Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ibik

ibik

/iˈbic/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"ibik" kelimesinin İngilizcesi: comb, crest, comb, crest. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcombnoun
Genelcrestnoun
Genelcomb
Genelcrest

Görsel

Suluboya Tarzında Kumral Tüylü ve Kırmızı Ibikli Horoz PortresiSu Üzerindeki Tarihi Amfibik Deniz Uçağı Siyah Beyaz Arşiv GörseliFantastik pembe amfibik yaratık dijital illüstrasyon balık kertenkeleİkinci Dünya Savaşı Dönemi Amfibik Paletli Askeri Zırhlı Araç Tasarımı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ibiği
Yönelme (-e)ibiğe
Bulunma (-de)ibikte
Çıkma (-den)ibikten
Tamlayan (-in)ibiğin
Çoğul (-ler)ibikler

Tanım

isim: Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı
anatomi: Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı
emzik
ağızlardan: Köşe, kenar, uç

Diğer Dillerde

to comb thoroughly · to search throughly
çekim: geçmiş kämmte durch · ortaç durchgekämmt · şimdiki kämmt durch · ulaç durchkämmend
köken: durch + kämmen
aile: Durchkämmer, Durchkämmung, Durchkämmerei
Das Fahrzeug ist voll amphibisch.Bu araç tümüyle amfibik olabilmektedir.
Fransızcaaigrette, cimier, coiffer, crête, crinière, huppe (dişil) /ɛ.ɡʁɛt/
egret (Any of various wading birds of the genera Egretta or Ardea) · pappus, thistledown · crest (plumage)
çekim: çoğul aigrettes
köken: From Old Occitan aigreta, diminutive of aigron (“heron”).
Gîtallègre est heureux.Karabibik mutludur.
İspanyolcacimera, copete, cornisa, cresta, peinar, peinarse (dişil) /θiˈmeɾa/
decorated crest of a medieval helm · crest
çekim: çoğul cimeras
la cigüeña y la garza, según sus especies; la abubilla y el murciélagoleylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
İtalyancacimiero, crine, criniera, pettinare, pettine, timbro (eril) /t͡ʃiˈmjɛ.ro/
crest · helmet
çekim: çoğul cimieri
L' occupazione allegra.Karabibik mutludur.
Rusçaгребень, гребешок (eril) /ˈɡrʲebʲɪnʲ/
comb · crest, comb · hackle, hatchel
çekim: çoğul гре́бни · tamlayan гре́бня
eş: гребёнка, расчёска, чесало, гребёнка, реборда, гребешок
köken: Inherited from Proto-Slavic *greby.
aile: гребёнка, гребенщи́к, гребневи́к
Битва при Амфиполе.Amfibik savaş
to comb
çekim: geçmiş مَشَطْتُ
köken: From the root م ش ط (m š ṭ). Compare Akkadian 𒄑𒂵𒍮 (/⁠mušṭu⁠/, “comb”).
واللقلق والببغا على اجناسه والهدهد والخفّاش.leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
أَمْشُطُ شَعْرِي.
lock, forelock · topknot · crest
çekim: çoğul کاکلها
köken: Borrowed from Middle Mongol [script needed] (kekül).
بحق کاکل شوخت که افسر حسن است بحق لوح جبینت که جان ماست مگر
Azericedaramaq, daraq, pipik /dɑrɑˈmɑχ/
to comb
çekim: geçmiş daramış · ortaç daramış · şimdiki darayır
köken: From Proto-Turkic *tara-.
aile: daraq
saçını daramaq
Kazakçaтарақ /tɑˈrɑq/
comb (toothed implement for grooming the hair)
çekim: çoğul тарақтар · tamlayan тарақтың
köken: Inherited from Proto-Turkic *tarak (“comb”), cognate with Turkish tarak. Analyzable as тарау (tarau) + -қ (-q)
Özbekçetaroq
comb
çekim: çoğul taroqlar · tamlayan taroqning
köken: From Proto-Turkic *targak (“comb”). Cognate with Turkish tarak.
Tatarcaтарак
aaneengesloten reeks van hoogste punten van een berg die zich herkenbaar boven de omgeving aftekent en waarbij de tussenliggende hoogteverschillen relatief klein zijn
De bladscheden zijn glad.Karabibik mutludur.
mane (horse)
çekim: çoğul crinas
köken: From Vulgar Latin *crina, from Latin crinis.
O Lobito é alegre.Karabibik mutludur.
to card, comb (stage in fibre production)
çekim: geçmiş έξανα · ortaç έχοντας ξάνει · şimdiki ξαίνει · ulaç ξαίνοντας
köken: From Ancient Greek ξαίνω (xaínō), from Proto-Indo-European *ksen- (“to scratch; to comb, card”), from *késr̥ (“comb”), from the root *kes-. Possible cognates include Latin sentis (“thorn”), Irish cíor (“comb”), English hair.
aile: αναξαίνω, άξαντος
και ο πελαργος και ο ερωδιος κατα το ειδος αυτου και ο επωψ και η νυκτερις.leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
鳥の頭にある冠状突起。
ピンクはその間に逃げてしまった。Gül ibik tipi zamanla kaybolmuştur.
comb
eş: 梳子, 攏子, 梳子, 梳子, 梳子, 梳
鸛 、 鷺 鷥 、 與 其 類 . 戴 鵀 、 與 蝙 蝠leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
Korece빗다 /pit̚t͈a̠/
to comb
çekim: geçmiş 빗었다
köken: First attested in the Gugeupbang eonhae (救急方諺解 / 구급방언해), 1466, as Middle Korean 빗다〮 (Yale: pìs-tá).
학과 황새 종류와 대승과 박쥐니라leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
머리를 빗다
mountain ridge, spur
çekim: çoğul bergskammar · tamlayan bergskams
köken: Compound of berg + -s- + kam.
Vagnen är dessutom amfibisk.Bu araç tümüyle amfibik olabilmektedir.
to comb; to brush (to untangle hair, fur, etc. by running something, e.g. a comb or brush, through it) · to comb; to brush; to do (to style one's hair) · to comb (to clean and smooth fiber or products made of fiber or other material; to separate better fiber from worse fiber)
çekim: geçmiş czesano · şimdiki czesze
eş: fryzować, sczesywać, wyczesywać, przeczesywać
zıt: burzyć, rozwichrzać, targać, wichrzyć, zwichrzać
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kes-der. Proto-Balto-Slavic *késtei Proto-Slavic *česàti Old Polish czosać Polish czesać Inherited from Old Polish czosać. The change of regular -o- > -e- is due to morphological leveling with present tense forms.
aile: czesadło, naczesać, naczesywać, odczesać, odczesywać, poczesać, poczesywać, podczesać, podczesywać, przeczesać
Cudka jest szczęśliwa.Karabibik mutludur.
Подружжя було щасливим.Karabibik mutludur.
Hintçeकंघी (dişil) /kəŋ.ɡʱiː/
comb (hair product)
çekim: çoğul कंघियाँ
köken: कंघा (kaṅghā, “comb”) + -ई (-ī, “diminutive”). See there for more.
aile: कंघी करना
to rake (sweep or gather things with a rake) · to comb (search through) · to scrape (extract data by automated means from a format not intended to be machine-readable)
çekim: geçmiş haravoinut · şimdiki haravoi · ulaç haravoiva
köken: harava + -oida
aile: haravoija, haravoiminen, haravointi, haravoitseminen
haikara, sirriäislajit, harjalintu ja yölepakko.leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
to comb (e.g. hair)
çekim: geçmiş česala · ortaç česala · şimdiki česá
köken: Inherited from Old Czech česati, from Proto-Slavic *česati (“comb, scratch”), from Proto-Balto-Slavic *késtei. Cognates include Serbo-Croatian češljati.
Bedřich Šťastný .Karabibik mutludur.
Žena si češe vlasy.
Rumencecreastă, pieptăna, pieptene (dişil)
crest · comb (of a bird) · tuft
çekim: çoğul creste · tamlayan creste
köken: Inherited from Latin crista.
Acest tren este și un vehicul amfibie.Bu araç tümüyle amfibik olabilmektedir.
Macarcaátfésül, fésű, fésül /ˈaːtfeːʃyl/
to comb out (one's hair) · to touch up (to make finishing touches) · to rake (to search thoroughly)
çekim: geçmiş átfésültek
köken: át- + fésül
aile: átfésülés
Az eszterág és a szarka az õ nemével, a büdös banka és a denevér.leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
אני צריך להיות על הבמה!"."Sahnede Karabibik var!".
Latincecrista, pecten, pectō /ˈkrɪs.ta/
the crest, the plume · the comb or tuft on the head of animals (most frequently of a rooster or a cock) · the tuft of leaves on plants
çekim: çoğul cristae · tamlayan cristae
köken: From Proto-Indo-European *(s)ker- (“to turn, bend”). Cognate with crinis (“hair”), crispus (“curly”). Compare Ancient Greek κόρση (kórsē, “temple (anatomy)”).
aile: cristula
Crista galeae.
Galea decora comanti cristae.
Illi surgunt cristae.
Dancafinkæmme, rede (nötr) /reːðə/
nest (bird-built structure)
çekim: çoğul reder · tamlayan redes
köken: From Old Norse hreiðr.
aile: berede, udrede
Storken, de forskellige Arter af Hejrer, Hærfuglen og Flagermusen.leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish ایبك (ibik, “comb, crest of a bird or reptile”), itself from Proto-Turkic *ibük.

Örnek Cümleler

Amfibik savaş
Amphibious warfare
Karabibik mutludur.
Bakırköy keyifli.
Bu araç tümüyle amfibik olabilmektedir.
These vehicles have full amphibious capability.
leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
the stork, any kind of heron, the hoopoe, and the bat.
Her gözün önünde kırmızı etli bir ibik vardır.
It has a red patch around each eye.
Aynı zamanda amfibik versiyonu da bulunmaktadır.
It has an amphibious version as well.
Sanırım horozların başının üstündeki ibik çekici.
I think the crest on the top of the head of roosters is attractive.
İlk uydu "Michibiki" 11 Eylül 2010'da fırlatılmıştır.
The first satellite "Michibiki" was launched on 11 September 2010.
PT-1A – yeni gövdeli amfibik model (az sayıda üretildi).
PT-1A: amphibious variant with new hull (few made).
Dinleyin, siz ikiniz, ibikli horozlar gibi kavga edeceksiniz.
Um, listen, you two are going to fight like hooded roosters.
Gidilecek yeride ibibik kuşunun öttüğü yer olarak belirlerler.
After that, the Ferin drops into a state of hibernation, similar to that of a Terran bear.
Üs, amfibik operasyonlar için Deniz Piyadeleri'ne ev sahipliği yapmaktadır.
The base is home to the Marines (Naval Infantry) for amphibious operations.
ibik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
balta ibikgül ibikdenizibiğigaz ibiğihorozibiğihoroz ibiği
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod