Мне остается только делиться ею! — Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.
Arapçaحَبْس, حِرَاسَة نَظَرِيَّة, حَظِيرَة, زَرِيبَة, ستيلو, سورة القلم (dişil)
The 68th sura (chapter) of the Qur'an.
والمشكلة الأخرى لدى الناس هي أنّهم يرغبون في تلخيص قصص إبتكارهم إلى أطر زمنية أقصر. — İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.
pen (writing tool) · leg (lower limb) · nutmeg (action of playing the ball between the legs of an opponent)
çekim: çoğul canetas
eş: rolinho
köken: From cana (“cane, reed”) + -eta. Sense 3 is a derivation from sense 2 (itself an analogy), originally as the expression "tocar a bola por entre as canetas" ("play the ball between the legs").
사람들이 당면한 또 다른 문제는 혁신에 대한 그들의 사연을 보다 짧은 시간의 틀에 넣어 압축해버리는 경향이 있다는 것입니다. — İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *delh₁gʰ- Proto-Indo-European *dl̥h₁gʰós Proto-Balto-Slavic *dílˀgas Proto-Slavic *dь̀lgъ Old Polish długi Polish długi Proto-Slavic *-o- Old Polish -o- Polish -o- Proto-Indo-European *peyḱ-der. Proto-Balto-Slavic *peiśteider. Proto-Slavic *pisati Old Polish pisać Polish pisać Polish długopis From długi + -o- + pisać.
aile: długopisowy
Bractwo nie zostało jednak erygowane. — Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.
Ukraynacaзагі́н, кусто́дія, опі́ка
Інша проблема в тому, що люди ущільнюють свої історії інновацій до більш коротких часових проміжків. — İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.
A másik probléma az emberekkel, hogy szeretik az újításuk történetét belezsúfolni, valami rövidebb időkeretbe. — İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.
szülői felügyelet
İbraniceמשמורת, עֵט
הבעיה האחרת היא שאנשים אוהבים לתמצת את סיפורי ההמצאות שלהם למסגרת זמנים יותר קצרה. — İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.
a reed, cane · an object made from a reed, such as a reed pen, arrow, or fishing rod · a stalk, straw, blade
çekim: çoğul calamī · tamlayan calamī
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ḱélh₂m̥ Ancient Greek κάλαμος (kálamos)bor. Latin calamus Borrowed from Ancient Greek κάλαμος (kálamos). Doublet of culmus. Compare calamīna.