Ana içeriğe geç
Sözlük

gürültülü ile cümle

gürültülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Dışarısı gürültülü olduğu için iyi uyuyamadım.I couldn't sleep well because it was noisy outside.
Radyo biraz gürültülü.The radio is a bit loud.
Gürültülü bir odada çalışırdım.I used to work in a noisy room.
Evimde bir yerde çalışamam. Çok gürültülü.I can't study anywhere in my house. It's too noisy.
Gürültülü kulaklıklar bu adamın.The noisy headphones are that guy's.
O kadar çok gürültülüydü ki kendimi duyuramadım.It was so noisy that I couldn't make myself heard.
Gürültülü sınıfta sesimi duyuramadım.I could not make myself heard in the noisy class.
O cadde gün boyunca çok gürültülüydü.That street was very noisy during the day.
O cadde çok gürültülü.That street is very noisy.
Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım.The waiting room was so noisy that I couldn't hear my name called.
Sınıf o kadar gürültülüydü ki adımım çağrıldığını duymadım.The classroom was so noisy I didn't hear my name called.
Gittikçe gürültülü oluyordu.It was getting louder and louder.
Orası o kadar gürültülüydü ki kendimi duyuramadım.It was so noisy there that I couldn't make myself heard.
Konuşmayı böylesine gürültülü bir odada sürdüremeyiz.We can not carry on conversation in such a noisy room.
Bu cadde nasıl da gürültülü!How noisy this street is!
Böyle gürültülü bir yerde yaşamayı sevmiyorum.I dislike living in such a noisy place.
Burada gürültülü olmayın.Don't be noisy here.
Bitişikteki müzik çok gürültülü. Keşke onu kıssalar.The music next door is very loud. I wish they would turn it down.
Gürültülü cocuklar kontrolden cıkıyordu.The group of noisy boys was getting out of hand.
Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.Black clouds announced the coming thunderstorm.
Gürültülü müzik, rock gibi, sevmiyorum.I don't like noisy music, such as rock.
Ben gürültülü çocuklara tahammül edemem.I cannot tolerate noisy children.
Gürültülü sınıfta kendimi duyuramadım.I couldn't make myself heard in the noisy class.
Gürültülü platformda birinin adımı seslendiğini duyabildim.I could hear someone calling my name on the noisy platform.
Sabah hava durumu daha sonra gün içinde gök gürültülü sağanak yağışı öngördü.The morning forecast predicted thunder showers later in the day.
Aniden gürültülü oldu.Suddenly, it became noisy.
Japonya oldukça gürültülü bir ülkedir.Japan is an extremely noisy country.
Onun müziği çok gürültülü.His music is too noisy.
o uyurken gürültülü bir şekilde horluyorduHe was snoring loudly while he slept.
O gürültülü oldukları için onları uyardı.He admonished them for being noisy.
Yan komşu gürültülü.It's noisy next door.
Ne dediğini duyamıyorum, burası çok gürültülü.I can't hear what you're saying; it's too noisy here.
Odayı değiştirmek istiyoruz, çok gürültülü.We would like to change room: it's too noisy.
Küçük çocuklar çok gürültülü olabilir.Young children can be very loud.
Bazı komşular çok gürültülüdür.Some neighbors are very noisy.
Gürültülü olmayan parka gidelim.Let's go to the park where it is not noisy.
Kendi toplarının gürlemesi son derece gürültülüydü.The roar of their own cannons was extremely loud.
Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.I told the children to be quiet, but they just kept on being noisy.
Tom gürültülü şehirleri sevmiyor.Tom dislikes noisy cities.
Burası o kadar gürültülü ki kendi düşündüğümü duyamıyorum.It's so noisy here I can't hear myself think.
Çöp öğütücüsü çok gürültülü.The garbage disposal is very loud.
Bu yer gerçekten gürültülü.This place is really noisy.
Erkekler kızlara göre gürültülü ve kabadır.Boys are noisy and rude to girls.
Onlar çok gürültülüler; Konsantre olamıyorum.They're too noisy; I can't concentrate.
O gürültülü oldukları için onları cezalandırdı.He chastised them for being noisy.
Şu sokak çok gürültülüydü.That street was very noisy.
Oh, bu çok gürültülü!Wow, this is loud!
Orada çok gürültülüydü.It was so noisy in there.
Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.The house next door is a bit loud. I wonder if they're throwing a party.
Odanın için gerçekten gürültülüydü Tom bu yüzden kulaklarını örttü.It was really noisy in the room so Tom covered his ears.
Bayan Maruta ve onun gürültülü arkadaşlarından gına geliyorum.I'm getting sick and tired of Ms. Maruta and her noisy friends.
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?How's the neighborhood? Quiet? Noisy at night?
Lütfen daha yüksek sesle konuş. Burası çok gürültülü.Please speak louder. It is too noisy here.
Benim düşünceme göre, doğu müziği fazla gürültülüdür.In my opinion, eastern music is too noisy.
Tom gürültülüdür.Tom is loud.
Sen gürültülüsün.You're loud.
Çok gürültülüsünüz.You're too loud.
Gerçekten gürültülü.It's really loud.
Çok gürültülü.It's so loud.
Bu çok gürültülü.It's very loud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod