fence

/fɛns/1 hece
noun
B1 seviye
EN → TR
"fence" kelimesinin Türkçesi: parmaklık, duvar, çit, hazırcevaplık, çeper. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelparmaklık
Genelduvarnoun
Genelçit
Genelhazırcevaplık
Genelçepernoun
Genelçitnoun
Genelduvar
Genelçeper
Genelçit
Genelduvar
Genelçeper
Genelçit
Genelikilikte kalmak
Geneltereddüt etmek.
Genelçit veya parmaklıkla etrafını çevirmek: eskrim yapmak: çalınmış (mal.) almak veya satmak
Genelkaçamaklı konuşmak. fencer eskrimci.
Geneltahta perde
Geneleskrimde kılıcın ustalıkla kullanılması
Genelçalınmış eşyaların alınıp satıldlğl yer ve bu işle uğraşan kimse. be on the right side of the fence kazanacak tarafta olmak. sit on the fence hangi tarafı tutacağını bilememek

Görsel

Geometrik Yıldız ve Oval Desenli Siyah Demir Parmaklık DetayıParmaklıkların Ardında Kırmızı Mavi Işıkla Aydınlanmış Gizemli Gözlerpencere parmaklıkları ve dal gölgesinin loş duvardaki dramatik atmosferikasklı kişinin sokakta metal parmaklıklar ardından parlak güneş yansıması anı

Tanım

•a dealer in stolen property
•have an argument about something

Diğer Dillerde

Rusçaбары́га, бары́жить, забо́р, и́згородь, огора́живать, огороди́ть
Arapçaسُور, سِيَاج
Kazakçaдуал, қаша
Özbekçedevor, toʻsiq
Tatarcaкойма
Portekizcereceptador
Japonca囲い, 垣根
Korece울타리
Ukraynacaобгоро́джувати, обгороди́ти, огоро́джувати, огороди́ти, огоро́жа, парка́н
Çekçeohrada, ohradit, ohrazovat, oplocení, oplocovat, oplotit
Macarcakerítés, orgazda
İbraniceגָדֵר, גידר
Latincesaepēs
Norveççegjerde
Endonezcepagar, perantara

Kelime Ailesi

back-fence
Belgian fence
brush fence
buck fence
Chesterton's fence
code fence
cyclone fence
dingo fence
drop fence
electrical fence
fedge
fence hopper
Fence Houses
fence in
fence line
fence lizard
fence month
fence off

Örnek Cümleler

Çiti boya.
Paint the fence.
Çiti boyadım.
I painted the fence.
Tom çiti aştı.
Tom hurdled the fence.
Çite tırmandım.
I climbed the fence.
Tom kuşkuluydu.
Tom was on the fence.
Hâlâ kararsızım.
I'm still on the fence.
Tom çiti boyadı.
Tom painted the fence.
Top çite çarptı.
The ball hit the fence.
Tom çiti onardı.
Tom fixed the fence.
Çiti tamir ettim.
I fixed the fence.
Ona çiti boyattım.
I got him to paint the fence.
O, sözüme gücendi.
She took offence at my word.