çekişmeli
TR → EN
"çekişmeli" kelimesinin İngilizcesi: contentious, controversial, litigious, contentious. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcontentious
Genelcontroversial
Genellitigious
Genelcontentious
Tanım
•Çekişmeye yol açan
•Çok tartışmalı, karışık olaylarla dolu
•Sert, çetin, zorlu bir biçimde
Diğer Dillerde
controversial
çekim: karşılaştırma kontroverser · üstünlük am kontroversesten
eş: strittig, umstritten, kontroversiell
köken: Learned borrowing from Latin contrōversus.
Nebenher läuft eine dünnblütige Liebes- und Eifersuchtsgeschichte. — Birlikte tatlı ve çekişmeli bir aşk yaşarlar .
Fransızcaagressif, bagarreur, batailleur, belliqueux, chamailleur, combatif /a.ɡʁɛ.sif/
aggressive
köken: From agresser + -if.
aile: agressivement
İspanyolcabelicoso, camorrista, conflictivo, contencioso, controversial, controvertible /beliˈkoso/
bellicose, warlike
eş: agresivo, aguerrido, beligerante, combativo, guerrero, marcial
köken: Learned borrowing from Latin bellicōsus.
Su relación entre pelícanos y el hombre ha sido a menudo conflictiva. — Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişki sıklıkla çekişmeli olmuştur.
İtalyancaaggressivo, bellicoso, controverso, provocatore /aɡ.ɡresˈsi.vo/
aggressive
eş: battagliero, bellicoso, litigioso, minaccioso, prepotente, prevaricatore
Le Classique: Marsiglia-PSG, è la rivalità più accesa della Francia. — Ana madde: Rhône derbisi Fransa'nın en çekişmeli rekabetidir.
Rusçaвздорный, дискуссионный, дискуссио́нный, любящий спо́рить, придирчивый, сомни́тельный /ˈvzdornɨj/
absurd, nonsensical, foolish · ill-tempered, quarrelsome, cantankerous
eş: необоснованный, выдуманный, бессмысленный, конфликтный, склочный, скандальный
köken: вздор (vzdor) + -ный (-nyj)
Предстоит многое улучшить в нашей игре, чтобы сыграть семь матчей. — Çok çok çekişmeli giden seride oynanan 7 maç da uzatmaya kaldı.
Arapçaمُثِيرٌ لِلْجَدَل, مَحَل جَدَل
و تتغلّب على الأُخرى." — "Bencil ve çekişmeli bir halk birbirine tutunamaz ve birlik olmayınca hiçbir etki yaratılamaz."
Azericemübahisəli
debatable, controversial
çekim: karşılaştırma daha mübahisəli · üstünlük ən mübahisəli
köken: From mübahisə + -li.
past participle of aanvechten
Ze gaan een hevige stormachtige liefdesrelatie aan. — Birlikte tatlı ve çekişmeli bir aşk yaşarlar .
Portekizceconflituoso, polêmico /kõ.fli.tuˈo.zu/
having or causing conflict; confrontational
eş: conflitante, conflitivo
Os jogos são frequentemente motivo de apostas. — Maçlar genelde çekişmeli geçmektedir.
Yunancaαμφιλεγόμενος /aɱ.fi.leˈɣo.me.nos/
controversial
eş: αμφισβητούμενος
zıt: αναμφίλεκτος, αναντίρρητος, αναμφισβήτητος
köken: Learnedly, from Hellenistic Koine “τά ἀμφιλεγόμενα (tá amphilegómena)”, neuter plural of passive present participle ἀμφιλεγόμενος (amphilegómenos) of Ancient Greek verb Ancient Greek ἀμφιλέγω (amphilégō, “to dispute, to doubt”).
Η αναμέτρηση συνεχίζεται. — Çekişmeli süreç halen devam etmektedir.
αμφιλεγόμενο θέμα
Japonca論争の的の
やっぱり、怖い本だ。 — Oldukça çekişmeli bir harita.
Korece논쟁의 여지가있는
제1인터내셔널의 또 다른 문제는 개혁주의의 역할이었다. — Birinci Enternasyonal'in bir diğer çekişmeli konusu reformizmin rolü oldu.
rowdy, quarrelsome
çekim: karşılaştırma bråkigare · üstünlük bråkigast
köken: From bråk + -ig.
Lehçekłótliwy, kontrowersyjny, sporny, swarliwy /kwuˈtli.vɘ/
quarrelsome, argumentative, cantankerous
çekim: karşılaştırma kłótliwszy · üstünlük najkłótliwszy
eş: swarliwy
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kōltìti Polish kłócić Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Proto-Slavic *-ivъ Old Polish -iwy Old Polish -liwy Polish -liwy Polish kłótliwy From kłócić + -liwy.
aile: kłótliwość
Tym razem i Rzymianie byli dużo lepiej przygotowani niż przed rokiem. — Bu defa seri, geçen yıldan bile daha çekişmeli geçti.
Ukraynacaдискусі́йний, зади́рливий, приче́пливий, спі́рний
Доволі потайна акула. — Oldukça çekişmeli bir harita.
Hintçeविवादास्पद /ʋɪ.ʋɑː.d̪ɑːs.pəd̪/
controversial; subject to controversy
köken: Sanskritic tatpuruṣa compound of विवाद (vivād, “controversy, debate”) + -आस्पद (-āspad, “place; abode; site”).
aile: विवादास्पदता
Fincekiistanalainen, kiistelty, riidanhaluinen, riitaisa /ˈkiːstɑnˌɑlɑi̯nen/
controversial, contentious, disputed
çekim: karşılaştırma kiistanalaisempi · üstünlük kiistanalaisin
köken: From kiistan (“of dispute”, genitive) + alainen (“subordinate; under”, adjective).
aile: kiistanalaisesti, kiistanalaisuus
Totuuden Torvi joutui vaikeuksiin viranomaisten kanssa heti ensimmäisestä numerosta lähtien. — Ligde ise Real Sociedad ile yaşanan çekişmeli sezonun ardından birincilik geldi.
Çekçekontroverzní, sporný /ˈkontrovɛrzɲiː/
controversial
çekim: karşılaştırma kontroverznější · üstünlük nejkontroverznější
eş: sporný, diskutabilní
zıt: nekontroverzní
köken: From kontroverze + -ní.
V prvním závodě sezóny, Grand Prix Austrálie, musel odstoupit. — Sezonun ilk yarışı olarak Avustralya Grand Prix, gayet çekişmeli geçmiştir.
Rumencecontroversabil, controversat, discutabil, polemizat
controversial
köken: Borrowed from French controversable.
Între cei doi se înfiripă în scurt timp o iubire tumultoasă și chinuitoare. — Birlikte tatlı ve çekişmeli bir aşk yaşarlar .
Macarcaellentmondásos, megosztó, nagy port kavaró, pörlekedő, sok vitát kiváltó, veszekedő /ˈɛlːɛntmondaːʃoʃ/
controversial, contradictory
çekim: karşılaştırma ellentmondásosabb · üstünlük legellentmondásosabb
köken: ellentmondás + -os
aile: ellentmondásosan, ellentmondásosság
Külön érdekesség, hogy az előttük végző walesieket oda-vissza legyőzték. — Çok çekişmeli geçen çarpışmalar sonucunda Karahanlılar yenilgiye uğratıldı.
İbraniceשָׁנוּי בְּמַחֲלֹקֶת
וכובש את השני." — "Bencil ve çekişmeli bir halk birbirine tutunamaz ve birlik olmayınca hiçbir etki yaratılamaz."
Latincecontentiōsus, contrōversus
controversial
köken: From Latin controversialis, from controversia.
aile: ukontroversiel
Sæsonen 1991/92 var på mange måder et godt år. — 1991-92 sezonu oldukça çekişmeli bir sezon olarak geçti.
Norveççekontroversiell
Spillet er for det meste spillbart. — Maçlar genellikle çekişmeli geçmektedir.
Endonezcekontroversial /kɔntrovɛrˈsial/
controversial
çekim: karşılaştırma lebih kontroversial · üstünlük paling kontroversial
köken: From English controversial, from Latin controversia (“controversy”) + -al.
Bagian tengahnya difungsikan sebagai mihrab dan mimbar. — Üçüncü bölüm ise son derece canlı ve çekişmelidir.
Bulgarcaсвадлив, спорен, спо́рен /ˈspɔrɛn/
disputed, contested, challenged · controversial, questionable, polemic (for decision, plan, action)
çekim: karşılaştırma по́-спо́рни · üstünlük на́й-спо́рни
köken: From Proto-Slavic *sъporьnъ, morphologically formed as спор (spor, “dispute, conflict”) + -ен (-en).
aile: безспо́рен
Мачът е отложен първоначално. — Maç baştan sona çekişmeli gitmiştir.
спо́рна то́чка
Slovakçakontraverzný
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sen çekişmeli davranıyorsun.
You're being contentious.
1790'lar oldukça çekişmeli geçti.
The 1790s were highly contentious.
Yarışın ikinci bölümü daha çekişmeli geçer.
The second part of the race is more hotly contested.
Din hakkındaki tartışmalar sık sık çok çekişmeli.
Discussions about religion are very often contentious.
En çekişmeli mücadelenin Üsküp'te geçmesi bekleniyor.
The toughest contest is expected in Skopje.
Hırvatistan'da sıkı çekişmeli seçim kampanyası başladı
Tight, contentious election campaign begins in Croatia
Üsküp belediye başkanlığı yarışı da çekişmeli gidiyor.
The mayoral race in Skopje is also close.
Anketler: Bulgar Parlamento Seçimleri Çekişmeli Geçecek
Polls: Bulgarian Parliamentary Vote a Cliffhanger
Seçimler özellikle Split'te çekişmeli geçecek gibi görünüyor.
The election promises to be particularly fierce in Split.
Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişki sıklıkla çekişmeli olmuştur.
The relationship between pelicans and people has often been contentious.
Birinci Enternasyonal'in bir diğer çekişmeli konusu reformizmin rolü oldu.
Another issue in the First International was the role of reformism.
En çekişmeli mücadelenin Üsküp belediye başkanlığında yaşanması bekleniyor.
The fiercest battle is expected to be the mayoral race in Skopje.