Onunla konuşmaktan ürkme.Don't be afraid to talk to him.
Robert normalde korku filmlerinden ürkmez.Robert doesn't normally get scared by horror movies.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.At destruction and famine you shall laugh, neither shall you be afraid of the animals of the earth.
Son olarak da iki yana, hayvanların denizden ürkmesini önlemek için korkuluklar yapılmıştır.Dei cinque caccia della RAF danneggiati, due di essi furono poi rottamati.
Ürkmez, maçtan sonra Real Madrid ile anlaşsa da ailevi problemleri nedeniyle bu transfer gerçekleşemedi.Po zápase sa vyjadril, že nie je spokojný v Reale Madrid, kvôli dôvodom ktoré neupresnil.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Aber wenn wir es schaffen, davor keine Angst zu haben, ist es auch anregend.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Ale když se jí přestaneme bát, je i motivující.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Dar dacă reuşim să nu ne lăsăm înspăimântaţi, ne şi stimulează.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.De ha nem találjuk ijesztőnek, akkor mindez nagyon stimuláló is lehet.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Jednak jeśli zdołamy się jej nie przerażać, potrafi być ożywiająca.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.만약에 그걸로 인해 움찔하지 않을 수 있다면 그건 또한 촉진제가 될 수 있을것입니다.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Maar als we ons er niet door laten afschrikken is hij ook stimulerend.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Mais si nous parvenons à ne pas en avoir peur, c'est aussi stimulant.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Ma se riusciamo a non aver paura, è anche stimolante.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Mas se nós conseguirmos evitar sermos assustados por ele, ele é igualmente estimulante.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Men om vi klarar av att inte skrämmas av det, så är det också sporrande.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Nhưng nếu chúng tôi cố gắng không hoảng sợ, thì nó lại kích thích.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Pero si logramos no tenerle miedo, es hasta estimulante.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Tapi, jika kita bisa menaklukan ketakutan itu, yang kita rasakan adalah semangat yang membangkitkan
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Αν καταφέρουμε, όμως, να μην φοβηθούμε, αυτό το χάσμα είναι επίσης διεγερτικό.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Але якщо нам вдасться побороти цей страх, то у нас з'явиться чудовий дороговказ.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Но, ако успеем да не се уплашим от нея, това също е и стимулиращо.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.Но если мы научимся не пугаться его, то он так же может стимулировать нас.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.אך אם אנו אוזרים אומץ שלא לפחד ממנו, יש בו גם משהו מדרבן.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.ولكن إذا تمكنا أن نتلافى الخوف منها, سنجدها أيضا محفزة.
Ama, eğer bundan ürkmemeyi başarırsak aslında son derece de motive edicidir.ボストンで感じたことですが いらだちが刺激になりました
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ale kdybyste pak i trpěli pro spravedlnost, blahoslavení jste. Strachu pak jejich nebojte se, ani se kormuťte,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ale keby ste aj trpeli pre spravedlivosť, blahoslavení ste. A ich bázne sa nebojte ani sa neznepokojujte,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ali ko bi tudi trpeli za pravičnost, blagor vam. Ne bojte pa se jih in se ne plašite,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Chiar dacă aveţi de suferit pentru neprihănire, ferice de voi! N-aveţi nici o teamă de ei, şi nu vă tulburaţi!
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››E se anche doveste soffrire per la giustizia, beati voi! Non vi sgomentate per paura di loro, né vi turbate
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››그러나 의를 위하여 고난을 받으면 복 있는 자니 저희의 두려워함을 두려워 말며 소동치 말고
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Men om I også måtte lide for Retfærdigheds Skyld, er I salige. Nærer ingen Frygt for dem, og forfærdes ikke;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Nếu anh em phải vì sự công bình mà chịu khổ, ấy thật là có phước. Chớ sợ điều họ sợ và đừng rối trí;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Nếu anh_em phải vì sự công_bình mà chịu khổ , ấy thật_là có phước . Chớ sợ điều họ sợ và đừng rối trí ;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Αλλ' εαν και πασχητε δια την δικαιοσυνην, εισθε μακαριοι τον δε φοβον αυτων μη φοβηθητε μηδε ταραχθητε,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››за да живеете през останалото в тялото време, не вече по човешки страсти, а по Божията воля.
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Но если и страдаете за правду, то вы блаженны; а страха их не бойтесь и не смущайтесь.
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Тільки ж, коли б і страждали задля правди, блаженні ви; страху яс їх не бійтесь, анї трівожтесь;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››אבל אשריכם גם אם תענו למען הצדקה אך מוראם לא תיראו ולא תעריצו׃
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››ولكن وان تألمتم من اجل البر فطوباكم. واما خوفهم فلا تخافوه ولا تضطربوا
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››你 們 就 是 為 義 受 苦 、 也 是 有 福 的 . 不 要 怕 人 的 威 嚇 、 也 不 要 驚 慌 . 〔 的 威 嚇 或 作 所 怕 的
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››你 們就是 為義 受苦 、 也是 有福 的 . 不要 怕人 的 威嚇 、 也 不要 驚慌 . 〔 的 威嚇 或 作 所 怕 的
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.(40:18) вот, он пьет из реки и не торопится; остаетсяспокоен, хотя бы Иордан устремился ко рту его.
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Att han skall vilja sluta fördrag med dig, så att du finge honom till din träl för alltid?
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Ecco, si gonfi pure il fiume: egli non trema, è calmo, anche se il Giordano gli salisse fino alla bocca
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Eis que se um rio trasborda, ele não treme; sente-se seguro ainda que o Jordão se levante até a sua boca.
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Hľa, ak ho rieka sovrie, neponáhľa sa; nadeje sa, keby sa hneď Jordán dovalil až po jeho tlamu.
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Ia tidak gentar biarpun Sungai Yordan sangat kuat arusnya, ia tetap tenang meskipun air melanda mukanya
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.하수가 창일한다 할지라도 그것이 놀라지 않고 요단강이 불어 그입에 미칠지라도 자약하니
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Mon den vil indgå en Pagt med dig, så du får den til Træl for evigt?
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Oto zatrzymuje strumieó, że się nie spieszy; tuszy sobie, iż Jordan wypije gębą swoją.
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Tekeekö se liiton sinun kanssasi, että saisit sen olemaan orjanasi ainaisesti?
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Učiní-liž smlouvu s tebou? Přijmeš-liž jej za služebníka věčného?
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Vil den gjøre en pakt med dig, så du kan få den til din træl for all tid?
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Zal hij zich er bij neerleggen dat u hem voor zijn verdere leven tot slaaf maakt?
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Ιδου, εαν πλημμυριση ποταμος, δεν σπευδει να φυγη εχει θαρρος, και αν ο Ιορδανης προσβαλλη εις το στομα αυτου.
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.Ето, ако би придошла река, той не трепери; Не се смущава, ако би се и Иордан устремил по устата му.
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.הן יעשק נהר לא יחפוז יבטח כי יגיח ירדן אל פיהו׃
Irmak coşsa bile o ürkmez, Güvenlik içindedir, Şeria Irmağı boğazına dayansa bile.هوذا النهر يفيض فلا يفر هو. يطمئن ولو اندفق الاردن في فمه.