zorlayıcı

C2 seviye
TR → EN
"zorlayıcı" kelimesinin İngilizcesi: exigency, highpressure, coercive. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelexigency
Genelhighpressure
Genelcoercive

Tanım

•zorlayan, mücbir
•Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan

Diğer Dillerde

plural of Anforderung
Das war anspruchsvoll. — Bu zorlayıcıydı.
Fransızcacoercif, coercitif /kɔ.ɛʁ.sif/
coercive
köken: From coercion + -if.
C'était un vrai défi. — Bu zorlayıcıydı.
İspanyolcacoercitivo /koeɾθiˈtibo/
coercive
Fue un desafío. — Bu zorlayıcıydı.
forced, coercive · forced (by mechanical means)
eş: насильственный
zıt: доброво́льный
köken: прину́дить (prinúditʹ, “to force, to compel”) + -тель (-telʹ) + -ный (-nyj)
Это было сложно. — Bu zorlayıcıydı.
принуди́тельные рабо́ты
принуди́тельные ме́ры
принуди́тельная вентиля́ция
Azericeməcburi
forced, coercive · obligatory
çekim: karşılaştırma daha məcburi · üstünlük ən məcburi
köken: From məcbur + -i.
aile: məcburilik
Portekizcecoercivo /ko.eʁˈsi.vu/
coercive · repressive, punishing
Foi um desafio. — Bu zorlayıcıydı.
Lehçekrytyczna sytuacja, pilna potrzeba
Było to wyzwaniem. — Bu zorlayıcıydı.
Ukraynacaвимога, потреба (dişil) /ʋeˈmɔɦɐ/
requirement, demand
çekim: çoğul вимо́ги · tamlayan вимо́ги
aile: вимо́гливий
Знаєте, це не жарти. — Bilirsiniz, bu zorlayıcı bir şeydir.
Fincepainostus-
Nämä kuvaajat ovat aaltoilevia ja mukaansatempaavia mutta ihmisen näkökannalta eivät kovinkaan hyödyllisiä. — Bu grafikler zorlayıcı ve dalgalı, ama insanların bakış açısından aslında çok bir faydası yok.
Çekçedonucovací, vynucovací
Už se blížíme! — Bu güzel, zorlayıcı bir soru.
Bulgarcaпринудителен
Това беше истинско предизвикателство. — Bu zorlayıcıydı.
Katalancacoercitiu
coercive

Örnek Cümleler

Bu zorlayıcıydı.
That was challenging.
Zorlayıcı olmayan feda
Non-forcing sacrifice
Tom zorlayıcı, değil mi?
Tom is compulsive, isn't he?
Bu güzel, zorlayıcı bir soru.
We're almost there!
Sen zorlayıcı bir şikayetçisin.
You're a compulsive complainer.
Bilirsiniz, bu zorlayıcı bir şeydir.
You know, this is some tough stuff.
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
You are not a warden over them,
Bir tane daha zorlayıcı soru yapalım.
Let's do one more slightly hairy one.
Bu yüzden bu problem biraz daha zorlayıcı.
And this is why it's slightly more a challenging problem here
Sizi uyarıyorum, bu soru zorlayıcı bir soru.
I should warn you this is a challenging question.
Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.
You (Prophet Muhammad) are not a tyrant over them.
Bu fotoğrafımı neredeyse zorlayıcı buluyorum.
I found this photography of mine almost compulsive.
zorlayıcı ile daha fazla örnek cümle →