fraud

/fɹɔːd/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"fraud" kelimesinin Türkçesi: hile, dolandırıcılık, sahtekarlık, dolandırıcılık, dolandırıcı ve hilekar kimse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhile
Geneldolandırıcılık
Genelsahtekarlık
Geneldolandırıcılık
Geneldolandırıcı ve hilekar kimse
Genelsahtekar kimse.

Tanım

•the act of swindling by some fraudulent scheme

Atasözü & Deyim

“Avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir”

Diğer Dillerde

İspanyolcadefraudador, dolo, fraude, trafa
Rusçaафе́ра, афери́ст, жу́лик, жу́льничество, моше́нник, моше́нничество
Arapçaاِحْتِيال, تَزْوِير, غِشّ
Farsçaآپارتی, شیاد, شیادی, فریب, کلاهبردار, کلاهبرداری
Korece사기
Ukraynacaшахра́й, шахра́йство
Çekçepodvod
Rumenceînșelăciune
İbraniceרַמָּאוּת
Latincecaptiō, fraudātor, fraus
Endonezcepenipu, penipuan
Vietnamcasự gian lận, sự gian trá, sự lừa lọc
Bulgarcaизма́ма, изма́ми, измамник, мошеник, трик, уловка
Slovencegoljufija, potegavščina, prevara

Etimoloji

Inherited from Middle English fraude (recorded since 1345), from Old French fraude, a borrowing from Latin fraus (“deceit, injury, offence”).

Kelime Ailesi

advance fee fraud
affinity fraud
antifraud
befraud
biofraud
carousel fraud
category fraud
click fraud
constructive fraud
copyfraud
counterfraud
cyberfraud
defraud
e-fraud
electoral fraud
familiar fraud
food fraud
fraud squad

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
deceit
faker
hoky poky
imposter
imposture
scam
swindle
trickery
bamboozler
bouncer
bullshitter
cheat
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Fraud Department
Fraud Department
Sen bir sahtekarsın.
You're a fraud.
Lav,Tüf ve Anglomeralar.
Fools, Frauds and Firebrands.
Tom sahtekârlıktan suçlu.
Tom is guilty of fraud.
Sen büyük bir düzenbazsın.
You're a big fraud.
Doktor bir dolandırıcıydı.
The doctor was a fraud.
Çin Halk Cumhuriyeti Vietnam
Fraud: China[citation needed], Vietnam.[citation needed]
O dolandırıcılıktan suçludur.
She is guilty of fraud.
Hırsızlık ve yağmacılık yapar.
Theft and fraud.
Açıkçası bu bir dolandırıcılık.
Clearly, it's a fraud.
Tom, 419 dolandırıcılığı kurbanıydı.
Tom was the victim of a 419 fraud.
Dünyada bir sürü sahtekar insan var.
There are a lot of frauds in the world.