Ana içeriğe geç
Sözlük
/
gürültülü

gürültülü

adj
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"gürültülü" kelimesinin İngilizcesi: noisy, clamant, clamorous, disorderly, loud. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnoisyadj
Genelclamant
Genelclamorous
Geneldisorderly
Genelloud
Genelnoisy
Genelrambunctious
Genelraucous
Genelslapstick
Geneltumultuous
Geneluproarious
Genelvociferous
Genelboisterous
Genelnoisy
Genelnoisy

Görsel

Bulutlu gökyüzü ve gök gürültülü fırtına sahnesigök gürültülü fırtına duvar kağıdı - etkileyici doğaGök Gürültülü Gecede Dallanan Yıldırımların Esrarengiz ManzarasıGök Gürültülü Gecede Şimşeklerin Dansı ve Doğanın Yıkıcı Güzelliği

Tanım

Gürültüsü olan yer veya alan.
Çok gürültüsü olan (yer, ses, hava) veya karışık olaylarla dolu
Çok tartışmalı, karışık olaylarla dolu

Diğer Dillerde

Almancageräuschvoll, grell, laut /ɡəˈʁɔɪ̯ʃˌfɔl/
noisy
çekim: karşılaştırma geräuschvoller · üstünlük am geräuschvollsten
zıt: geräuschlos, leise
köken: Geräusch + -voll
Gewittergökgürültülü fırtına
Fransızcabruyant, fort, tonitruant, voyant /bʁɥi.jɑ̃/
present participle of bruire
aile: bruyamment
Tu es tellement bruyante. Oh !Çok gürültülü!
tall · high · loud
çekim: üstünlük altísimo
zıt: bajo
köken: Learned borrowing from Latin altus, ultimately of Proto-Indo-European origin. The form alto represents a pronunciation influenced by the most learned layers of the language, and is not the normal phonetic result expected in a naturally inherited word. Cf. the now archaic form oto, which was used more often in Old Spanish and is the form of the word that was completely popularly inherited,…
aile: Alta Austria, Alta California, alta costura, alta danza, Alta Edad Media, alta fidelidad, alta gama, alta mar, alta montaña, alta tecnología
tormentagökgürültülü fırtına
Esas chicas son altas.
Es un número alto.
En voz alta.
İtalyancachiassoso, forte, rumoroso /kjasˈso.zo/
loud, noisy · gaudy, loud
eş: rumoroso, turbolento, appariscente, pacchiano, sfacciato, sgargiante
köken: From chiasso + -oso.
aile: chiassosamente, chiassosità
temporalegökgürültülü fırtına
loud, noisy
çekim: karşılaştırma (по)шумне́е
eş: шумовой, шумливый
zıt: бесшу́мный
köken: Inherited from Proto-Slavic *šumьnъ. By surface analysis, шум (šum) + -ный (-nyj).
грозаgökgürültülü fırtına
Разговор становился хмельнее и шумнее. Но отобедали без больших беспорядков.
انت مزعجةÇok gürültülü!
Farsçaبلند /bu.ˈland/
tall · high · loud
çekim: karşılaştırma بلندتَر · üstünlük بلندتَرین
zıt: کوتاه
köken: From Middle Persian 𐭡𐭥𐭫𐭭𐭣 (buland), from Old Persian *br̥daⁿs, from Proto-Iranian *br̥jáns (“high, tall”).
Azericebərk, səs-küylü, uca /bærc/
hard, firm · violent (involving extreme force or motion) · fast
çekim: karşılaştırma daha bərk · üstünlük ən bərk
köken: From Proto-Turkic *berk (“mighty”). Cognate with Turkmen and Turkish berk, Chuvash парка (park̬a, “hard, healthy”), Yakut бэрт (bert, “great, excellent”), etc.
aile: bərkdən
strong, firm, solid · loud · severe, harsh, cruel
köken: From Proto-Turkic *kat-, compare Turkish katı, Kyrgyz катуу (katuu).
Özbekçeqichqiroq
bright, shiny (e.g. sunlight) · fierce, feisty, even bitter · flashy, showy
çekim: karşılaştırma feller · üstünlük felst
eş: rabiaat
köken: From Middle Dutch fel, from Old French fel.
aile: felbegeerd, felbevochten, felblauw, felgeel, felgekleurd, felgroen, felheid, felrood
onweergökgürültülü fırtına
Portekizcebarulhento, berrante /ba.ɾuˈʎẽ.tu/
noisy, making loud noises
çekim: karşılaştırma mais barulhento · üstünlük o mais barulhento
eş: estrepitante
köken: From barulho + -ento.
trovoadagökgürültülü fırtına
δυνατός σε ένταση και εντυπωσιακός σαν τη βροντή
Τι φασαρία!Çok gürültülü!
overwhelmingly thorough (often in a positive way); excessive, repetitive (in a negative way) · pushy, bossy, overly particular and demanding · excellent of technique (particularly for a performance)
köken: Probably originally a compound of 心 (uru, “heart, mind”, vowel-shifted from regular reading ura, cognate with 裏 (ura, “the behind or inside of something”)) + 狭し (sashi, “tight; narrow”, Classical and Old Japanese, cognate and synonym of modern 狭い (semai)), from the sense that something is so overwhelming that one feels pressured to yield or submit in some way. The earliest texts used this word to…
キスしたなら恋人の仲じゃないの?Çok gürültülü oluyorsunuz.
字体にうるさい
味にうるさい
うるさい連中だ。
훨씬 더 시끄러운 세상이죠Çok daha gürültülü bir dünya.
noisy
çekim: karşılaştırma bullersammare · üstünlük bullersammast
köken: From buller + -sam.
åskvädergökgürültülü fırtına
resonant, loud, sonorous
çekim: karşılaştırma donośniejszy · üstünlük najdonośniejszy
eş: tubalny, głośny
köken: Etymology tree Polish donosić Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish donośny From donosić + -ny.
burzagökgürültülü fırtına
грозаgökgürültülü fırtına
Hintçeज़ोरदार /zoːɾ.d̪ɑːɾ/
strong, powerful
köken: Borrowed from Classical Persian زوردار (zōrdār). Analyzed as ज़ोर (zor, “strength”) + -दार (-dār, “having”). Compare Marathi जोरदार (jordār).
loud, powerful (of a voice or sound: of great intensity) · noisy, clamorous, boisterous, vociferous (making noises, especially loud noises)
çekim: karşılaştırma äänekkäämpi · üstünlük äänekkäin
köken: ääni (“sound”) + -käs
aile: äänekkyys, äänekkäästi
Seinänaapuri pitää meteliä.Yan komşu gürültülü.
Çekçehlasitý, hlučný, křiklavý /ˈɦlasɪtiː/
loud
çekim: karşılaştırma hlasitější · üstünlük nejhlasitější
eş: hlučný, halasný
zıt: tichý
köken: From hlas + -itý.
aile: hlasitost
Opět, je to hlasité.Bu müzik de gürültülü.
Rumencegălăgios, tare, zgomotos /ɡə.lə.d͡ʒiˈos/
noisy, rackety
köken: From gălăgie (“din, racket”) + -os.
Iar, e zgomotos.Bu müzik de gürültülü.
Macarcahangos, harsány, zajos /ˈhɒŋɡoʃ/
loud, noisy · having sound, with sound
çekim: karşılaştırma hangosabb · üstünlük leghangosabb
zıt: halk, csendes, hangtalan, néma
köken: hang (“sound”) + -os (adjective-forming suffix)
aile: hangosan, hangosít, hangoskodik, hangosság, hangosbeszélő, hangosfilm
Túl hangos vagy.Çok gürültülü!
noisy
.את רעשנית מדיÇok gürültülü oluyorsunuz.
Latincemagnus, sonābilis, sonāx /ˈmaŋ.nʊs/
great, large, big; (of things) vast, extensive, spacious (of physical size or quantity) · especially: · synonym of longus, multus
çekim: karşılaştırma maior · üstünlük maximus
eş: grandis
zıt: parvus
köken: From Proto-Italic *magnos, from Proto-Indo-European *m̥ǵh₂nós, from *méǵh₂s (“great”). Cognates include Ancient Greek μέγᾰς (mégăs, “big; large”), Sanskrit म॒ह (mahá, “great; mighty; strong; abundant”), Middle Persian ms (meh/mah, “great”) (from earlier *maθ and whence Persian مه (meh)), Avestan 𐬨𐬀𐬰- (maz-, “large”), Tocharian B māka (“large”), Hittite [script needed] (mēkkis, “much; many;…
aile: Carolus Magnus, magmentum, magna cum laude, magnaevus, magnālia, magnanimis, magnanimus, magnārius, magnātus, magnidicus
Magna Britannia
mare magnum
Magnum ibi numerum versuum ēdiscere dīcuntur.
Dancahøj, støjende /hɔjˀ/
high (e.g. building, price, heel, grass) · tall (e.g. person, building, tree) · loud (e.g. voice, noise)
çekim: karşılaştırma højere · üstünlük højest
köken: From Old Danish høgh, from Old Norse (east) *haugʀ, (west) hár, hór, from Proto-Germanic *hauhaz, *haugaz (“high”), cognate with Norwegian Nynorsk høg, Norwegian Bokmål høy, Swedish hög, English high, German hoch, Dutch hoog.
aile: allerhøjest, forhøje, garderhøj, højadelig, højbenet, højeffektiv, højeksplosiv, højereliggende, højestepris, højhus
tordenvejrgökgürültülü fırtına
En skuespiller kan være høylytt på scenen, men i intervju fremstå som blyg.Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.
Endonezceribut /ˈri.but/
noisy · chaotic, riotous · busy
çekim: karşılaştırma lebih ribut · üstünlük paling ribut
köken: From Malay ribut, from Proto-Malayic *ribut, from Proto-Malayo-Polynesian *ribut.
aile: keributan, meribut, meributkan
Kalian bicara terlalu kerasÇok gürültülü oluyorsunuz.

Etimoloji

Ottoman Turkish كورلدیلو, from gürültü + -lü.

Örnek Cümleler

Çok gürültülü.
It's so loud.
Çok gürültülü!
You're so noisy.
O gürültülüydü.
It was noisy.
Sen gürültülüsün.
You're loud.
Bu çok gürültülü.
It's very loud.
Tom gürültülüdür.
Tom is loud.
Burası gürültülü.
It's noisy in here.
Çok gürültülüsünüz.
You're too loud.
Çocuklar gürültülü.
The boys are noisy.
Motor gürültülüdür.
The engine is noisy.
Gerçekten gürültülü.
It's really loud.
Yan komşu gürültülü.
It's noisy next door.
gürültülü ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod