Ana içeriğe geç
Sözlük

hapsetmek ile cümle

hapsetmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
42
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.The two have no choice but to barricade themselves in the high school.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Skating is a loose fraternity.
Maldan, hizmetten, erişimden, bilgiden yoksun bırakıp onu neredeyse boş bir odada hapsetmek.Objects, services, access, information, trapping him in some rooms almost empty.
Bunun aksine, DIOS, analiti hapsetmek için gözenekli bir silikon yüzey kullanır.In contrast, DIOS uses a porous silicon surface to trap the analyte.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Es darf keine Fraternisierung geben.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Avec les nègres, on ne fraternise pas.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Eso quiere decir que apenas logran ingresar a la primaria.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Aderbale non si fece intimidire.
Amacı Djinnjago'yu geri getirmek için ninjaları Djinn Kılıcı'na hapsetmektir.Il suo scopo è distruggere Ninjago e dai suoi resti ricreare Djinjago.
Zaman Lordlarının milyonlarca Dalek'i hapsetmek için yaptığı Dalek şeklindeki bir cezaevi gemisi.Далеки выпускают из миниатюрной тюрьмы миллионы далеков, пленённых повелителями времени.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Ему ничего не остаётся делать, как оставаться в тюрьме.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Dergelijke geheimhouding was niet uitzonderlijk voor broederschappen.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Bractwo nie zostało jednak erygowane.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Na ČVUT ale nezaložil vlastní školu.
Zaman Lordlarının milyonlarca Dalek'i hapsetmek için yaptığı Dalek şeklindeki bir cezaevi gemisi.Arkki oli viimeisestä suuresta Aikasodasta selviytynyt Ajan Herrojen vankialus täynnä vangittuja Dalekeja.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.小学校のみの設置となる。
Zaman Lordlarının milyonlarca Dalek'i hapsetmek için yaptığı Dalek şeklindeki bir cezaevi gemisi.Далеците пускат от миниатюрен затвор милиони Далеци, пленени от Господарите на времето.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Varni se počutijo samo v šoli.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.A másik probléma az emberekkel, hogy szeretik az újításuk történetét belezsúfolni, valami rövidebb időkeretbe.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.Innym problemem jest fakt, że ludzie lubią skracać historie swoich pomysłów do krótszych przedziałów czasu.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.Iný problém, ktorý ľudia majú je, že radi zhrnú svoje príbehy inovácie do kratších časových intervalov.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.사람들이 당면한 또 다른 문제는 혁신에 대한 그들의 사연을 보다 짧은 시간의 틀에 넣어 압축해버리는 경향이 있다는 것입니다.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.Vấn đề còn lại là mọi người thường hay gói gém những câu chuyện về phát kiến của họ rất ngắn gọn.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.Другая проблема в том, что люди уплотняют свои истории инноваций до более коротких временных отрезков.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.Інша проблема в тому, що люди ущільнюють свої історії інновацій до більш коротких часових проміжків.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.הבעיה האחרת היא שאנשים אוהבים לתמצת את סיפורי ההמצאות שלהם למסגרת זמנים יותר קצרה.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.والمشكلة الأخرى لدى الناس هي أنّهم يرغبون في تلخيص قصص إبتكارهم إلى أطر زمنية أقصر.
İnsanların bir diğer sorunu da yaptıkları yenilikçiliğin tarihçesini kısacık bir süreye hapsetmek istemeleri.誰もが短期間で 革新を遂げたことにして 「ひらめいた!」瞬間の物語として伝えたがります
Maldan, hizmetten, erişimden, bilgiden yoksun bırakıp onu neredeyse boş bir odada hapsetmek.Barang - barang, layanan, akses, informasi, Mengurung seseorang di beberapa ruangan kosong.
Maldan, hizmetten, erişimden, bilgiden yoksun bırakıp onu neredeyse boş bir odada hapsetmek.Les objets, services, accès, l'information, en l'enfermant dans une pièce presque vide.
Maldan, hizmetten, erişimden, bilgiden yoksun bırakıp onu neredeyse boş bir odada hapsetmek.Oggetti,servizi,accessi,informazioni intrappolandolo in una stanza quasi vuota.
Maldan, hizmetten, erişimden, bilgiden yoksun bırakıp onu neredeyse boş bir odada hapsetmek.Produkte und Dienstleistungen, Zugang, Informationen, stattdessen wird man in einen fast leeren Raum gesperrt.
Maldan, hizmetten, erişimden, bilgiden yoksun bırakıp onu neredeyse boş bir odada hapsetmek.ほとんど何もない部屋に閉じ込める だがそれらのものを手に入れるためには
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.A malapena riesco a contenerla.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Apenas consigo contenerla.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Det är allt jag kan göra för att innesluta den.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Det er alt, hvad jeg kan gøre for at stoppe den.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.É o que eu posso fazer para a conter.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Melkein en pysty pitämään sitä kurissa.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Wystarczy, że ją wchłonę.
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Θα κάνω τα πάντα, ελέγχοντάς την!
Onu hapsetmek için yapabileceğim bu.Мне остается только делиться ею!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod