Ana içeriğe geç
Sözlük
/
zorba

zorba

/zoɾˈba/
adj
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"zorba" kelimesinin İngilizcesi: tyrannical, extorter, bully, tyrant, rebel. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltyrannicaladj
Genelextorternoun
Genelbullynoun
Geneltyrantnoun
Genelrebel
Genelimperious
Geneltyrant
Genelbully
Genelbully
Genelbully

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)zorbayı
Çoğul (-ler)zorbalar

Tanım

•sıfat: Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse); kefenci, müstebit, mütegallibe, despot (I), diktatör

Diğer Dillerde

to rebel, resist
çekim: geçmiş begehrte auf · ortaç aufbegehrt · şimdiki begehrt auf · ulaç aufbegehrend
köken: auf- + begehren
Ich möchte mich nicht für Raufbolde und kleine Tyrannen stark machen. — Zorbaları savunmuyorum.
bully (person who bullies)
çekim: çoğul brimeurs
köken: From brimer + -eur.
Gershon Sirota. — Jason :Zorba çocuk.
İspanyolcaabusador, abusón, acosar, bravo, bravucón, buleador (eril) /abusaˈdoɾ/
abuser
çekim: çoğul abusadores
eş: abusivo, abusón, atrevido, pasado
köken: From abusar + -dor.
No estoy abogando por los matones. — Zorbaları savunmuyorum.
İtalyancaprepotente /pre.poˈtɛn.te/
present participle of prepotere
çekim: çoğul prepotenti
eş: forte, impellente, imperioso, impetuoso, incoercibile, indomabile
köken: From Latin praepotentem, form of praepotēns (“very powerful”).
aile: prepotentemente
Non voglio difendere i bulli. — Zorbaları savunmuyorum.
انا لا أروح للمتنمرين .. — Zorbaları savunmuyorum.
Farsçaشورشی, یاغی /ʃoː.ri.ˈʃiː/
rebel
çekim: çoğul شورشیان
köken: From شورش (“rebellion”) + ـی (nominal suffix).
rebel
çekim: çoğul üsyançılar · tamlayan üsyançının
köken: üsyan + -çı.
Kazakçaбүлікші, көтерілісші /køtʲerɪlɪsˈʃɪ/
rebel, insurgent, insurrectionist
çekim: çoğul көтерілісшілер · tamlayan көтерілісшінің
köken: көтеріліс (köterılıs) + -ші (-şı).
rebel
çekim: çoğul isyonchilar · tamlayan isyonchining
köken: From isyon (“rebellion”) + -chi. Compare Turkish isyancı and Uyghur ئىسيانچى (isyanchi).
Felemenkçegewelddadig, wreed /ɣəʋɛlˈdaːdəx/
violent
çekim: karşılaştırma gewelddadiger · üstünlük gewelddadigst
köken: From geweld (“violence”) + daad (“deed”) + -ig (“-y”).
Nu pleit ik niet voor pesterijen. — Zorbaları savunmuyorum.
to terrorise (to fill with terror)
çekim: geçmiş aterrorizei · ortaç aterrorizado · şimdiki aterroriza
köken: From a- + terror + -izar.
Eu não estou a defender os rufias. — Zorbaları savunmuyorum.
guerrilla · insurgent · partisan
çekim: çoğul αντάρτες · tamlayan αντάρτη
"Θάνατος στους τυράννους" — Zorbalar "ölüm"
rebel
köken: Compound of 反(はん)逆(ぎゃく) (hangyaku, “revolt, rebellion”) + 者(しゃ) (-sha, “person”).
学校での銃やナイフへの許容が — Zorbaları savunmuyorum.
to harass; to bully; to torment
çekim: geçmiş 괴롭혔다
köken: 괴롭- (goerop-, “to be distressing”) + -히- (-hi-, causative suffix) + -다 (-da, suffix conventionally given for citation forms).
지금 저는 따돌림을 옹호하는 것도 아니고, — Zorbaları savunmuyorum.
to bully
çekim: geçmiş mobbade · ortaç mobbad · ulaç mobbande
köken: Borrowed from English mob. Attested since 1969.
aile: mobbare, mobbning
Nu förespråkar jag inte för mobbarna. — Zorbaları savunmuyorum.
bli mobbad i skolan
female equivalent of buntownik (“rebel, rogue”)
çekim: çoğul buntowniczki · tamlayan buntowniczki
köken: Etymology tree Polish bunt Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Proto-Slavic *-nъ Proto-Indo-European *-eykos Proto-Balto-Slavic *-eikas Proto-Slavic *-ikъ Proto-Slavic *-nikъ Old Polish -nik Old Polish -ownik Polish -ownik Polish buntownik Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka…
Nie opowiadam się za łobuzami. — Zorbaları savunmuyorum.
Я не підтримую шибеників. — Zorbaları savunmuyorum.
cruel, brutal, inhumane · harsh, severe, ruthless
köken: Borrowed from Sanskrit क्रूर (krūra).
aile: क्रूरता
rebellious
çekim: karşılaştırma kapinallisempi · üstünlük kapinallisin
köken: kapina + -llinen
aile: kapinallisesti, kapinallisjohtaja, kapinallisliike, kapinallisuus
Kiusaaminen on sairaus. — Zorbalık bir hastalıktır.
rebel, insurgent
çekim: çoğul buřiči · tamlayan buřiče
köken: From bouřit + -č.
aile: buřičský
Ne že bych zastávala šikanu. — Zorbaları savunmuyorum.
Rumenceintimida, rebelă, tiran /in.ti.miˈda/
to intimidate
çekim: geçmiş intimidat · ortaç intimidat · şimdiki intimidează
köken: Borrowed from French intimider.
aile: intimidare
Acum, eu nu țin partea bătăușilor. — Zorbaları savunmuyorum.
Macarcalázadó, megfélemlít /ˈlaːzɒdoː/
present participle of lázad
çekim: karşılaştırma lázadóbb · üstünlük leglázadóbb
köken: lázad + -ó (present-participle suffix)
aile: lázadói, lázadós
Azért nem vagyok az agresszió szószólója. — Zorbaları savunmuyorum.
אני לא מעודדת בריונים — Zorbaları savunmuyorum.
Latincegrassātor, rebellis, rebellō /rɛˈbɛl.lɪs/
That makes war anew, waging war again; insurgent, rebellious.
çekim: çoğul rebellēs · tamlayan rebellium
köken: From rebellō (“to renew war”) + -is (although this usually forms adjectives from nouns, not from verbs), from re- (“again”) + bellō (“to wage war”).
bog bilberry (bush)
çekim: çoğul bøller · tamlayan bølles
köken: From Proto-Germanic *bulljō, from Proto-Indo-European *bhljā (“testicle”), probably because of the similarity of the berry to testicles.
Jeg siger ikke god for ballademagere. — Zorbaları savunmuyorum.
Norveççeopprører
Til sangmesteren; en salme av David. — Ya RAB, kurtar beni kötü insandan, Koru beni zorbadan.
tidak mau menurut (perintah); mendurhaka
Saya tidak bermaksud mendukung kekerasan. — Zorbaları savunmuyorum.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish زوربه (zorba, “rebel, extorter”), from Persian زور (zor, “force, violence”).

Örnek Cümleler

Tom bir zorba.
Tom is a ruffian.
Sen bir zorbasın.
You're a bully.
Zorbalar "ölüm" .
"Death to tyrants"
Bir zorba olmayın.
Don't be a bully.
Zorbalığa uğradım.
I was bullied.
Zorbalık her yerde.
Tyranny is everywhere.
Zorbalığından vazgeç.
Quit your bullying!
Okulda bir zorba var.
There's a bully at school.
Zorbaları savunmuyorum.
Now I'm not advocating for bullies.
Her yerde zorbalık var.
Tyranny is everywhere.
Onlar bana zorbalık etti.
They bullied me.
Sen lisede bir zorbaydın.
You were a bully in high school.
zorba ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod