısızlık için suçlanması gereken kişi Tom'dur.Tom is the one who should be blamed for the failure.
Tom başarısızlıktan dolayı okuldan atılmamayı umuyor.Tom hopes he doesn't flunk out of school.
Başarısızlık için Tom sadece kendisini suçladı.Tom had only himself to blame for the failure.
Tom başarısızlık için Mary'yi suçladı.Tom blamed the failure on Mary.
Başarısızlık başarının anasıdır.Failure is the mother of success.
Bu ciddi bir başarısızlık.This is a serious setback.
Ben başarısızlıktan dolayı okulu bıraktım.I flunked out of school.
En dikkatli şekilde yapılmış planlar bile sık sık başarısızlıkla sonuçlanır.Even the most carefully made plans frequently result in failure.
İş bir başarısızlıktı.The business was a failure.
Tüm başarısızlıklarının üstesinden geldiğini iddia ediyor.He claims that he's gotten over all his failures.
Sen bir başarısızlıksın.You're a failure.
Başarısızlık bir seçenek değildir.Failure is not an option.
Deney bir başarısızlıktı.The experiment was a failure.
Adamın sigarayı bırakmak için yaptığı üçüncü deneme başarısızlıkla son buldu.The man's third attempt to stop smoking ended in failure.
Yorumcular "Bu korkunç bir başarısızlıktı!" diye bağırdılar."That was a terrible miss!" cried the commentators.
Bu başarısızlık senin yüzünden oldu.This failure occurred because of you.
Tom başarısızlık olasılığından korkuyordu.Tom was afraid of the prospect of failure.
Başarısızlık başarı getirir.Failure teaches success.
Başarısızlık başarıyı öğretir.Failure teaches success.
İnsanoğlu çoğunlukla kendi hatalarına ve başarısızlıklarına karşı iç görüden yoksundur.Human beings often lack insight into their own faults and failings.
Çeviri başarısızlık sanatıdır.Translation is the art of failure.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod