çiğ
/t͡ʃiː/
adj
C1 seviye
TR → EN
"çiğ" kelimesinin İngilizcesi: uncooked, raw, avalanche, unbaked, green. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneluncookedadj
Genelrawadj
Genelavalanchenoun
Genelunbaked
Genelgreen
Genelrare
Genelraw
Genelalluvion
Genelraw
Genelavalanche
Geneldew
Genelavalanche
Geneldew
Genelraw
Genelavalanche
Genelraw
Geneldew
Geneldew
Genelraw
Genelavalanche
Genelraw
Genelavalanche
Geneldew
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)çığı
Yönelme (-e)çığa
Bulunma (-de)çığda
Çıkma (-den)çığdan
Tamlayan (-in)çığın
Çoğul (-ler)çığlar
Tanım
•Adıyaman ili Merkez ilçesine bağlı Sarıkaya köyünün eski adı.
•Bir soyadı. Kar, kar topu
•Bir soyadı. Su, kırağı
•bölme veya paravana
•dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi
•gözü rahatsız eden, göze batan (renk, ışık)
•pişmemiş veya az pişmiş
•yaşının gerektirdiği görgüye ve olgunluğa erişmiş olmayan (kimse)
Atasözü & Deyim
“Miri malı balık kılçığıdır, yutulmaz (balık kılçığı gibi boğazda kalır)”
Diğer Dillerde
Almancalawine (dişil) /laˈviːnə/
avalanche
çekim: çoğul Lawinen · tamlayan Lawinen
eş: Erdrutsch
köken: From Alemannic German Lauwin, from Middle High German lowin, *lawene (compare Bavarian Laun, Lan), from Old High German lowin, lewina, from Late Latin labina, from Latin lābī (“to glide”).
aile: Blechlawine, Gerölllawine, Lawinengalerie, Lawinenrucksack
1 (Album). — 1 (albüm kitapçığı).
Fransızcableu, nouveau, peu commun, peu expérimenté, rare, saignant /blø/
blue · very rare, underdone
çekim: çoğul bleus
eş: azur
köken: Inherited from Middle French bleu, from Old French blöe, bleve, blef, bleu (“blue”), from Late Latin blāvus, from Frankish *blāu (“blue”), from Proto-Germanic *blēwaz (“blue”), from Proto-Indo-European *bʰléh₁-, *bʰlh₁-, *bʰleh₁- (“yellow, grey, blue”), from Proto-Indo-European *bʰel- (“to shine”). Cognate with Old High German blāo (“blue”) (German blau), Dutch blauw (“blue”), Old English blāw…
Le secret est révélé. — Sır açığa çıktı.
Le ciel est bleu.
İspanyolcacrudo, insólito, jugoso, muy incomún, poco hecho, ralo /ˈkɾudo/
raw (uncooked) · undercooked, rare, underdone · crude (being in a natural state)
çekim: çoğul crudos
eş: indigesto, beige, beis, castaño, ocre, verde
köken: Inherited from Old Spanish crudo, borrowed from Latin crūdus (compare French cru, Italian crudo). Compare the inherited Old Spanish cruo.
aile: en crudo, jamón crudo, llevarlo crudo
Ordenaba, hablaba. — Çığırmak, çağırmak.
İtalyancaal sangue, verdastro, verde di invidia
rare (cooked very lightly)
Non ho mai urlato. — Ben çığlık atmadım.
Rusçaлавина; снежный обвал, неуместный, неподобающий; неприличный, сырой, недоваренный
неуместный, неподобающий; неприличный
Я закричу. — Çığlık atacağım.
Arapçaأَخْضَر, خُضْر, خَضْرَاء, نَادِر
لم أصرخ لأجل المساعدة — Ben çığlık atmadım.
blue · stingy · unripe
çekim: karşılaştırma daha göy · üstünlük ən göy
köken: From Proto-Turkic *kȫk (“blue, green”).
aile: göyərti, göyərmək, göygöz, göygözlü
thunder, lightning
çekim: çoğul жасылдар · tamlayan жасылдың
köken: From Proto-Turkic *yāĺïl (“green”). Cognate with Azerbaijani yaşıl, Bashkir йәшел (yəşel), Tatar яшел (yäşel), Kyrgyz жашыл (jaşıl), Uzbek yashil, Uyghur йешил (yëshil), Southern Altai јажыл (ǰažïl), Turkish yeşil, Turkmen ýaşyl, Gagauz eşil, Chuvash ешӗл (eš̬ĕl), etc.
aile: жап-жасыл
Özbekçesabz, yashil
green
çekim: karşılaştırma yashilroq · üstünlük eng yashil
köken: Inherited from Chagatai یاشیل (yaşil), from Karakhanid یَشِلْ (yašïl), from Proto-Turkic *yāĺïl.
Tatarcaяшел
green (color)
köken: From Proto-Turkic *yāĺïl (“green”). Cognate with Old Uyghur [script needed] (jašɨl, “green”); Bashkir йәшел (yəşel), Kazakh жасыл (jasyl), Kyrgyz жашыл (jaşıl), Uzbek yashil, Uyghur йешил (yëshil), Southern Altai јажыл (ǰažïl), Turkish yeşil, Turkmen ýaşyl, Gagauz eşil, Azerbaijani yaşıl, Northern Altai чажыл (čažïl), Shor чажыл (čažïl), Chuvash ешӗл (eš̬ĕl, “green”).
aile: яшелләндерергә, яшелләнергә, яшеллек, яшелчә
Felemenkçelawine, onvolwassen, rauw, ongaar, halfgaar, halfbakken (dişil) /ˌlaːˈʋi.nə/
avalanche, landslide
çekim: çoğul lawines
köken: From German Lawine, from Alemannic German Lauwin, from Middle High German lowin, from Old High German lowin, from Late Latin labina, derived from Latin lābī.
aile: lawinegebied, lawinegevaar, modderlawine, puinlawine, rotslawine, sneeuwlawine, steenlawine, zandlawine
Spondee, versvoet. — Künçığış, Könsığış.
Portekizceesverdear, mal passado, rarefeito, verde de inveja /iz.veʁ.deˈa(ʁ)/
to green (to make (something) green)
çekim: geçmiş esverdeei · ortaç esverdeado · şimdiki esverdeia
"Anna! — Annenin çığlıkları.
Yunancaπρασινίζω, πράσινο, πράσινος, σπάνιος /pɾa.siˈni.zo/
to become green, to go green, to turn green · to make green, to turn green, to green · to green (to add green spaces to)
çekim: geçmiş πρασίνισα · ortaç έχοντας πρασινίσει · şimdiki πρασινίζει · ulaç πρασινίζοντας
köken: Learned borrowing from Koine Greek πρασινίζω (prasinízō, “to be greenish”). By surface analysis, πράσιν(ος) (prásin(os)) + -ίζω (-ízo).
Από τους επιθετικούς ήχους. — Ve korkunç çığlıklar.
πρασινίζω από τη ζήλια μου
green · putting green · being green, environmentally friendly
ランガーチャリは説明する。 — TLS logjam açığı giderir.
green (color)
eş: 초록색, 연두
köken: Sino-Korean word from 綠色, from 綠 (“green”) + 色 (“color”)
"휘리릭~" 하면서 눈사태가 나고 — Bilirsiniz, bir çığ gelip
bloody · rare
çekim: karşılaştırma blodigare · üstünlük blodigast
köken: From Old Swedish blōdhogher, blōdhugher, from Old Norse blóðigr, blóðugr. By surface analysis, blod + -ig.
aile: blodighet, blåblodig, fullblodig, hetblodig, kallblodig, oblodig, varmblodig
Hittade vid plöjning i åker. — Çığlık Geçidi'nde kayboldu.
Lehçekrwisty, rzadki, zieleń, zielenić, zielony /ˈkrfis.tɘ/
rare (lightly cooked) · blood-red · bloodlike
çekim: karşılaştırma bardziej krwisty · üstünlük najbardziej krwisty
eş: krwawy, czerwony, rumiany, czerwony, krwawy, energiczny
köken: Etymology tree Proto-Balto-Slavic *krū́ˀs Proto-Slavic *kry̑ Old Polish krew Polish krew Polish -isty Polish krwisty From krew + -isty.
1 Album (ang.). — 1 (albüm kitapçığı).
Ukraynacaзеле́ний, зелени́ти, рідки́й, рі́дкісний, сири́й
Ми все ще працюємо. — Biz hâlâ açığız.
difficult to find or to obtain, difficult to attain, or to accomplish · rare, choice, excellent, precious, beloved
köken: Borrowed from Sanskrit दुर्लभ (durlabha). By surface analysis, दुर्- (dur-) + लभ (labh). Related to दुल्हन (dulhan, “bride”).
aile: दुर्लभता
Fincehapan, hapokas, harva, harvinainen, kalpea, kokematon /ˈhɑpɑn/
sour, acid in taste · sour, peevish, irritable, grumpy, fretful, ill-tempered · acidic, acid
çekim: karşılaştırma happamampi · üstünlük happamin
köken: From Proto-Finnic *hap'oin (compare Estonian hapu), from Proto-Finno-Permic *šappa (compare Erzya чапамо (čapamo), Moksha шапама (šapama), Eastern Mari шопо (šopo)). The declension has been levelled to a plain m-stem with two variants happama- and happame- (see usage notes below for original dialectal distribution).
aile: hapahko, hapoinen, happamahko, happamaton, happamasti, happamesti, happamuus, happo, hapantua, hapata
Väännä ja huuda. — Çığırışmak, bağrışmak.
hapan mehu
bloody · gory · rare
çekim: karşılaştırma krvavější · üstünlük nejkrvavější
köken: Inherited from Old Czech krvavý, from Proto-Slavic *krъvavъ, from *kry.
Potom se ozvaly výkřiky. — Ve korkunç çığlıklar.
Rumenceîn sânge, rarefiat
rarefied
köken: Past participle of rarefia.
la strigătele mamei. — Annenin çığlıkları.
Macarcaéretlen, környezetkímélő, ritka, sápadt, tapasztalatlan, természetbarát /ˈkørɲɛzɛtkiːmeːløː/
environmentally friendly, eco-friendly
çekim: karşılaştırma környezetkímélőbb · üstünlük legkörnyezetkímélőbb
köken: környezet + kímélő
Én nem sikoltottam. — Ben çığlık atmadım.
green
köken: From Proto-Semitic *waruḳ-. Compare with יֶרֶק (“vegetation”) and Arabic وَرَق (waraq, “leaf”)
aile: יְרַקְרַק
מרבה להתחצף ולצעוק. — Çığırışmak, bağrışmak.
Latinceimmītis, rārus, viridis /ˈwɪ.rɪ.dɪs/
verdant · green in color · abundant with verdure
çekim: karşılaştırma viridior · üstünlük viridissimus
köken: From vireō (“flourish; be verdant”).
green (having green as its colour) · green (inexperienced) · green (environmentally friendly)
çekim: karşılaştırma grønnere · üstünlük grønnest
köken: Derived from Old Norse grœnn, from Proto-Germanic *grōniz (“green”), ultimately from Proto-Indo-European *gʰreH₁- (“grow, become green”).
Verden er ved at gå under i lort. — İşler iyice çığrından çıkar.
Norveççegrønn, skjelden
Den ligger nærmere Brokrysset. — Daha çok Kıbrısçığa yakındır.
Etimoloji
From Ottoman Turkish چیك (çiğ), from Proto-Turkic *čīg (“wet, moist; dew; raw”).
Deyimler
Kelime Ailesi
çiğ süt emmiş olmak
çiğ tanesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Çığda öldü.
He was killed in the avalanche.
Yarın açığız.
We're open tomorrow.
Bu ne çığlık!
What a scream!
Çığlık duydum.
I heard screaming.
Konuya açığız.
We're open for business.
O çığlık attı.
She shrieked.
Çığlık atmayın.
Don't scream.
Tom çığda öldü.
Tom was killed in the avalanche.
Tom çığlık attı.
Tom screamed.
Çığlık atıyorum.
I'm screaming.
Çığlık atacağım.
I'll scream.
Ticarete açığız.
We're open for business.
İlgili Sorular
Sadece tek bir erozyon etkisi çığ ve heyelanları tetikler; bu etki nedir?
Fay üzerindeki depremin çığır açacağına dair ipuçları neler olabilir?
Metal müzikteki enstrümantal bölümler harika, ancak sürekli derin homurdama ve çığlıklar beni rahatsız ediyor ve şarkıyı bozuyor. Şarkılarda hem şarkı söyleyip hem de hafif bağırma karışımını tercih ederim, ama anlaşılması zor derin bağırışları sevmiyorum. Bu düşünceyi paylaşan var mı?
Yabancı bir resmi yetkiliye karşı yapılan slogan çığlığı, ABD'de ifade özgürlüğü kapsamında mı yoksa suç mu sayılıyor?
Metal müzikteki enstrümantal unsurları takdir ediyorum, ancak derin homurdama ve çığlıkları dayanmak zor geliyor ve şarkıyı bozduğunu düşünüyorum. Şarkılarda hem şarkı söyleme hem de hafif bağırma karışımını seviyorum, fakat çok derin bağırışları anlayamıyorum. Benim gibi hisseden var mı?