"jump" kelimesinin Türkçesi: atlatmak, atlamak, atlama, sıçrayış, atılış. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelatlatmak
Genelatlamak
Genelatlama
Genelsıçrayış
Genelatılış
Genelfırlamak
Genelzıplamak
Genelfırlayış
Genelkışkırtmak
Genelsıçratmak
Genelzıplatmak
Genelfırlatmak
Genelsıçramak
Genelatlamak
Genelçok meşgul
Genelbaşını kaşıyacak vakti olmayan. the jumps fazla sarhoşluktan ileri gelen titremeli sayıklama hastalığı.
Geneldurup dururken bir mana vermek. jump bail ortadan kaybolup kefili kefalet borcunu ödemeye mecbur bırakmak. jump on (k. dili) saldırmak
Genelüzerinden atlamak
Geneliçine atlamak
Genelbinmek (tren)
Genelyuvasından çıkarmak
Genelgeçivermek (bahis
Genelsayfa) jump a claim zorla sahip çıkmak (arazi) jump a horse atı bir yerden atlatmak. jump a train trene atlamak. jump at a conclusion birdenbire ve düşünmeyerek sonuç çıkarmak
Genelçatmak. jump out of one' skin hayretle yerinden sıçramak. jump over the broomstick (leh.) evlenmek. jump ship gemiyi haber vermeden terketmek (tayfa) jump the gun (argo) işaret verilmeden başlamak
Genelyarışta hatalı çıkış yapmak. jump the track hattan çıkmak (tren) jumping jack sıçrayan kukla oyuncağı. jumping-off place en üst derece veya en son sınır.
Genelbir atlayışta geçilen mesafe
Genelbirden silkinme
Genelyükseliş (fiyat) broad jump uzun atlama . get the jump on one (argo) birinden evvel davranmak
Genelüstün gelerek birini şaşırtmak. give one the jumps (argo) çok sinirlendirmek
Geneltepesini attırmak. high jump yüksek atlama. jump bid (briç) deklarasyonda bir löve atlama. on the jump tetikte
Tanım
•go back and forth; swing back and forth between two states or conditions
•the act of jumping; propelling yourself off the ground
Atasözü & Deyim
“Cahile söz (laf) anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtür (zordur)”