Resim eğri asılmış.
The picture is hung crooked.
Sizin kravatınız yamuk.
Your tie is crooked.
Benim çarpık dişlerim var.
I have crooked teeth.
Sami sahtekar bir polisti.
Sami was a crooked cop.
"O çarpık bir sırt var," dedi.
"He's got a crooked back," she said.
Oğlumun ön dişleri çarpık çıktı.
My son's front teeth have come in crooked.
Tom'un dişleri her zaman çarpık.
Tom's teeth have always been crooked.
Eğri büğrü ağaç bile gölge verir.
Even crooked tree gives shade.
Bugün her şeyi yamuk çiziyorum. -
I'm drawing everything crooked today.
Odadaki bütün tablolar çarpık asılmış.
All the paintings in the room hung crooked.
Burnum gerçekten büyük ve ayrıca çarpık.
My nose is really big, and it's crooked as well.
"Crooked Nigga Too" (Ek prodüksiyon) 11.
"Crooked Nigga Too" 11.