pürüz
/pyˈɾyz/
noun
C2 seviye
TR → EN
"pürüz" kelimesinin İngilizcesi: unevenness, asperity, burr. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelunevennessnoun
Genelasperity
Genelburr
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)pürüzü
Yönelme (-e)pürüze
Bulunma (-de)pürüzde
Çıkma (-den)pürüzden
Tamlayan (-in)pürüzün
Çoğul (-ler)pürüzler
Tanım
•Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur.
•engel.
•Bir şeyin gerçekleşmesini ya da yapılmasını önleyen sebep ya da şey
•Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık, çıkıntı
Diğer Dillerde
AlmancaGrat, Klette, Mahlscheibe, Mahlstein, Mahlwerk, ratschen (eril) /ɡʁaːt/
ridge · edge · flash
çekim: çoğul Grate · tamlayan Grates
eş: Berggrat, Gebirgsgrat, Bart, Kante, Dachgrat
köken: Inherited from Middle High German grāt, from Old High German grāt, according to Pokorny, probably related to Proto-Germanic *granō (“awn”). Doublet of Gräte.
Rauheit: — Pürüzlük oranı:
Fransızcaaspérité, barbe, bardane, écharde, grasseyement, grasseyer (dişil) /as.pe.ʁi.te/
asperity · ruggedness
çekim: çoğul aspérités
köken: From Latin asperitātem.
Rugosité & #160;: — Pürüzlük oranı:
İspanyolcaarrastrar las erres, aspereza, asperidad, astilla, cadillo, erre francesa (dişil) /aspeˈɾeθa/
asperity · roughness, harshness, coarseness
çekim: çoğul asperezas
zıt: suavidad
köken: From áspero (“rough”) + -eza.
Aspereza: — Pürüzlük oranı:
İtalyancaasperità, asprezza, asprità, bava, erre moscia, macina (dişil) /as.pe.riˈta/
asperity
eş: ruvidezza, ruvidità, asprezza, sporgenza, scabrosità, difficoltà
köken: Borrowed from Latin asperitātem.
Ruvidità: — Pürüzlük oranı:
Rusçaнеровный край, препятствие (nötr) /prʲɪˈpʲat͡stvʲɪje/
obstacle, impediment
çekim: çoğul препя́тствия · tamlayan препя́тствия
Шероховатость: — Pürüzlük oranı:
Arapçaحِدَّة
الخشونة: — Pürüzlük oranı:
Felemenkçebraam, brouwen, hardvochtigheid, splinter (dişil) /braːm/
a bramble, a common blackberry shrub (Rubus fruticosus) · a common blackberry, a bramble (fruit) · one of certain other shrubs of the genus Rubus or their fruits
çekim: çoğul bramen
eş: braambes
köken: From Middle Dutch brame, from Old Dutch *brāmo, from Proto-West Germanic *brāmijō, from *brām + *-jō.
aile: braambes, braambos, braamsluiper, braamstruik, dauwbraam, gewone braam, viltbraam
Ruwheid: — Pürüzlük oranı:
Portekizceasperidade, carrapicho, ouriço, rebarba, rotacismo (eril) /ka.ʁaˈpi.ʃu/
any plant of the Acanthospermum genus · the fruit of that plant · bun, part of the hair lying on the back of the head
çekim: çoğul carrapichos
eş: carapinha
köken: Alteration of carrapito.
Rugosidade: — Pürüzlük oranı:
Yunancaλαρυγγισμός
ο ήχος που σχηματίζεται στο λάρυγγα, χωρίς να αλλοιωθεί από το στόμα ή τη μύτη
Τραχύτητα: — Pürüzlük oranı:
İsveççegrad, kardborre, skorra, skorrning, tungrots-r
degree (extent) · degree (unit of temperature, in Celsius, Fahrenheit, Kelvin, etc.) · degree (angular unit)
çekim: çoğul grader · tamlayan grads
köken: From Latin gradus
Ytgrovhet: — Pürüzlük oranı:
I vilken grad bör man fokusera på kebabsåsens krämighet?
tredje gradens brännskador
närkontakt av tredje graden
wymawiać fonem /r/ na sposób francuski, z charakterystyczną wibracją języczka: [ʁ]
Chropowatość: — Pürüzlük oranı:
Ukraynacaграсирувати, реп'я́х
Шершавість: — Pürüzlük oranı:
Finceankaruus, ärrävika, kitkainen kohta, pörinä, säle, sälö /ˈɑŋkɑruːs/
strictness, harshness, austerity (characteristic)
çekim: çoğul ankaruudet · tamlayan ankaruuden
köken: ankara (“strict, harsh, austere”) + -uus
Sille syötetään vain numero. — Ve o sayı da pürüz değeri.
Çekçe(zubařská) vrtačka, kulička z lopuchu, ostnatý plod, otřep, ráčkování, ráčkovat (nötr) /ˈraːt͡ʃkovaːɲiː/
rhotacism (mispronouncing of /r/)
çekim: çoğul ráčkováním
A to číslo byla hrubost. — Ve o sayı da pürüz değeri.
Rumenceasperitate, asprime, graseia, graseiere (dişil)
asperity
çekim: çoğul asperități · tamlayan asperități
köken: Borrowed from French aspérité. and Latin asperitātem
Asperitate: — Pürüzlük oranı:
Macarcabogáncs, raccsol, raccsolás /ˈboɡaːnt͡ʃ/
thistle
çekim: çoğul bogáncsok
köken: From bogáncs.
Durvaság: — Pürüzlük oranı:
Bogáncs - Thistle (a 1957 novel about a sheepdog by István Fekete)
Norveççeskarre-r
Myk palett — Pürüzsüz Palet...
Bulgarcaле́пка, разлом, рязкост (eril) /rɐzˈɫɔm/
notch, cleft, fracture, rupture · fault, fissure, crack (continuous deformation or fracture of earth's crust)
çekim: çoğul разло́ми
köken: From Proto-Slavic *orzlomъ. Morphologically formed as раз- (raz-) + лом (lom, “break, fracture”).
Грапавост: — Pürüzlük oranı:
Slovakçaráčkovanie, ráčkovať /raːt͡ʃkɔvac/
to suffer from rhotacism (to pronounce the letter r at the back of the mouth)
çekim: geçmiş bol by som ráčkoval · şimdiki ráčkuje · ulaç ráčkujúci
köken: Derived from Austrian German ratschen.
Drsnosť: — Pürüzlük oranı:
second-person singular imperative of käima (“to walk”)
Poolsaare lõunaosas muutuvad mäed kohati künklikuks tasandikuks. — Varzı'nın güneyinde arazi birdenbire çok pürüzlü dağlara dönüşür.
roughness (the property of being rough)
çekim: çoğul aspreses
köken: From aspre + -esa.
Galiçyacaourizo (eril) /owˈɾiθo̝/
chestnut burr · hedgehog · sea urchin
çekim: çoğul ourizos
köken: From Old Galician-Portuguese *ouriço, from Latin ēricius (“hedgehog”). Cognate with Portuguese ouriço, Asturian oriciu, Spanish erizo.
aile: ouriceira
Baskçakirrimarra
İrlandacagairge (dişil) /ˈɡaɾʲɪɟə/
harshness, fierceness · asperity · pungency
çekim: tamlayan na gairge
köken: From Middle Irish gairge. By surface analysis, garg + -e.
aile: gairgeach
Gürcüceეკალი /e̞kʼäli/
bur, prickle, sticker, thorn
çekim: çoğul ეკლები · tamlayan ეკლის
köken: From Old Georgian ეკალი (eḳali).
aile: ეკალ-ბარდი, ეკალს აუშვებს, ეკალი აასხდება
Esperantokartavado, kartavi, kartavo, splitaĵo /karˈtavi/
to burr (to pronounce some consonants, especially /r/, with a rolling sound in the back of the throat)
çekim: geçmiş kartavis · ortaç kartavinta · ulaç kartavanta
köken: Etymology tree Russian картавить (kartavitʹ)bor. Esperanto kartavi Borrowed from Russian картавить (kartavitʹ).
Belarusçaдзед, калю́чка /d͡zʲet/
grandfather
çekim: çoğul дзяды́ · tamlayan дзе́да
köken: From Proto-Slavic *dědъ. Cognate with Russian дед (ded), Ukrainian дід (did).
aile: пра́дзед
Etimoloji
Farsça porz پرز
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Pürüzlük oranı:
Roughness:
Bu kağıt pürüzlü.
This paper is rough.
Zemin pürüzlüydü.
The floor is uneven.
Onun teni pürüzsüz
Her skin is smooth.
Gerçekten pürüzsüz.
It's really smooth.
Yol çok pürüzlü idi.
The road was very rough.
Taş tamamen pürüzsüz.
The stone is perfectly smooth.
Yeşil küp pürüzsüzdür.
The green cube is smooth.
Et pürüzsüz ve yumuşak.
The meat is smooth and soft.
Onun pürüzsüz elleri var.
He has smooth hands.
Pürüzsüz bir tıraş oldum.
I got a smooth shave.
Bu yumuşak ve pürüzsüzdür.
This feels soft and smooth.
İlgili Sorular
Ağzımın iç kısmında bir pürüz hissediyorum. Hangi uzman doktora gitmeliyim?
Ağzımın içinde bir kabarıklık ve pürüz hissediyorum, hangi uzman doktorla muayene olmalıyım?
Ağız içimde bir doku pürüzlülüğü var, bu konuda hangi doktor yardımcı olur?
Bıyık tıraşında kesilmeyi engellemek ve pürüzsüz bir görünüm elde etmek için ipuçları nelerdir?
40 yaşındayım, plastik ameliyatsız pürüzsüz bir cilt nasıl elde ederim?