stranger

/ˈstɹeɪndʒə/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"stranger" kelimesinin Türkçesi: yabancı, yabancı, dışarıdan gelen kimse, tanınmamış kimse, bir işin yabancısı veya acemisi. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyabancı
Genelyabancı
Geneldışarıdan gelen kimse
Geneltanınmamış kimse
Genelbir işin yabancısı veya acemisi
Genel(huk.) hakkı olmadan bir işe karışan kimse.

Görsel

Uzayın Derinliklerindeki Yabancı Gezegende Gizemli Kubbe YapısıUzayın Derinliklerindeki Yabancı Dünyada Büyüleyici Kayalık ManzaraUzayın Derinliklerinde Yabancı Gezegende Büyüleyici Gün BatımıBüyüleyici Kanyon Gün Batımında Yabancı Gezegen Manzarası

Tanım

•an individual that one is not acquainted with

Atasözü & Deyim

“Yabancı koyun kenara yatar = Yabancı kuşun başı kanadı altında olur”

Diğer Dillerde

Rusçaиноро́дец, иностра́нец, иностра́нка, незнако́мец, незнако́мка, новоприбы́вший
Arapçaأَجْنَبِيّ, غَرِيب, غَرِيبَة
Japonca外人, 外国人, 知らない人, 見ず知らず
Korece낯선 사람, 외국인, 이국인
Ukraynacaінозе́мець, інозе́мка, незнайо́мець, незнайо́мка, чужи́й, чужи́нець
Hintçeअजनबी, अन्यदेशीय, परदेशी, विदेशी
Çekçecizinec, cizozemec, neznámý
Macarcaidegen, idegenek
Latinceadvena, aliēnus, extrānea, extrāneus, hospes
Norveççeutlending
Endonezceorang asing
Vietnamcangười lạ
Bulgarcaнепозна́т, чуждене́ц, чужденка́
Slovakçacudzinec, cudzinka
Slovenceneznanec, neznanka, tujec, tujka

Etimoloji

See the etymology of the corresponding lemma form.

Kelime Ailesi

be no stranger to
cyberstranger
don't be a stranger
familiar stranger
nonstranger
perfect stranger
stranger crime
stranger danger
stranger in the night
strangerdom
strangeress
strangerhood
strangerlike
strangerly
strangership
strangerwise

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Sonraki yıl
from the Greek'xenos' for foreigner, stranger, strange.
O yabancı kim?
Who is that stranger?
Kendini özletme!
Don't be such a stranger!
O yabancı değil!
He's not a stranger!
Selamlar, yabancı.
Greetings, stranger.
O sana yabancı.[1]
She is a stranger to you.[3]
Tam bir yabancıydı.
He was an utter stranger.
Arayı soğutmayalım.
Don't be a stranger.
Tom bir yabancıydı.
Tom was a stranger.
Biz yabancı değiliz.
We're not strangers.
Yabancılara güvenme.
Do not trust strangers.
Tom tam bir yabancı.
Tom is a complete stranger.