Ana içeriğe geç
Sözlük
/
leave

leave

1 hece
verb
A1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"leave" kelimesinin Türkçesi: izin, ruhsat, müsaade, terketmek, veda. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelizin
Genelruhsat
Genelmüsaade
Genelterketmek
Genelveda
Genelkalkmak
Geneltakmamak
Genelyapraklanmak.
Genelkarışmamak
Genelçıkmakverb
Genelhizmetinden ayrılmak
Genelhaline bırakmak
Genelkendi haline bırakmak
Genelyalnız bırak (mak.)
Genel(h. dili) müsaade etmek. leave in the lurch müşkül mevkide bırakmak. Leave it alone. Elleme. Bırak. leave off giymemek
Genelbırakmak. leave out atlamak
Genelhariç bırakmak. leave over tehir etmek
Genelmezuniyet: izin müddeti
Genelayrılma. leave of absence izin
Genelmezuniyet. leavetaking ayrılma
Genelveda. by your leave müsaadenizle. on leave izinli. take French leave izinsiz savuşmak
Genelözellikle borcunu vermeden sıvışmak. take leave ayrılmak
Genelveda etmek. take leave of one' senses delirmek.
Genelertelemek. Leave the house! Defol ! Two from ten leaves eight. Ondan iki çıkarsa sekiz kalır. The train leaves at four o'clock Tren saat dörtte kalkar.
Genel(gen.) out ile yaprak sürmek
Genel(Ieft) bırakmak
Genelbir yerde bırakmak
Genelvasiyet etmek
Genelmiras olarak blrakmak
Genelvaz geçmek
Genelhavale etmek
Geneltevdi etmek
Genelyanından çıkmak

Görsel

Balıkçılık teknesi sabah denizindeBaltık denizinde yürüyüş yapan arkadaş grubuBalıkçı teknesiyle Akdeniz denizinde yolculukAltın Kumlu Sahilde Sakin Bir Sabah ve Denizin Köpüklü Dalgaları

Tanım

leave behind unintentionally
the act of departing politely

Atasözü & Deyim

Dinsizin hakkından imansız gelir
Kızını dövmeyen, dizini döver
Suyun sessizinden, insanın sözsüzünden korkmalı
Zengin kesesini döver, züğürt dizini

Diğer Dillerde

Azericeməzuniyyət
Rumencelăsa, pleca
İbraniceהשאיר, עזב

Etimoloji

From French lever. Compare levy. Compare also Middle English leve, a variant of levy that may have been monosyllabic.

Örnek Cümleler

Şimdi terk et.
Leave now.
Derhal terk et.
Leave at once.
Gitmeye hazırız.
We're ready to leave.
Onu açık bırakma.
Don't leave it open.
Şimdi gitmelisin.
You should leave now.
Beni rahat bırak.
Leave me alone.
Şimdi gitmeliyim.
I have to leave now.
Beni yalnız bırak.
Leave me alone.
İşi şansa bırakma.
Don't leave it up to chance.
Beni yalnız bırak!
Leave me alone!
Bahşiş bıraktın mı?
Did you leave a tip?
Hemen gitmemelisin.
You shouldn't leave at once.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelbırakmak
Genelrahat bırakmak
Genelyalnız bırakmak
Genelgit başımdan
Genelbeni yalnız bırak
Genelbeni yalnız bırakın
Genelgidin başımdan
Genelbeni rahat bırak
Genelbeni rahat bırakın
Genelortada komak
Genelortada bırakmak
Genelkendi haline bırakmak
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod