strain
/stɹeɪ̯n/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"strain" kelimesinin Türkçesi: zorlamak, iz, burkmak, burkulmak, soy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelzorlamak
Geneliz
Genelburkmak
Genelburkulmak
Genelsoy
Genelsüzmek
Genelifade
Geneltarz
Genelusul
Genelmizaç
Genelkucaklamak
Genelgerme
Genelgerilme
Genelnağme
Genelmakam
Genelsilsile
Genelşarkı.
Genelnesil
Genelaile
Geneleser
Genelvicdanen çekinmek. strain the meaning kendi çıkarına göre yorumlamak.
Genelhayvanlarda soy
Genel(bahç.) ıslah edilmiş bitki cinsi
Genelırk veya millet özelliği
Genelcüzt şey
Genelşiir parçası
Genelfazla gayret etmek
Genelfazla germek
Genelzorlayarak incitmek
Genelsüzgeçten geçirmek
Genelzorlayarak eğmek veya şeklini bozmak
Genelkendini zorlamak
Genelçok uğraşmak
Genelbağrına basmak
Genelzora gelme
Genelaşırı zihni veya duygusal gerginlik
Genelburkulup incinme
Genel(mak.) şeklen bozulma. strain after an effect iyi tesir bırakmak için kendini lüzumundan fazla yormak. strain a point özel muamele yapmak. strain at çok uğraşmak
Görsel

Tanım
•alter the shape of (something) by stress
•the act of singing
Diğer Dillerde
İtalyancabistrattare, carattere ereditario, ceppo, colare, discendenza, disposizione
Rusçaнапряга́ть, напряже́ние, напря́чь, поро́да, процеди́ть, проце́живать
Arapçaسُلَالَة
Farsçaتنجیدن, سویه, صاف کردن, ماشیوه کردن
Felemenkçeafscheiden, bloedlijn, forceren, overstrekken, scheiden, zeven
Yunancaσουρώνω, στραγγίζω
Japonca濾す
Ukraynacaпроці́джувати, проціди́ти, ціди́ти, штам
Fincehirven jälki, jännitys, kanta, kanta (microbe), kuormittaa, lajike
Latincepercolō, saccō, tēnsiō
Norveççeanlegg, disposisjon, hang, sile, stamme, strekke
Endonezcegalur
Bulgarcaвид, деформация, напев, напрягане, наследствена черта, обтягам
Slovakçanapnúť, natiahnuť
Slovencesev (microbe)
Galiçyacadecorrer, escoar, escorrer, liñaxe, tensar, variedade
Etimoloji
From Middle English straynen, streinen, streynen, from Old French estreindre (whence French étreindre (“to grip”)), from Latin stringō (“to draw tight together, to tie”).
Kelime Ailesi
Andromeda strain
astrain
breaking strain
Delta strain
eigenstrain
eyestrain
gnat-strain
interstrain
intrastrain
isostrain
macrostrain
microstrain
multistrain
oblique strain
omicron strain
outstrain
overstrain
repetitive strain injury
Örnek Cümleler
Suş türü
Type strain
Suş tipi
Type strain
Not really.
- Which is a joke. You may laugh. - (strained laughter)
Çayını süzmüyorum.
I'm not straining your tea.
Tom sırtını zorladı.
Tom strained his back.
Bu yeni nesil bakteri,
This new strain has completely invaded the
Onun ağırlığı ipi gerdi.
His weight strained the rope.
Sebzeleri süzgece koyun.
Put the vegetables in the strainer.
Tom'un sabrı zorlanıyor.
Tom's patience is being strained.
Biz buna p3 soyu diyoruz.
We call it the p3 strain.
Tektonik baskı ve zorlanma
Tectonic stress and strain
Halat baskı altında kırıldı.
The rope broke under the strain.
İlgili Sorular
Gerçek klinik depresyonda, pozitif düşünmek ya da mutluluğu zorlamak yeterli olur mu?
İran'ı iş aşmasına zorlamak W.W.3'ün aktifleşmesini tetikleyebilir mi?
İnsanlar neden başkalarını dinlerine inandırmaya çalışıyor ya da inançsızları inançlarına zorlamak istiyor?
Sağ kanat neden insanları demokrasiyi barış ve yaşamdan üstün tutmaya zorlamak istiyor?
Ayak bileği sıkıntısı var, spor yapmaya zorlamak durumu kötüleştirir mi, yoksa iyileştirir mi?