aim
/eɪm/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"aim" kelimesinin Türkçesi: niyet, amaç, gaye, hedefsiz, emel. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelniyet
Genelamaç
Genelgaye
Genelhedefsiz
Genelemel
Genelmaksat
Genelhedefe doğru çevirmek mermi
Genelsöz veya iş)
Genel(gen.) at ile kastetmek
Genelmaksadı olmak
Genelnişan almak
Genelniyet etmek.
Genelnişan alma
Genelhedef yönü
Genelnişan tahtası
Genelhedef. aimless gayesiz
Genelmaksatsız. take aim nişan almak.
Görsel


Tanım
•have an ambitious plan or a lofty goal
•the direction or path along which something moves or along which it lies
Atasözü & Deyim
“Niyet hayır, akıbet hayır (selamet)”
“Öpmeye niyeti olmayan “Yanağın nerede?” diye sorar”
Diğer Dillerde
İspanyolcaabocar, asestar, baraustar, empistolar, encaminar, encañonar
Rusçaдомога́ться, име́ть в виду́, ме́тить, мише́нь, наме́рение, направля́ть
Arapçaهَدَف
Azericetuşlamaq
Kazakçaкөздеу, нысана
Portekizcealmejar, alvo, apontar, mirar, pontaria
Ukraynacaмета́, міше́нь, намага́тися, на́мір, пра́гнути, приці́литися
Çekçecíl, mířit, namířit, terč, zamířit, zamýšlet
Macarcacél, célba vesz, célkitűzés, céloz, célpont, igyekszik
Dancarette
Endonezcebidik, membidik, tujuan
Bulgarcaдомо́гвам се, мише́на, намере́ние, прице́лвам се, прице́ля се, стремя́ се
Slovakçacieľ, mieriť, zamieriť
Taycaเล็ง
Etimoloji
The verb is from Middle English amen, aimen, eimen (“to guess at, to estimate, to aim”), borrowed from Old French esmer, aesmer, asmer, from Latin ad- plus aestimare (“to estimate”), the compound perhaps being originally formed in Medieval Latin (adaestimare), perhaps in Old French. The noun is from Middle English ame, from Old French aesme, esme.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
AIM:% 1
AIM: %1
Nişan al. Ateş!
Aim. Fire!
Hedefe nişan al.
Take aim at the target.
Gözleri hedefle!
Aim for the eyes!
Bölgesel amaçlar
Territorial aims
Tanım ve amaçlar
Definition and aims
Benim hedefim bu.
That's my aim.
Daha mý iyi öyle?
You aimed for his woman
O neyi hedefliyor?
What is he aiming at?
Özel bir amacı yok.
He has no specific aim.
O, kuşa nişan aldı.
He aimed at the bird.
Amaçsızca dolaştım.
I walked around aimlessly.
İlgili Sorular
Dua ve yalvarma eylemlerinin arkasındaki niyet neye dayanır?
İyi niyet, karınız (veya sevgiliniz) ile ilişkideki sorunları hafifletmede ne kadar etkilidir?
İyi niyet, eşinizle (veya kız arkadaşınızla) barışı sağlamakta nasıl bir rol oynar?
Karınız (veya sevgiliniz) ile aranızdaki gerginliği azaltmak için iyi niyet ne kadar etkili olur?
"Bazı karakterler, yazarın niyet ettiğinden daha çok ön plana çıkar" ifadesini kendi sözlerinizle nasıl yorumlarsınız?