tease
/tiːz/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"tease" kelimesinin Türkçesi: ditmek, takılmak, didiklemek, takılma, mıncıklamak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelditmek
Geneltakılmak
Geneldidiklemek
Geneltakılma
Genelmıncıklamak
Genelkızdırmak
Genelyün taramak
Genel(saç) kabartmak
Genelmikroskopla muayene için liflere ayırmak
Geneltakılmayı seven kimse
Genelcanını sıkma
Genelönce yüz verip sonra sırt çeviren genç kız.
Geneleziyet etmek
Genelrahat vermemek
Geneltedirgin etmek
Geneldurmadan rica etmek
Genelönce yüz verip sonra sırt çevirmek
Tanım
•ruffle (one's hair) by combing the ends towards the scalp, for a full effect
•the act of harassing someone playfully or maliciously (especially by ridicule); provoking someone with persistent annoyances
Diğer Dillerde
Fransızcacarder, taquiner
İspanyolcaacodiciar, alborotar, burlarse de, camelador, camelar, camelo
İtalyancaburlare, burlarsi di, cardare, pettinare, provocare, sedurre
Rusçaдразни́ть, зама́нивать, мани́ть, надоеда́ть, начёсывать, поддра́знивать
Felemenkçeplagen, zinspelen op
Japoncaからかう, ちょっかいを出す, 誘う
Korece놀리다
Çekçeškádlit
Latincevexō
Dancadrille, drillepind
Norveççeerte
Vietnamcachọc, chọc ghẹo, ghẹo
Bulgarcaдразня, закачам се, кардирам, разнищвам, разчепквам, ядосвам
Katalancapentinar
İzlandacastríða
Esperantoinciteti, moketi
Makedoncaза́дева, за́кача, прима́мува
Etimoloji
From Middle English tesen, from Old English tǣsan (“to tease”), from Proto-West Germanic *taisijan (“to separate, tug, shred”).
Kelime Ailesi
clit tease
cock tease
cocktease
cockteaser
eve-tease
prick tease
re-tease
retease
striptease
teasable
tease apart
tease out
teasee
teaseful
teaser
teasesome
teasy
untease
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O ona sataştı.
She teased him.
Dalga geçiyor.
Ned: Tease
Tom'u kızdırdım.
I teased Tom.
O bir baş belası.
She's a tease.
O bir zeka oyunu.
It's a brain-teaser.
Tom'la alay etme.
Don't tease Tom.
Benimle alay etme.
Don't tease me.
Onu kızdırmamalısın.
You shouldn't tease him.
Onunla alay etmeyin.
Don't tease him.
Bizimle alay etmeyin.
Don't tease us.
Ben çok alay edildim.
I got teased a lot.
O onu biraz kızdırdı.
She teased him a little.