varsıl

adj
TR → EN
"varsıl" kelimesinin İngilizcesi: rich, wealthy, affluent, rich, wealthy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrichadj
Genelwealthyadj
Genelaffluent
Genelrich
Genelwealthy

Tanım

•parası, malı çok olan, zengin, yoksul karşıtı
•Parası, malı çok olan

Diğer Dillerde

Almancareich, wohlhabend /ʁaɪ̯ç/
rich, wealthy (having a lot of money and possessions) · rich (plentiful, abundant)
çekim: karşılaştırma reicher · üstünlük am reichsten
eş: Deutschland, Sphäre, Welt, Bereich
zıt: arm
köken: From Middle High German rīche, from Old High German rīhhi (“rich, mighty”), from Proto-West Germanic *rīkī, from Proto-Germanic *rīkijaz, a derivative of *rīks (“king, ruler”), itself a borrowing from Proto-Celtic *rīxs (compare Irish rí). All from Proto-Indo-European *h₃reǵ- (“to rule”), from which Latin rēx is derived. See also German Reich. Cognates include Danish rig, Dutch rijk, English…
aile: abreichern, abwechslungsreich, actionreich, anreichern, anspielungsreich, aufschlussreich, aussichtsreich, bedeutungsreich, bereichern, detailreich
Anfangs lebten sie in Saus und Braus. — Başlangıçta varsıllık içinde yaşıyorlardı.
Sie ist sehr reich.
Es ist reich an Ballaststoffen.
Fransızcananti, riche /nɑ̃.ti/
paid, having received wages · rich, well-off, well-to-do
çekim: çoğul nantis
köken: Past participle of nantir.
Elle a vécu heureuse contrairement à sa sœur. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
İspanyolcaacomodado, adinerado, cargado, ficho, fichudo, pesudo /akomoˈdado/
well-off, well-to-do, affluent, wealthy · accommodated, settled in · suitable, fitting, comfortable
çekim: üstünlük acomodadísimo
köken: From acomodar + -ado.
Jehovah hace empobrecer y hace enriquecer. Él humilla y enaltece — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
nació en una familia acomodada
well-to-do, wealthy, prosperous · having, possessing
çekim: çoğul abbienti
eş: agiato, danaroso, facoltoso, provvisto di mezzi, benestante, possidente
köken: From Latin habentem, present active participle of habeō (“have, hold, possess”). The geminate /bb/ could reflect transmission via an old Italian abbere (variant of avere), analogy with the regular subjunctive form abbia (< Latin habeam), or simply an independent gemination before /j/.
Come sua sorella, era anche molto ricca. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
Gli abbienti e i non abbienti
Rusçaбогатый, состоятельный
Южноамериканские подвиды немного больше и светлее. — Güneydeki İngiliz sömürgeleri ise daha kalabalık ve varsıllardı.
Arapçaغَنِيّ
الرب يفقر ويغني. يضع ويرفع. — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Farsçaپولدار, ثروتمند, رایومند, غنی /puːl.ˈdaːr/
rich, well-off, wealthy (possessing much money)
çekim: karşılaştırma پولدارتَر · üstünlük پولدارتَرین
zıt: فقیر
köken: From پول (pul, “money”) + ـدار (-dâr, “having”).
Azericevarlı, zəngin
rich, wealthy
zıt: kasıb, yoxsul, möhtac, fağıra, tavanasız, miskin
köken: Morphologically var + -lı.
Kazakçaбай, дәулетті /bɑj/
rich, wealthy
çekim: çoğul байлар · tamlayan байдың
köken: Inherited from Proto-Turkic *bāy (“rich, noble; many, numerous”). Cognate with Turkish bay, etc.
Özbekçeboy
Felemenkçerijk, vermogend, welgesteld, bemiddeld
rijk, vermogend, welgesteld, bemiddeld
Sommigen geeft Hij armoede, anderen rijkdom. De één vernedert Hij, de ander wordt verhoogd. — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Portekizcefarto, rica /ˈfaʁ.tu/
stuffed · abundant, rich, hearty · fed up, tired, annoyed
çekim: karşılaştırma mais farto · üstünlük o mais farto
köken: From Old Galician-Portuguese farto, from Latin fartus. Cognate with Galician farto and Spanish harto. Doublet of harto
aile: fartamente
Ela também se torna mais segura de si como mulher. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
Há um café da manhã farto.
Estou farto de isto tudo.
Yunancaεύπορος, πλούσιος /ˈef.po.ɾos/
affluent, well-to-do, wealthy
eş: ευκατάστατος, πλούσιος
zıt: άπορος, φτωχός
köken: Learned borrowing from Ancient Greek εὔπορος (eúporos). By surface analysis, εύ- (éf-) + πόρος (póros)
Ο Κυριος πτωχιζει και πλουτιζει, ταπεινονει και υψονει. — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Japonca富有な, 裕福な, 豊かな, 金持ちの, 金持の
姉と同じく貧乳が悩み。 — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
Korece부유하다, 풍부하다, 풍부한 /ˈpu(ː)juɦa̠da̠/
wealthy; rich
eş: 떠다니다
köken: 부유(富裕) (buyu) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
누나와 마찬가지로 츤데레 속성. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
wealthy (rich) · able, capable
çekim: karşılaştırma förmögnare · üstünlük förmögnast
zıt: fattig, oförmögen
HERREN gör fattig, han gör ock rik; han ödmjukar, men han upphöjer ock. — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Lehçebogaty, zamożny /bɔˈɡa.tɘ/
rich, wealthy · rich, fancy, ostentatious · rich; varied
çekim: karşılaştırma bogatszy · üstünlük najbogatszy
eş: dostatni, majętny, zamożny, zasobny, dziany, nadziany
zıt: biedny, goły, niebogaty, skromny, ubogi, prosty
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰeh₂g-der. Proto-Slavic *bȍgъ Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Balto-Slavic *-āˀtas Proto-Slavic *-а̀tъ Proto-Slavic *bogàtъ Old Polish bogaty Polish bogaty Inherited from Old Polish bogaty.
aile: arcybogaty, bogaty z domu, niebogaty, przebogaty, bogactwo, bogacz, bogaczka, bogata przeszłość, bogatek, bogatka
Pan ubogiego czyni i zbogaca, uniża i wywyższa. — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Jego ojciec było bardzo bogatym człowiekiem.
Gleba w tym regionie jest bogaty w minerały.
Copiosus, Okwity/ [...] Doſtáteczny Zbytny/ Bogáty.
Ukraynacaбага́тий
Така ж противна, як і своя сестра. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
Hintçeअमीर, गनी, धनवान, धनी, संपन्न /ə.miːɾ/
rich · wealthy
çekim: çoğul उमरा
köken: Borrowed from Classical Persian امیر (amīr), from Arabic أَمِير (ʔamīr).
Finceäveriäs, rikas, runsas, varakas /ˈæʋeriæs/
very wealthy or rich
çekim: karşılaştırma äveriäämpi · üstünlük äveriäin
köken: From äver- + -iäs; the root is seemingly found in the dialectal adjective äveri, but its origin is unknown.
aile: äveriäisyys, äveriäästi, äveriöityä, ävertyä, ävärtyä
Hän on siskonsa tavoin erittäin kilpailuhenkinen. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
Çekçebohatý /ˈboɦatiː/
rich
çekim: karşılaştırma bohatší · üstünlük nejbohatší
eş: zámožný, zazobaný, prachatý, hojný, štědrý, opulentní
zıt: chudý
köken: Inherited from Old Czech bohatý, from Proto-Slavic *bogatъ.
aile: bohatství, zbohatnout
Hospodin ochuzuje i zbohacuje, ponižuje i povyšuje. — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Ne, jsme bohatí.
Rumenceavut, bogat /aˈvut/
past participle of avea
çekim: geçmiş of avea · ortaç of avea
köken: Past participle of avea. From Vulgar Latin *habūtus, replacing Classical Latin habitus.
aile: avuție, înavuți
Domnul sărăceşte şi El îmbogăţeşte, El smereşte şi El înalţă — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Macarcagazdag, vagyonos /ˈɡɒzdɒɡ/
rich, wealthy · rich (productive or fertile; used with -ban/-ben)
çekim: karşılaştırma gazdagabb · üstünlük leggazdagabb
eş: a bőre alatt is pénz van, aranyélete van, dúskál a pénzben, él, mint egy kiskirály, mint hal a vízben
zıt: szegény
köken: First attested in 1372. From Alanic *ɣaždug. Compare Ossetian хъӕзды́г (qæzdýg), гъӕздуг (ǧæzdug, “rich”). The noun gazda probably influenced the voicing of the word-initial consonant.
aile: gazdagít, gazdagodik, gazdagszik, gazdagon, gazdagság, dúsgazdag, ötletgazdag, újgazdag
Az Úr szegénynyé tesz és gazdagít, Megaláz s fel is magasztal; — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
İbraniceאָמִיד, עָשִׁיר
משל כאילו אכן הייתה אחותה ממש. — Kız kardeşi gibi aynı zamanda oldukça varsıldı.
Latincedīs, dīves, locuplēs
Dancarig /ˈʁiˀ/
rich (having wealth), wealthy, affluent · exuberant, luxuriant
çekim: karşılaştırma rigere · üstünlük rigest
zıt: fattig, arm
köken: From Old Danish rik, from Old Norse ríkr (“rich”), from Proto-Germanic *rīkijaz, a derivative of *rīks (“king, ruler”), itself a borrowing from Proto-Celtic *rīxs, from Proto-Indo-European *h₃rḗǵs.
HERREN gør fattig, gør rig, han nedbøjer — O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Endonezcekaya /ˈkaja/
rich, wealthy · powerful
çekim: karşılaştırma lebih kaya · üstünlük paling kaya
köken: From Malay kaya (“rich”), from Proto-Malayo-Polynesian *kaya, from Proto-Austronesian *kaya (“able, capable, strong, wealthy”). Cognate of Tagalog kaya, especially Tagalog may-kaya.
aile: diperkaya, kekayaan, memperkaya, mengayakan, pengayaan, terkaya
Vietnamcagiàu /zaw˨˩/
rich; affluent; wealthy · abundant; copious; plentiful
köken: From Proto-Vietic *k-ɟaw. Compare North Central Vietnamese tràu. Attested in Quốc âm thi tập (國音詩集) as 𢀭, composed of 巨 (MC gjoX) + 朝 (MC drjew) (modern SV: cự triều). Attested as giầu in the Dictionarium Annamiticum Lusitanum et Latinum (1651).
Khi ấy anh cũng lái những chiếc xe dùng động cơ Renault như đội Williams. — Böylece araç, rakip Williams araçlarına benzer biçimde Renault V10 motoruyla varsıllaştırılmıştır.
giàu sụ

Etimoloji

From var + -sıl, modelled after yoksul.

Örnek Cümleler

O kimini yoksul, kimini varsıl kılar; Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
Yahweh makes poor, and makes rich. He brings low, he also lifts up.
Her yıl milli gelirin takribi %5'i varsıllardan yoksullara aktarılıyordu.
About 5% of the national income every year was transferred from the rich to the poor.
Varsıl çiftlik sahiplerinin yaşadığı eyaletler yangının ardından ağır biçimde vergilendirildiler.
To fund this, the provinces were heavily taxed following the fire.
varsıl ile daha fazla örnek cümle →