Ana içeriğe geç
Sözlük
/
emzik

emzik

/em.ˈzic/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"emzik" kelimesinin İngilizcesi: teat, nipple, bottle, spout, nipple. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelteatnoun
Genelnipplenoun
Genelbottle
Genelspout
Genelnipple
Genelnipple

Görsel

Kabak süslemeli bebek emzikli halloween fotoğrafı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)emziği
Yönelme (-e)emziğe
Bulunma (-de)emzikte
Çıkma (-den)emzikten
Tamlayan (-in)emziğin
Çoğul (-ler)emzikler

Tanım

isim: Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi; biberon
İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı; ibik
ağızlardan: sigara ağızlığı

Diğer Dillerde

a bottle, especially of wine
çekim: çoğul Bouteillen · tamlayan Bouteillen
köken: Borrowed from French bouteille. Doublet of Buddel.
Ich würde sagen, du hättest suck'd Weisheit aus deiner Zitze.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
audacity, boldness · audacity, impudence
çekim: çoğul audaces
eş: aplomb, culot, effronterie, impertinence, insolence, outrecuidance
köken: Borrowed from Latin audācia.
aile: audacieux, payer d’audace
Je dirais que tu avais la sagesse suck'd du trayon ton.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
fearlessness; daring
çekim: çoğul arrojos
köken: Deverbal from arrojar.
Yo te digo la sabiduría hubieras suck'd de tu pezón.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
İtalyancabottiglia, capezzolo, imbottigliare, tettarella (dişil) /botˈtiʎ.ʎa/
bottle
çekim: çoğul bottiglie
eş: boccia, bottiglione, fiasco, sifone, flacone, recipiente
köken: Borrowed from French bouteille.
Vorrei che tu avessi detto saggezza suck'd dal tuo capezzolo.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
Rusçaпустышка, соска (dişil) /pʊˈstɨʂkə/
pacifier, dummy · somthing vain, lacking its crucial part, a placebo · shallow person
çekim: çoğul пусты́шки · tamlayan пусты́шки
eş: оболочка, пустое, обманка, видимость, иллюзия, фикция
Скелетные мышцы не расслаблены.Silikon emzikler kolay bozulmuyor.
hero · protagonist
çekim: çoğul أَبْطَال · tamlayan بَطَلٍ
köken: From Proto-Semitic *baṭal-.
وأود أن أقول أنت الحكمة من شعبك suck'd حلمة خاصتك.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
عُذْرُ الْمَلُومَيْنِ فِيكَ أَنَّهُمَا آسٍ جَبَانٌ وَمِبْضَعٌ بَطَلُ
bottle
çekim: çoğul butulkalar · tamlayan butulkanın
köken: Borrowed from Russian буты́лка (butýlka), from Polish butelka, from French bouteille (“bottle”).
bottle
çekim: çoğul бөтелкелер · tamlayan бөтелкенің
köken: Borrowed from Russian буты́лка (butýlka), from Polish butelka, from French bouteille (“bottle”).
bottle
çekim: çoğul butilkalar · tamlayan butilkaning
köken: Borrowed from Russian буты́лка (butýlka), from Polish butelka, from French bouteille.
to bottle, to put (a liquid) inside a bottle
çekim: geçmiş bottelden · ortaç gebotteld · şimdiki bottelt · ulaç bottelend
köken: From bottel.
aile: afbottelen, bottelaar
Ik zou zeggen, gij zoudt suck'd wijsheid van uw speen.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
yellow (to become yellow or more yellow) · yellow (to cause to become yellow or more yellow) · chicken out (shy away from a daring task)
çekim: geçmiş amarelei · ortaç amarelado · şimdiki amarela
eş: amarelejar
köken: From amarelo (“yellow”) + -ar.
Eu diria que tu tivesses suck'd sabedoria de teu teto.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
to bottle
çekim: geçmiş εμφιάλωσα · ortaç εμφιαλωμένος
köken: εν (en, “in”) + φιάλη (fiáli, “bottle”) + -ώνω (-óno, “verb ending”), calque of French embouteiller. First attested 1892.
Θα έλεγα ότι εσύ hadst suck'd σοφία από την θηλή σου.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
Παρασκευάζεται και εμφιαλώνεται από …
εμφιαλωμένο νερό
配管の接続などに使う両端にねじを切った短いパイプ。
「にえき」とも。Hatta emzikteki olsa bile."
Çinceпинзы, 瓶子, 矸仔 /pʰiŋ³⁵ d͡z̥z̩³/
bottle (Classifier: 隻/只 m)
eş: 瓶兒, 棒兒, 棒子, 瓶兒, 瓶兒, 瓶
aile: 瓶子蓋蓋, 瓶子盖盖, 轉瓶子, 转瓶子
認為真姬很率直,想到什麼就寫在臉上。Maggie, emziğine çok düşkündür ve devamlı ağzında emzikle görülmektedir.
'젖꼭지'.
köken: Sino-Korean word from 流頭
aile: 유두물, 유두벼, 유두연
나는 그대에게 그대의 젖꼭지에서 hadst suck'd 지혜를 말하는 것입니다.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
a nipple
çekim: çoğul bröstvårtor · tamlayan bröstvårtas
köken: bröst + vårta
Jag skulle säga du hade suck'd visdom från din spene.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
brodawka kończąca sutek
eş: sutek, sutka
Powiedziałbym, że byłbyś suck'd mądrości ze strzyka twego.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
Як тільки я витягну корок, потече стерильна питна вода.Emzik ucunu açar açmaz, steril içilebilir su fışkırmaya başlayacak. Hızlı olmam gerekiyor.
nipple, teat
çekim: çoğul कुचाग्रों
köken: Borrowed from Sanskrit कुचाग्र (kucāgra). By surface analysis, कुच (kuc) + अग्र (agra).
To chicken out, lose courage.
çekim: geçmiş jänistänyt · şimdiki jänistäisi · ulaç jänistävä
köken: jänis + -tää
aile: jänistys
Sanoisin olisit suck'd viisautta sinun tutin.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
Çekçebradavka, flaška, láhev, prsní bradavka (dişil) /ˈbradafka/
nipple · papilla · diminutive of bradavice
çekim: çoğul bradavky · tamlayan bradavky
köken: Inherited from Old Czech bradavka, from Proto-Slavic *bordavъka. By surface analysis, brada + -vý + -ka.
Řekl bych, že ty kdybys suck'd moudrost svého dudlíku.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
baby bottle · penis
çekim: çoğul biberoane · tamlayan biberonului
köken: Borrowed from French biberon.
Aş spune că tu ai fi intelepciunea suck'd din mamelonului tău.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
breast (of a woman) · nipple
çekim: çoğul csecsek
köken: Probably an onomatopoeia.
aile: csecsbimbó, csecsemő, csecses korsó
Azt mondanám lettél suck'd bölcsességet a te cumi.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
גם אם ברמז".Hatta emzikteki olsa bile."
Latinceampulla, lagēna, papilla /amˈpʊl.la/
swelling words, bombast · bladder; blister, swelling
çekim: çoğul ampullae · tamlayan ampullae
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ent- Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *h₂énts? Proto-Indo-European *h₂m̥bʰi Proto-Hellenic *ampʰí Ancient Greek ἀμφί (amphí) Proto-Indo-European *bʰer- Proto-Indo-European *bʰéreti Proto-Hellenic *pʰérō Ancient Greek φέρω (phérō) Proto-Indo-European *-eti Proto-Indo-European *-eyéti Proto-Indo-European *-esyéti Proto-Indo-European *-éh₁ti…
aile: ampullāceus, ampullārius, ampullor, ampullōsus
Dancabrystvorte, flaske (nötr) /brœstvɔrtə/
a nipple
çekim: çoğul brystvorter · tamlayan brystvortes
köken: From bryst (“breast”) + vorte (“wart”).
Jeg vil sige, du havde suck'd visdom fra din patten.Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.

Etimoloji

From earlier *emüz- (“to suckle”). Analyzable as emzir- + -k.

Örnek Cümleler

Ben sana, senin emzik hadst suck'd bilgelik söyleyebilirim.
I would say thou hadst suck'd wisdom from thy teat.
Emzik vermek, belki daha fazla beslemek de öksürüğe yardımcı olabilir.
Providing a pacifier, maybe giving them an extra feeding may also help their cough.
Meme emen bebeklere 6 haftalık olana kadar emzik verilmemesini tavsiye ediyoruz çünkü
That being said,
Bu yüzden eğer çocuğunuz kulak iltihabı geçiriyorsa emzik kullanımını kesmeniz gerekir.
So if your child suffers from recurrent ear infections discontinue the use of the pacifier.
Emziklerin en iyi kullanımı bebeğiniz uykuya dalmadan önce yatışmaya ihtiyaç duyduğunda
When a pacifier falls out you should never put a pacifier back in.
Emzik ucunu açar açmaz, steril içilebilir su fışkırmaya başlayacak. Hızlı olmam gerekiyor.
Now as soon as I pop the teat, sterile drinking water is going to come out.
Bir çocuk yetiştirme uzmanı olarak çok sık emzik nasıl kullanılır sorusu ile karşılaşıyorum.
As a parenting expert I'm asked all the time what should I do with a pacifier?
Tek kullanımlık biberonlar tek kullanımlık emzikler içerir ve daha az temizlik gerektirirler.
There are bottles that are disposable that have a disposable liner so there's less cleaning.
Meme emen bebeklere 6 haftalık olana kadar emzik verilmemesini tavsiye ediyoruz çünkü değildir.
It doesn't mean that crying is bad. Crying is okay.
Ama dediğimi gibi özellikle de bebekler için emzik üzgün olduklarında harika bir sakinleştiricidir.
But for an infant it's a wonderful to soothe them and calm them when they're upset.
emzik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
emzik borusu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod