swindle

/ˈswɪnd(ə)l/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"swindle" kelimesinin Türkçesi: dolandırmak, dolandırıcılık, dolandırmak, dolandırıcılık etmek, dolandırma. swindler dolandırıcı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldolandırmak
Geneldolandırıcılık
Geneldolandırmak
Geneldolandırıcılık etmek
Geneldolandırma. swindler dolandırıcı.

Tanım

•deprive of by deceit
•the act of swindling by some fraudulent scheme

Diğer Dillerde

Rusçaжу́льничать, жу́льничество, моше́нничать, моше́нничество, надува́ть, наду́ть
Arapçaجَدَعَ, غَشَّ
Azericedələduzluq, fırıldaqçılıq
Yunancaαπάτη
Japonca欺く, 詐欺, 騙す, 騙る, 騙取する
Çekçešvindl
Rumenceînșela
Macarcaátver, átverés, becsap, becsapás, csalás, kicsal
İbraniceהוֹנָה
Latincefraudō
Endonezcemengecoh, menipu
Galiçyacaenfoumar
İzlandacasvik, svindl, svindla á
Malaycapenipuan, tipu
Esperantotrompi, trompo

Etimoloji

* As an English surname, variant of Swindell. * As a German surname, Americanized from Schwindell, a diminutive of the lost Middle High German adjective swinde (“impetuous, wild”).

Kelime Ailesi

outswindle
swindle sheet
swindleable
swindledom
swindler
swindlery
swindlingly

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

O onu dolandırdı.
He swindled her.
Onu sövüşlememeliydin.
You shouldn't have swindled him.
Tom Mary'yi dolandırdı.
Tom swindled Mary.
O üçkağıtçı biri olmalı.
She must be a swindler.
O bir dolandırıcı olmalı.
She must be a swindler.
Onları nerede dolandırdın?
Where did you swindle them?
O dolandirici salak degil.
The swindler is not an idiot.
O dolandırıcı buraya cok geliyor.
That swindler is a regular here.
O satıcıdan ziyade dolandırıcı biri.
He's more of a swindler than he is a salesman.
Dan dolandırıldığını bile fark etmedi.
Dan didn't even realize that he had been swindled.
Dan parasını bir dolandırıcıya kaybetti.
Dan lost his money to a swindler.
Tom Mary'nin tüm tasarruflarını dolandırdı.
Tom swindled Mary out of all her savings.