audacity

/ɔːˈdæsɪti/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"audacity" kelimesinin Türkçesi: cüret, küstahlık., cesaret, cesurluk, cürret. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcüret
Genelküstahlık.
Genelcesaret
Genelcesurluk
Genelcürret
Genelkorkusuzluk
Genelküstahlık

Görsel

Zırhlı Süvari ve Cüretkâr Beyaz Atın Parçalanan Işık Efektiyle Dramatik GörseliAltın Kraliyet Tacı ve Cüretkar Mavi Göz Makyajı ile Stüdyo PortresiKarla Kaplı Modern Yapıda Cüretkar Renkler ve Geometrik Havuz TasarımıGecenin Koyu Tonlarında Cüretkar Yıldırım ve Şimşekli Fırtına Bulutları

Tanım

•aggressive boldness or unmitigated effrontery

Diğer Dillerde

Rusçaбесстра́шие, де́рзость, сме́лость
Arapçaجُرْأَة, وَقَاحَة
Farsçaپررویی, جرأت
Felemenkçebrutaliteit, moed
Portekizceaudácia
Rumenceîndrăzneală
Macarcabátorság, rettenthetetlenség, vakmerőség
İbraniceאומץ לב, עזות מצח
Dancafrækhed
Bulgarcaбезстрашие, дързост, смелост
Taycaมุทะลุ, อหังการ
Galiçyacaafouteza, atrevemento, descaro, insolencia, ousadía
Galcebeiddgarwch, digywilydd-dra
İzlandacabíræfni, dirfska, fífldirfska, ofdirfska, ófyrirleitni, ósvífni
Esperantoaŭdaco
Yidişחוצפּה

Etimoloji

From late Middle English audacite, from Medieval Latin audacitas, from Latin audax (“bold”), from audeō (“to be bold, to dare”).

Kelime Ailesi

Caucasity
inaudacity
ovarian audacity

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Küstah şey!
Listen up! What audacity! Ah!
Ne kadar küstahsın!
What audacity!
Senin cüretine şaşırıyorum.
I am amazed at your audacity.
Performansı ile Marsilya'nın dikkatini çekti.
In Morocco he had already gained attention by his audacity.
Nasıl bana yorulduğunu söylemeye cüret edersin?
Beware your audacity! How dare you treat me like this? You proclaimed so soon that you are tired.
Yukarı çıkamıyorsan, hangi cesaretle indin oraya?
So... what audacity made you go down there, when you can't even come back up?
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.
Well this is what it's all about, this kind of dynamic display of audacity and ingenuity.
Kız aşk hayatını ona enine boyuna açar ve fikirlerini sormakta da yürek yemiştir.
She discusses her love life with him and has the "audacity" to ask his advice on it.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.
In many ways, our audacity to imagine helps push the boundaries of possibility.
Burası, umut için cesaret etmekten biraz cesaret için umut etmeye geçtiğimiz zaman.
So here, and at a time when we've gone from the audacity to hope to hope for some audacity,