Omzunuzu silkin.
Shrug your shoulders.
Yani ilkin üç katı.
So it's 3 times the first one.
O zaman- ilkini yapalım.
So you would have-- let's do the first one.
Ben ilkin ona güvenmedim.
I didn't trust him at first.
Kaç tane gümüş tilkin var?
How many silver foxes do you have?
Bu kişi Maurice Wilkins'ti.
And this was Maurice Wilkins.
Lippincott Williams & Wilkins.
Pleural Diseases (6th ed.).
Sanatçı ilkinde solo çalmıştı.
He played solo at his first festival performance.
Eğer ilkinde - eğer (Kahkahalar)
Now it's good to use -- if you use a -- (Laughter)
Silkindim ve onları takip ettim.
I shrugged and followed them.
Hem yaratmayı ilkin yapan O'dur.
It is He who first creates and then reverts it.
Bunların ilkinde şöyle diyeceğiz,
And this first one we're gonna say,
ilkin ile daha fazla örnek cümle →