Tom somurtkan, değil mi?
Tom is surly, isn't he?
"Ne bahçe?" Weatherstaff, homurdandı tekrar somurtkan oldu.
"What garden?" grunted Weatherstaff, becoming surly again.
Ancak Rabbinin rahmeti var... O'nun sana olan nimeti büyüktür.
excepting by some mercy of thy Lord; surly His favour to thee is great.
Postanedeki çatık kaşlı hizmet, tüm bir öğleden sonranızı mahvedebilir.
The surly service at the post office can ruin one's afternoon.
Oteldeki resepsiyonist asık suratlıydı ve hiç de arkadaş canlısı değildi.
The receptionist at the hotel was surly and not at all friendly.
Film, Lepeniotis'in 2005 kısa animasyon filmi Surly Squirrel'e dayanıyor.
The film is based on Lepeniotis' 2005 short animated film Surly Squirrel.
Bu misafirperverliğin eksik olduğu yerde bir sürü somurtkan insan buldum.
In that unwelcoming place I found too many surly people.
Ona sürpriz yapmak somurtkan eski hava dayak yüz aslında değiştirdi ifade.
To her surprise the surly old weather- beaten face actually changed its expression.
Ancak, Rabbinden bir rahmet müstesna. Kuşkusuz, O'nun sana lütfu pek büyüktür.
excepting by some mercy of thy Lord; surly His favour to thee is great.
O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
She could not understand how such a surly man could make such a coaxing sound.
Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.
excepting by some mercy of thy Lord; surly His favour to thee is great.