"paralı" kelimesinin İngilizcesi: paid. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Tanım
•para karşılığında
•para karşılığında sağlanan, bedava olmayan
•parası çok olan, zengin (kişi)
•Sakarya ili Karasu ilçesine bağlı bir köy.
•üzerinde yuvarlak ve irice benekleri olan
•Para karşılığında sağlanan, bedava olmayan
•Parası, malı çok olan
•Üzerinde yuvarlak ve irice benekleri olan
Diğer Dillerde
paid (not free)
zıt: gratis, gratuito
Son trabajos encargados — Paralı işler.
pay, chargeable (requiring payment; operable or accessible on deposit of coins)
eş: оплачиваемый
zıt: беспла́тный
köken: пла́та (pláta) + -ный (-nyj)
Это все заказы. — Paralı işler.
пла́тная доро́га
paid (having been paid for)
çekim: çoğul pagos
köken: From pagar (“to pay”).
São encomendadas. — Paralı işler.
paid, nonfree, costing money
zıt: मुफ़्त, निःशुल्क
köken: From स- (sa-, “with”) + शुल्क (śulk, “fee”).
singular present passive participle of pagi
Etimoloji
From para (“money”) + -lı
Örnek Cümleler
Paralı işler.
They are commissioned.
Tom paralı askerdi.
Tom was a mercenary.
Tom paralı biriyle evlendi.
Tom married into money.
Eskiden bu köprü paralıydı.
This bridge used to be a toll bridge.
Ülkede yüksek öğretim paralıdır.
Teaches on a national level.
Paralı insanlar tereyağ alabildi.
People with money were able to buy butter.
Sırp paralı askerleri Libya'da mı?
Serbian mercenaries in Libya?
İleride bir paralı geçiş yeri var.
There's a tollgate ahead.
Ailenin şerefini beş paralık ettin.
You have dishonored the family.
Ailemin itibarını iki paralık ettim.
I have dishonored my family.
Bu savaşa Paralı Askerler Savaşı denir.
Defenders of Human Rights will call it a dirty war.
paralı ile daha fazla örnek cümle →İlgili / Bileşik Terimler
Genelmercenary
Genelmercenary