lead

/lɛd/1 hece
A1 seviye
EN → TR
"lead" kelimesinin Türkçesi: sonuçlanmak., rehberlik, kılavuzluk, kurşun, varmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsonuçlanmak.
Genelrehberlik
Genelkılavuzluk
Genelkurşun
Genelvarmak
Genelgrafit
Genelsaçma
Genelbozmak
Genelgötürmek
Geneliskandil
Genelanterlin
Genelcezbetmek
Genelçekmek
Genelbaşlatmak
Genelbaşlamak
Genelgitmek
Genelkurşun
Geneltesir etmek
Genelbaşta gelmek
Genelnetice vermek. lead a happy life mesut bir hayat sürmek. lead aside bir yana çekmek. lead astray yoldan çıkarmak
Genelbaştan çıkarmak
Genelayartmak. lead away alıp götürmek
Geneluzağa götürmek. lead by the nose burnuna kancayı takmak
Genelbir kimseyi istediği şekilde idare etmek. lead in prayer başkalarının düşüncelerini dua sözleri ile belirtmek
Genelbir heyet huzurunda yüksek sesle dua etmek. lead off başlamak
Genelbaşa geçmek. lead on götürmek
Genelteşvik etmek. lead one a dance kişisel çıkarı için zorluk çıkarmak. lead out dışarı çıkarmak. lead the way rehberlik etmek. lead up to götürmek
Genelbir bahse yol açmak
Genelönde gelme
Genelileride bulunma
Geneloyunda başlama hakkı
Genelbuzlu sularda gemi için açık yol
Genelkaya çatlakları içinde toplanmış maden cevheri
Geneltiyatroda baş rol veya bu rolü oynayan kimse
Genel(elek.) bağlama teli
Genel(müz.) grupla söylenen şarkıda baş ses
Genelmakalenin ilk cümleleri
Genelbriç oyununda ilk konan kağıt veya ilk oynayacak olan kimse. have a big lead çok önde olmak
Geneluzun mesafe almış olmak. follow the lead of one birinin ardından gitmek. take the lead başa geçmek
Genelrehber olmak.
Genelönde bulunma
Genel(matb.) satırlar arasını açmak için kullanılan ince kurşun cetvel
Genelkalem kurşunu
Genelkurşunla doldurmak veya kaplamak
Genel(matb.) satır aralarını anterlin ile açmak
Genelçanak çömleği kurşun sır ile kaplamak
Genelpencere camlarını kurşunla tutturmak
Genelkurşunla tıkamak (tüfek)
Geneliskandil etmek. lead acetate kurşun asetat. lead color kurşun rengi
Genel(led) yol göstermek
Genelrehberlik etmek
Genelyedeğinde götürmek
Genelelinden tutup götürmek
Genelidare etmek
Genelbaşkanlık etmek
Genelbaşına geçip yol göstermek
Genelbaşında olmak

Tanım

•mixture of graphite with clay in different degrees of hardness; the marking substance in a pencil
•preside over
•the playing of a card to start a trick in bridge

Diğer Dillerde

İspanyolcaacarrear, balas, conducir, conducir a, dirigente, dirigiente
Rusçaвести́, вести́сь, води́ть, води́ться, возглавля́ть, грузи́ло
Arapçaأَرْشَدَ, رَصَاص, قَادَ, هَدَى
Farsçaسرب
Kazakçaқорғасын
Özbekçeqoʻrgʻoshin
Tatarcaкургаш
Yunancaβυθομετρητής, διάστιχο, επιμολυβδώνω, μόλυβδος, μολυβδοσκεπή, μολυβδοταινία
Japoncaリードする, 到達する, 導く, 引く, 手掛かり, 案内する
Ukraynacaводи́ти, повести́, поводи́ти, провести́, прово́дити, свине́ць
Hintçeसीसा
Finceajaa, ajo, aloittaa, eristetty johto, johdattaa, johtaa
Macarcaelöl megy, golyó, mérőón, nyom, ólom, ólomlemez
İbraniceהוביל, הנהיג, התחיל, עוֹפֶרֶת
Latinceduco, dūcō, plumbum
Dancably
Norveççeføre

Etimoloji

Perhaps from a confusion or conflation with read, which has a single spelling for both past and present tenses, but has differing pronunciations in the same way as lead, i.e. the present's vowel is /i/, and the past's is /ɛ/. See also red and redd, the obsolete spellings of read.

Kelime Ailesi

all roads lead to Mecca
all roads lead to Rome
all roads lead to Sydney
belead
blind leading the blind
colead
forecast lead time
forelead
forlead
forthlead
inlead
lead a cat-and-dog life
lead around by the nose
lead astray
lead by example
lead by the nose
lead captive
lead character

Örnek Cümleler

Tom önde.
Tom is in the lead.
Başrol mü?
Lead actress?
Lider ismi
Leader name
Louis Riel
Louis Riel, leader of the Red River Rebellion and North-West Rebellion
Şef olarak
As leader
L4 (öncü):
L4 (leading):
İşte lider!
Here's the leader!
Lider ismi:
Leader name:
Öncü Girdap
Leading edge vortex
Yolu göster.
Lead the way.
Leading Edge
Leading Edge
Proje Lideri
Project Lead

İlgili / Bileşik Terimler

Genelkurşun stifnat