Ana içeriğe geç
Sözlük
/
saray

saray

/sa.ɾa̟j/
noun
B1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"saray" kelimesinin İngilizcesi: palace, seraglio, court, palace, sarajevo. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpalacenoun
Genelseraglio
Genelcourt
Genelpalace
Genelsarajevo
Genelseraglio
Genelcastle
Genelmansion
Genelsarajevo
Genelseraglio
Genelcastle
Genelmansion
Genelpalace
Genelsarajevo
Genelseraglio
Genelpalace
Genelcastle
Genelmansion
Genelpalace

Görsel

Alman saray bahçesi manzarası - tarihi parkAgra Kalesi beyaz mermer saray - tarihi mimariAltın Damarlı Mermer Küre ve Barok Saray İçinin Zamansız UyumuAltın Detaylı Lüks Saray Kapısı ve Süslü İslami Mimari İç Mekan

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sarayı
Yönelme (-e)saraya
Bulunma (-de)sarayda
Çıkma (-den)saraydan
Tamlayan (-in)sarayın
Çoğul (-ler)Saraylar

Tanım

isim: Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı
Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı
Devlet başkanı ve çevresi
Spor ve sergi etkinliklerinin düzenlendiği kapalı mekân
mecaz: Görkemli ve gösterişli yapı; palas (I)
mecaz: Kitap, simit, halı vb.nin bol çeşitli olarak satıldığı iş yeri

Atasözü & Deyim

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz

Diğer Dillerde

Almancapalais, palast (nötr) /paˈlɛː/
palace
eş: Adelssitz, Besitztum, Herrschaftshaus, Herrschaftssitz, Landhaus, Landsitz
köken: Borrowed from French palais.
James Sallis: Fahren."G. Saray, İst.
Le Palais de l'Élysée.Élysée Sarayı.
İspanyolcacallejón, cancha, castillo, castro, corte, cortejar (eril) /kaʝeˈxon/
alley, side street · blind alley
çekim: çoğul callejones
köken: From calleja (“narrow street”) + -ón.
aile: callejón sin salida
El Palacio Real.Kraliyet Sarayı.
assembly, meeting, convention, muster
çekim: çoğul assemblee
eş: adunanza, comizio, congresso, consesso, consiglio, convegno
köken: Borrowed from French assemblée.
aile: assembleare
Convivio a Palazzo.Sarayda yaşadı.
Rusçaдворец, Сарай (eril) /dvɐˈrʲet͡s/
palace
çekim: çoğul дворцы́ · tamlayan дворца́
köken: Inherited from Proto-Slavic *dvorьcь. By surface analysis, двор (dvor) + -е́ц (-éc).
Елагин дворец.Élysée Sarayı.
Зи́мний дворе́ц
Ле́тний дворе́ц
президе́нтский дворе́ц
طاولة في الفناء.Sarayda bir oda.
yard · courtyard · homestead
çekim: çoğul həyətlər · tamlayan həyətin
köken: From Arabic حِيَاط (ḥiyāṭ).
courtyard
çekim: çoğul аулалар · tamlayan ауланың
köken: From Classical Persian حَوَالِی (hawālī), from Arabic حَوَالَيْ (ḥawālay, “around”). Cognate with Tajik ҳавлӣ (havli), Uyghur ھويلا (hoyla), Turkmen howly, Uzbek hovli, Urdu حَویلِی (havelī), Turkish havali, etc.
courtyard house (a house where the main part of the building is disposed around a central courtyard) · dwelling, home · family, household
çekim: çoğul hovlilar · tamlayan hovlining
köken: Borrowed from Classical Persian حَوَالِی (hawālī), from Arabic حَوَالَيْ (ḥawālay, “around”). Compare Tajik ҳавлӣ (havli), Uyghur ھويلا (hoyla), Turkmen howly, Kazakh аула (aula), Urdu حَویلِی (havelī), Turkish havali.
Tatarcaмәхкәмә
court of law, court
çekim: çoğul мәхкәмәләр · tamlayan мәхкәмәнең
köken: Borrowed from Arabic مَحْكَمَة (maḥkama, “court”).
Felemenkçepaleis (nötr) /paːˈlɛi̯s/
palace
çekim: çoğul paleizen
köken: From Middle Dutch palais, from Old French palais, from Latin palātium. Doublet of palts.
aile: ijspaleis, koningspaleis, paleisbanket, paleismuur, paleispoort, paleistoren, paleistuin, winterpaleis, zomerpaleis
Het kasteel van OdeurSultan Sarayı
Portekizceassembleia, castelo, juizado, palácio, pátio, quadra (dişil) /a.sẽˈblɛj.ɐ/
assembly
çekim: çoğul assembleias
köken: Borrowed from French assemblée (“assembly”), from Medieval Latin assimulāre (“to bring together”).
Nós temos que conversar, sr. Crowe"."G. Saray, İst.
courtyard · back garden, backyard · court, courtiers (those near and working for a monarch)
çekim: çoğul αυλές · tamlayan αυλής
köken: From Ancient Greek αὐλή (aulḗ). Compare Mariupol Greek авлы́ (avlý).
coat · coating (covering of material, paint)
köken: Borrowed from English coat.
aile: 室内コート
to court, to try to win one's love · to propose
çekim: geçmiş 구애했다
köken: 구애(求愛) (guae) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving active verbs).
a fortification (military defensive structure) · fortification (act of fortifying)
çekim: çoğul befästningar · tamlayan befästnings
eş: fortifikation
Elfvinggården.Élysée Sarayı.
court, mansion (residence of a sovereign, prince, nobleman, or other dignitary) · courtyard · manor
çekim: çoğul dwory · tamlayan dworu
eş: reg. krak. pole, reg. śl. plac
köken: Inherited from Proto-Slavic *dvòrъ, from Proto-Balto-Slavic *dwára (“doorway”), from Proto-Indo-European *dʰwór-o-m, from Proto-Indo-European *dʰwer- (“door”). Doublet of forum (“forum”), a borrowing from Latin.
aile: dworski, nadworny, dworzanin, dworzec, podwórko, podwórze, podwórzec, dworować
Mieszka w śmiesznym pałacu.Sarayda yaşadı.
court, yard
çekim: çoğul двори́ · tamlayan дво́ру
köken: From Proto-Slavic *dvòrъ.
court of law
çekim: çoğul अदालतें
köken: Borrowed from Classical Persian عدالت ('adālat, “justice”), from Arabic عَدَالَة (ʕadāla, “justice”). Compare Assamese আদালত (adalot), Bengali আদালত (adalot), Malayalam അദാലത്ത് (adālattŭ).
administrative region
çekim: çoğul hallintoalueet · tamlayan hallintoalueen
köken: hallinto + alue
aile: erityishallintoalue
Çekçepalác (eril) /ˈpalaːt͡s/
palace
çekim: çoğul paláce · tamlayan paláce
köken: Borrowed from Italian palazzo.
Rumencecastel, curte, face rocadă, teren (nötr) /kasˈtel/
castle (fortified building)
çekim: çoğul castele · tamlayan castelului
köken: Borrowed from Latin castellum (17th century).
nominative plural of bíró
köken: From the bírá- variant stem of bíró + -k.
court, forecourt of a house · royal court · power of a prince
çekim: çoğul aulae · tamlayan aulae
köken: From Ancient Greek αὐλή (aulḗ, “courtyard”).
aile: aulula
bane, person/thing/event that kills someone or something
çekim: çoğul baner · tamlayan banes
köken: From Old Danish banæ, from Old Norse bani.
aile: banemand, banesår
Norveççegårdsplass, hoff
arena · court (place for playing tennis and other ball sports)
çekim: çoğul gelanggang-gelanggang
köken: From Malay gelanggang.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi سرای, Farsça سرای.

Örnek Cümleler

Élysée Sarayı.
Élysée Palace.
Aksarayi, doktor.
Say, Doctor.
"Nurella'nın Sarayı".
"Nurella'nın Sarayı".
Adalet Sarayı bulunur.
The Palace of Justice is there.
Saraybosna'da yaşıyor.
He lives in Sarajevo.
Galatasaray Üniversitesi.
Galatasaray University.
Oval ofis Beyaz Saray'da.
The oval office is in the White House.
Derhal Beyaz Sarayı aradı.
He immediately called the White House.
Galatasaray'da oynamıştır.
They played in Galatama.
Saray yüzleri de böyledir.
('Unseen faces of the seen faces!') was the tagline for this season.
O beni saraya yönlendirdi.
He guided me to the palace.
Piskapos'un Sarayı (1055).
Bishop's Palace (1055).
saray ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelsarajevo
Genellarkspur
Geneldelphinium
Birleşik Kelimeler
saray çiçeğisaray konutsaray lokmasısaray menekşesisaraypatısaray sarmasıkervansaraysırça sarayadalet sarayıbelediye sarayıkitap sarayıkültür sarayısatış sarayı
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod