köken: Inherited from Vulgar Latin *escarpsus, from Late Latin excarpsus (“rare”), from *excarpere (“pluck out”), from classical Latin excerpere. Related to English scarce.
aile: escaso margen, escasear
Noruega fue el único participante del grupo. — Norveç, birliğin zoraki üyesiydi.
Я с трудом выдавливал из себя улыбку, потому что моя девушка, боже, она меня бросила. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
Arapçaنَادِر
يعمل ملايين الناس اليوم كعمال مستعبدين. — Bazılarına bugün bile zoraki işçilik yaptırılmaktadır.
Ik lach, een beetje geforceerd, denk ik, want mijn meisje, man, ze was weg. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
köken: Learned borrowing from Ancient Greek βεβῐᾰσμένος (bebĭăsménos). Formal perfect participle of βιάζομαι (viázomai), passive voice of βιάζω² ("Ι rush"). It retains the ancient reduplication βε-β...-.
Και χαμογελάω, μετά βίας, νομίζω, επειδή το κορίτσι μου, φίλε, είχε φύγει. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
köken: From classical -na adjective 珍(めずら) (mezura) + しい (-shii, adjective-forming suffix). Ultimately from Old Japanese verb 愛づ (medu, medzu), modern Japanese 愛でる (mederu, “to love; to admire, to appreciate”). The meaning originally referred to something that was admirable or favorable, something that had value, as an extension of the underlying verb. This meaning is used in the Man'yōshū, dating to…
scarce, not much of something · somewhat less than
çekim: karşılaştırma knappare · üstünlük knappast
köken: From Middle Low German knap, whence also German knapp, Danish knap. Further cognate with Dutch knap. Compare also Danish næppe (“hardly at all”).
aile: knappa in, knapphet, knapphändig
För detta behövs läkarens remiss för tvångsvård (pakkohoitolähete). — Bunun için bir doktorun zoraki tedavi sevk kâğıdı (pakkohoitolähete) gereklidir.
I uśmiecham się na nim trochę sztucznie ponieważ dziewczyna z którą byłem odeszła ode mnie. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
çekim: karşılaştırma harvinaisempi · üstünlük harvinaisin
zıt: yleinen
köken: harvi- (“few”) + -nainen; the -i- is not regular, but may be by contamination from the dialectal harviainen (= harva + -iainen). Coined by Finnish physician and philologist Elias Lönnrot in 1851.
çekim: karşılaştırma násilnější · üstünlük nejnásilnější
eş: agresivní
köken: From násilí + -ný.
aile: násilí, násilník, násilnost
A já se usmívám tak trochu nuceně, mám ten pocit, protože ta dívka, kterou jsem měl, odešla. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
köken: Borrowed from Javanese langka, from Proto-Malayo-Polynesian *la(ŋ)ka.
aile: kelangkaan
Dan saya berlayar, agak sedikit terpaksa saya kira, karena kekasih saya, baru pergi. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
А аз се усмихвам, малко насила, мисля, защото момичето, с което бях, Господи, си беше отишло. — Ve ben gülümsüyorum, oldukça zoraki, sanıyorum, çünkü bahsettiğim kız gitmişti.
poor (lacking or having very little of the necessary means of subsistence) · poor (having poor inhabitants, lacking the necessary means for their subsistence) · poor, insufficient, scarce (lacking important components in its preparation; not available in sufficient quantity)
çekim: karşılaştırma trūcīgāks · üstünlük vistrūcīgākais
eş: nabags, nabadzīgs, mazturīgs, nemantīgs
zıt: bagāts, mantīgs, turīgs
köken: From trūk(t) (“to lack”) + -īgs, with palatalization of k to c.
köken: Etymology tree Latin maleder. Old French mal- Middle French mal- French mal-bor. Esperanto mal- Latin abundōder. Esperanto abunda Esperanto malabunda From mal- + abunda.