müracaat

noun
TR → EN
"müracaat" kelimesinin İngilizcesi: appeal, application, recourse, reference, application. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelappealnoun
Genelapplication
Genelrecourse
Genelreference
Genelapplication
Genelapplication

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)müracaatı
Yönelme (-e)müracaata
Bulunma (-de)müracaatta
Çıkma (-den)müracaattan
Tamlayan (-in)müracaatın
Çoğul (-ler)müracaatlar

Tanım

•başvuru
•danışma
•herhangi bir eserden yararlanma
•Başvurma işi
•Bir konu hakkında birinin düşüncesini sorma
•Herhangi bir eserden yararlanma

Diğer Dillerde

Almancaanfrage, anmeldung, bewerbung (dişil)
inquiry
çekim: çoğul Anfragen · tamlayan Anfragen
eş: Befragung, Erkundigung, Gesuch, Nachfrage
köken: Deverbal from anfragen.
Berühmt aber wurde er durch seinen Buchschmuck. — Tuğ-Tegin de onun müracaatını müspet karşılamıştı.
Fransızcaappel, appeler (à), application, attrait, candidature, demande (eril) /a.pɛl/
call · appeal
çekim: çoğul appels
köken: See the verb appeler (“to call (out)”)
aile: appel à la prière, appel d'air, appel de note, appel de phares, appel d'offres, appel en absence, centre d'appels, faire appel, manquer à l'appel, produit d'appel
Il s’agit de la lettre V diacritée d’un caron. — Bu müracaat için bir vasıta olan "Godden v.
lure, allure · incentive
çekim: çoğul alicientes
eş: acicate, atractivo, estímulo, incentivo
köken: Borrowed from Latin allicientem (“enticing”).
El mamparo interno, sin embargo, permanecía intacto. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
reflexive of appellare · to appeal (to or against)
çekim: geçmiş appellàtosi · ortaç appellàtosi · şimdiki si appèlla · ulaç appellàntesi
eş: ricorrere, rivolgersi, chiamarsi
Tuttavia, la struttura in cemento rimase intatta. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Rusçaапелли́ровать, апелля́ция, воззва́ние, зая́вка, заявле́ние, нра́виться
Однако машины оставались невредимыми. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Arapçaاِسْتَأْنَفَ, اِسْتِئْنَاف, اِسْتِمَارَة, اِلْتِمَاس, تَطْبِيق, طَلَب
انه يقدم لوظائف قانونية ومصرفية وطبية، و يتحصل على البعض منها — Kanuni, işlemsel ve tıbbi işler için müracaat ediyor ve bazılarına yerleşiyor.
Farsçaاستیناف, جاذبه, جالب بودن, درخواست کردن, فرجامخواهی, کشش /d͡ʒaː.zi.ˈba/
gravitation
köken: Borrowed from Arabic جَاذِبَة (jāḏiba). Compare Arabic جَاذِبِيَّة (jāḏibiyya, “gravitation”).
Azericeçağırış, proqram, tətbiq /t͡ʃɑɣɯˈrɯʃ/
call, appeal · summons, subpoena · invitation
çekim: çoğul çağırışlar · tamlayan çağırışın
köken: Morphologically, from çağır- (“to call”) + -ış. The military sense is a semantic loan from Russian призы́в (prizýv). The sense 'parliamentary term' is a semantic loan from Russian созы́в (sozýv).
aile: çağırışçı
İran Cənubi Qafqazda sülh çağırışı ilə çıxış edir
Məhkəməyə çağırış barədə sənədi rəsmi qaydada aldıqda, məhkəməyə getmək lazımdır.
Azərbaycan Milli Məclisinin VI çağırışı
application, app
çekim: çoğul қолданбалар · tamlayan қолданбаның
Özbekçeariza, arznoma, ilova
formal petition, application
çekim: çoğul arizalar · tamlayan arizaning
köken: Borrowed from Arabic عَرِيضَة (ʕarīḍa).
Tatarcaкушымтама
Felemenkçeaanbrengen, aanschrijven, aanspreken, aantrekkelijk zijn, aantrekken, aanvraag /ˈaːmbrɛŋə(n)/
to mount, attach · to apply (e.g. paint onto a surface) · to fix, adjust
çekim: geçmiş brachten aan · ortaç aangebracht · şimdiki brengt aan · ulaç aanbrengend
köken: From aan + brengen.
aile: aanbreng, aanbrenger, aanbrenging, aanbrengsel, aanbrengst
Slechts enkele folio's bleven intact. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Portekizceapelação, apelo, aplicação, atrair, inscrição, recorrer (dişil) /a.pe.laˈsɐ̃w̃/
appeal
çekim: çoğul apelações
köken: Learned borrowing from Latin appellātiōnem. By surface analysis, apelar + -ção.
Está a candidatar-se para trabalhos legais, bancários e médicos, e a conseguir alguns deles. — Kanuni, işlemsel ve tıbbi işler için müracaat ediyor ve bazılarına yerleşiyor.
request · application · petition
çekim: çoğul αιτήσεις · tamlayan αίτησης
eş: ζήτηση, παράκληση
köken: From Ancient Greek αἴτησις (aítēsis) + suffix -ση (-si).
Κάνει αιτήσεις για νομικές, τραπεζικές και ιατρικές θέσεις εργασίας, και παίρνει μερικές από αυτές. — Kanuni, işlemsel ve tıbbi işler için müracaat ediyor ve bazılarına yerleşiyor.
συμπληρώστε την αίτηση
clipping of アプリケーション (apurikēshon, “application”): an app
彼にはスコットランドの防衛と敵への攻撃に関する全権限をゆだねました。 — Rusya ile saldırmazlık ve savunma ittifakı için Çara müracaatta bulundu.
アプリをゲット
Korece신청, 신청서, 애플리케이션, 응용, 적용, 적용물 /ɕʰiɲt͡ɕʰʌ̹ŋ/
application
köken: Sino-Korean word from 申請 (“application”)
왓슨은 법률, 은행 업무, 의료 분야에서도 이따금씩 일자리를 잡고 있어요. — Kanuni, işlemsel ve tıbbi işler için müracaat ediyor ve bazılarına yerleşiyor.
an application (formal written request)
çekim: çoğul ansökningar · tamlayan ansökans
köken: ansöka + -an.
aile: adoptionsansökan, asylansökan, avskedsansökan, benådningsansökan, bidragsansökan, bygglovsansökan, dispensansökan, inträdesansökan, jobbansökan, koncessionsansökan
Interiören förblev dock intakt. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Lehçeapelacja, apelować, aplikacja, odwołać się, odwoływać się, podobać się (dişil) /a.pɛˈla.t͡sja/
appeal (an application to a superior court or judge for a decision or order by an inferior court or judge to be reviewed and overturned) · appellation (a geographical indication for wine that describes its geographic origin)
çekim: çoğul apelacje · tamlayan apelacji
eş: odwołanie, rewizja
köken: Etymology tree Latin appellō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin appellātiōlbor. Polish apelacja Learned borrowing from Latin appellātiō.
aile: apelacyjny, bezapelacyjny, bezapelacyjność, bezapelacyjnie
Ubiega się o stanowiska w prawie, bankowości, medycynie i niektóre z nich dostaje. — Kanuni, işlemsel ve tıbbi işler için müracaat ediyor ve bazılarına yerleşiyor.
Ukraynacaапелюва́ти, апеля́ція, блага́ти, вжива́ння, дода́ток, за́клик
Або на нього міг натиснути федеральний уряд, і у нього не було виходу. — Reich son olarak devlet başkanına müracaat etti ancak sonuç alamadı.
Hintçeअर्ज़ी, आवेदन, ऍप्लिकेशन, याचिका (dişil) /əɾ.ziː/
application, form · submission
çekim: çoğul अर्ज़ियाँ
köken: Borrowed from Classical Persian عرضی ('arzī), ultimately from Arabic عَرْض (ʕarḍ). Compare Bengali আর্জি (arji), Gujarati અરજી (arajī), Punjabi ਅਰਜ਼ੀ (arzī).
an application, a plea, a requisition, a petition
çekim: çoğul anomukset · tamlayan anomuksen
köken: anoa (“to plead; to apply for”) + -mus
aile: anomuskaavake, anomuskirjelmä, anomuslomake, apuraha-anomus, armahdusanomus, armonanomus, erivapausanomus, eroanomus, joukkoanomus, korvausanomus
Hallitus koetti väkipakolla saada niskuroivia lakotoja palaamaan reservaattiinsa. — İmparatorluk mali otoritelerine fon sağlamak için müracaat etmesini yasakladı.
Çekçeapelovat, aplikace, odvolání, odvolat se, přihláška, žádost /ˈapɛlovat/
to appeal
çekim: geçmiş apelovala · ortaç apelovala · şimdiki apeluje
köken: From apel + -ovat.
Drábik ve vidině vidět ještě své blízké, na tuto podmínku přistoupil. — Sıkışık vaziyette bulunan Andronk bu müracaatı kabul eyledi.
Nemělo smyslu apelovat a dovolávat se ničeho.
Závěti nesou s sebou něco, co apeluje na horší stránku lidské povahy.
Rumencea face recurs, apel, apela, aplicare, aplicație, atrage (nötr)
call
çekim: çoğul apeluri
köken: Borrowed from French appel.
Amfiteatrul, însă, a rămas intact. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Macarcaalkalmazás, apellál, app, applikáció, bevonás, bevonat /ˈɒlkɒlmɒzaːʃ/
verbal noun of alkalmaz: application (the act of applying as a means; the employment of means to accomplish an end; specific use) · application (the act of directing or referring something to a particular case, to discover or illustrate agreement or disagreement, fitness, or correspondence) · employment
çekim: çoğul alkalmazások
köken: From alkalmaz + -ás (noun-forming suffix).
aile: alkalmazási
Ebben az időszakban betegsége miatt nem indult választásokon. — Vakit darlığından ötürü birinci seçmenlere müracaat edilmedi.
İbraniceאַפְּלִיקַצְיָה, בַּקָּשָׁה, החלה, יישום \ יִשּׂוּם, עֲתִירָה, שימוש (eril)
use, utilization, using, making use (of)
çekim: çoğul שימושים
aile: בית שימוש, בֵּית שִׁמּוּשׁ, שימושי, שִׁמּוּשִׁי
לפיכך המצות אצלם נשארו רכות. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Latinceobsecrō
an application; a written request for money, help, asylum, work etc.
çekim: çoğul ansøgninger · tamlayan ansøgnings
köken: ansøge + -ning
aile: jobansøgning
Selve viadukten forblev uskadt. — Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
Norveççeapplikasjon, program, søknad

Etimoloji

Arapça

Deyimler

müracaatta bulunmak

Kelime Ailesi

müracaatça
müracaatçık
müracaatken
müracaatsız
müracaatçı
müracaatla
müracaatlı
müracaatsa

Örnek Cümleler

O vize için müracaat etti.
She applied for a visa.
Neden işe müracaat etmedin.
Why didn't you apply for the job?
Yazılı olarak müracaat edin.
Apply in writing.
Tom işe müracaat etmedi bile.
Tom didn't even apply for the job.
İş için müracaat etti ve onu aldı.
He applied for the job and got it.
Ancak müracaatları netîcesiz kaldı.
However, its splendid bones were intact.
Harvard'a müracaat etmeye karar verdim.
I've decided to apply to Harvard.
Sen aşçılık okuluna müracaat etmeliydin.
You should have applied to culinary school.
Yerinde olsam, burs için müracaat ederim.
If I were you, I would apply for the scholarship.
Daha sonra yapman gereken şey bu müracaat formunu doldurmak.
What you need to do next is fill out this application form.
Tom şirketimizde bir iş için müracaat ettiğini söylediğinde şaşırdım.
I was surprised when Tom said he was applying for a job at our company.
Düşmanlarının dul eşleri, Kreon'u savaşta yenen Theseus'a müracaat ederler.
Though much discussed, he does not appear as a character in either version.
müracaat ile daha fazla örnek cümle →