first
çekim: çoğul die Ersten · tamlayan Erster
köken: From Middle High German ērest, from Old High German ērist, from Proto-West Germanic *airist.
aile: allererste, Erster, ersterer, erste Wahl, in erster Linie
🔊 Nun, dazu muss man draußen stehen. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
beforehand, previously
eş: d’abord, avant
köken: Inherited from Middle French auparavant, a univerbation of au + par + avant.
🔊 Eh bien, vous devez être dehors pour faire ça. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
🔊 un an auparavant
🔊 Je l'en avais averti longtemps auparavant.
🔊 Je n'avais jamais vu une aussi belle jeune fille auparavant.
premiere · the first use/show of something (e.g. an article of clothing, a car) · a first (something that has never happened before)
çekim: çoğul estrenos
eş: debut
köken: Deverbal from estrenar.
🔊 Bien, tienes que estar en el exterior para ello. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
at first, firstly, first of all
eş: prima
köken: Univerbation of da + prima.
🔊 Bene, devi stare all'esterno per farlo. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
сначала, прежде всего; в первую очередь
🔊 Что ж, тогда вам придётся постоять снаружи для этого. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
first
çekim: çoğul أَوَائِلُ · tamlayan أَوَّلٍ
zıt: آخِر
aile: أَسَاطِير الْأَوَّلِينَ
🔊 حسناً, يجب عليك أن تقف في الخارج لكي تفعل ذلك. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
🔊 قَرَأْتُ أَوَّلَ الْكِتَابِ.
🔊 مَا لَهُ أَوَّلٌ وَلَا آخِرٌ.
first, firstly
köken: Etymology tree Arabic أَوَّل (ʔawwal)bor. Persian اول Borrowed from Arabic أَوَّل (ʔawwal).
first
köken: Inherited from Proto-Turkic *bīrinč (“first”). By surface analysis, bir + -inci.
aile: birinci gün, birincilik, birincisi
first
köken: Morphologically бір (bır) + -інші (-ınşı). Cognate with Kyrgyz биринчи (birinci); Uzbek birinchi, Turkmen birinji, Azerbaijani birinci, Turkish birinci; Southern Altai биринчи (birinči), Khakas пірінӌі (pìrìncì); etc.
first
köken: Morphologically bir + -inchi. Cognate with Azerbaijani birinci, Kazakh бірінші (bırınşı), Khakas пірінӌі (pìrìncì), Kyrgyz биринчи (birinci), Southern Altai биринчи (birinči), Turkish birinci, Turkmen birinji, Yakut биирис (biiris).
first, at first, before something else · at first, before, earlier · only, not until
eş: direct
köken: From Middle Dutch êerst, from Old Dutch *ērist, from Proto-West Germanic *airist(ō).
aile: allereerst, eerstaangewezen, eerstaanwezend, eerstbedoeld, eerstdaags, eerstgeboorterecht, eerstgeboren, eerstgemeld, eerstgenoemd, eerstkomend
🔊 Dan moet je buiten staan. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
🔊 Het doet nu minder pijn dan eerst.
firstly, initially
eş: primente
zıt: finalmente
köken: Inherited from Old Galician-Portuguese primeiramente. By surface analysis, primeira + -mente. Compare Galician primeiramente.
🔊 Primeiro captamos a dinâmica com um conjunto de equações diferenciais. — Evvela bir takım diferansiyel denklemlerle devinimi elde ettik.
neuter nominative/accusative/vocative plural of πρώτος (prótos)
🔊 Αρχικά, προσδιορίζουμε τη δυναμική με μια σειρά διαφορικών εξισώσεων. — Evvela bir takım diferansiyel denklemlerle devinimi elde ettik.
the first (in a series)
🔊 そして彼らは芸術家だからこそ とても芸術的な気質を持っているものなのです — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
Çince 🔊 最先 , 首先 /t͡su̯eɪ̯⁵¹ ɕi̯ɛn⁵⁵/ first; initial
zıt: 最後, 最后
🔊 首先,用一系列微分方程 掌握佢嘅運動數據 — Evvela bir takım diferansiyel denklemlerle devinimi elde ettik.
first in time or sequence
eş: 앞
köken: First attested in the Yongbi eocheon'ga (龍飛御天歌 / 용비어천가), 1447, as Middle Korean 몬져 (Yale: mwòncyè).
🔊 그럼 밖에서 보셔야죠. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
🔊 먼저 얘기부터 합시다.
one; the digit or figure "1". · first-grader; person who attends the first year of school · a class of first-graders
çekim: çoğul ettor · tamlayan ettas
köken: From the digit ett (“one”).
🔊 De barnen går i ettan.
first, firstly, first of all (before anything else) · at once, right away, immediately (without waiting)
köken: Literally, “at [the] beginning [of]”.
🔊 Więc, musisz stanąć na zewnątrz by to zrobić. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
🔊 Спочатку ми використали динаміку із набором диференційних рівнянь. — Evvela bir takım diferansiyel denklemlerle devinimi elde ettik.
first, primary · first-class, high quality
köken: Borrowed from Classical Persian اول (awwal), from Arabic أَوَّل (ʔawwal), from the root ء و ل (ʔ w l).
aile: अव्वलन, अव्वलीन
first, at first, first of all, firstly (before secondly) · for starters
köken: ensi + -ksi; plural translative.
aile: ensiksikin, ensiksimainittu
🔊 Kuka antoi käskyn kaivaa ja miksi? — Evvela müstear kısaltılmıştı, bunu niçin ve hangi gerekçe ile yapmış olabilirdi?
first (before anything else), for the first time, at first, at the beginning
eş: ponejprv, nejdříve, napoprvé
köken: From první.
🔊 Zaprvé: dva paprsky světla, které si zkříží cestu, na sebe vzájemně nepůsobí. — Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.
first
köken: From archaic and dialectal întâniu, from Vulgar Latin *antaneus, metathesis of Latin *anteanus (“former, prior”) (cf. French French ancien), from Latin ante, or alternatively from a root *antevenium, from anteveniō. Compare Aromanian ntãnj, ntãnjiu.
🔊 Ei bine, trebuie să ieșiți afară pentru asta. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
before, sooner, earlier, prior · just (now), a short while ago, a little while ago, a moment ago
köken: elő- + -bb (comparative suffix)
aile: előbbi, előbbre, előbb-utóbb, mielőbb, előbb vagy utóbb
🔊 Nos, akkor kint kell állni, hogy ezt megtehessük. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
🔊 Előbb értek haza, mint én.
🔊 ובכן, אתם צריכים לעמוד בחוץ כדי לעשות את זה. — Evvela, bunu yapmak için dışarıda durmanız gerekiyor.
first, firstly · at first · not until, not till
köken: From the adjective første (“first”).
🔊 Vi fanger først dynamikken med et sæt differentialligninger. — Evvela bir takım diferansiyel denklemlerle devinimi elde ettik.