kuşku
noun
C1 seviye
TR → EN
"kuşku" kelimesinin İngilizcesi: doubt, suspicion, misgiving, suspicion, doubt. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldoubtnoun
Genelsuspicionnoun
Genelmisgiving
Genelsuspicion
Geneldoubt
Geneldoubt
Görsel







Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kuşkuyu
Yönelme (-e)kuşkuya
Bulunma (-de)kuşkuda
Çıkma (-den)kuşkudan
Tamlayan (-in)kuşkunun
Çoğul (-ler)kuşkular
Tanım
•Bir soyadı.
•başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu
•fırın temizlemekte ya da ateş karıştırmakta kullanılan sırık
•olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirmemekten doğan kararsızlık, şüphe, acaba
•taş kaldırmakta kullanılan, uzun demir çubuk ya da basit, ağaçtan kaldıraç
•taşa ya da duvara delik açmak için kullanılan uzun, ağır ve bir ucu sivri demir
•Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu
•Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirmemekten doğan kararsızlık
Diğer Dillerde
Almancaverdacht (eril) /fɛɐ̯.ˈdaχt/
suspicion
çekim: çoğul Verdachte · tamlayan Verdachtes
eş: Annahme, Vermutung
köken: From Middle High German verdâht from Middle High German verdenken (“to blame”). Cognate to the archaic Dutch noun verdacht.
aile: Tatverdacht, verdächtig, verdächtigen, Verdachtsgrad, Verdachtslage, verdachtsweise
Mythos und Bedeutung. — Mitos ve Kuşku.
Es darf nicht der geringste Verdacht aufkommen.
Fransızcadoute, douter, soupçon, suspicion (eril) /dut/
doubt
çekim: çoğul doutes
eş: doutance, soupçon
köken: Deverbal from douter.
aile: bénéfice du doute, douter, douteux, mettre en doute, sans aucun doute, sans doute, sans l'ombre d'un doute
Vaste question… ». — "Büyük kuşku...
Il n'y avait pas le moindre doute sur l'identité de l'envahisseur.
İspanyolcadubio, duda, dudar, sospecha, suspicacia (dişil) /ˈduda/
doubt · question · second thought
çekim: çoğul dudas
köken: Inherited from Old Spanish dubda (“doubt”).
aile: ante la duda, ante la duda, la más tetuda, beneficio de la duda, dudar, dudoso, la duda ofende, no te quepa duda, por las dudas, salir de dudas, sin duda
¡No hay duda! — Hiç kuşku yok!
no ofrece dudas
no admite dudas
Me quedé con una duda.
İtalyancadubbio, dubitare, perplessità, sospetto /ˈdub.bjo/
doubtful, uncertain, dubious, questionable
çekim: çoğul dubbi
eş: ambiguo, aperto, controverso, dibattuto, discutibile, equivoco
zıt: indubbio, sicuro
köken: Learned borrowing from Latin dubius.
aile: dubbiamente, dubbiare, dubbietà, dubbiezza, dubbioso, indubbio
Non c'è dubbio! — Hiç kuşku yok!
Rusçaлом, настороженность; сомнение; подозрение /ɫom/
digging bar, crow, (large) crowbar · scrap, waste
çekim: çoğul ло́мы · tamlayan ло́ма
köken: Inherited from Proto-Slavic *lomъ.
Нет сомнений! — Hiç kuşku yok!
Arapçaاِتِّهَام, شُبْهَة, شَكَّ, شَكّ
«سياحتنامه». — Küskünüm efendim."
doubt
çekim: çoğul şəklər · tamlayan şəkkin
köken: From Arabic شَكّ (šakk).
aile: şəkk-şübhə
Tatarcaшик, шөбһә
Felemenkçebetwijfelen, twijfel, twijfelen, verdenking /bəˈtʋɛi̯fələ(n)/
to doubt
çekim: geçmiş betwijfelden · ortaç betwijfeld · şimdiki betwijfelt · ulaç betwijfelend
köken: From be- + twijfelen.
En ik kom zelf ook uit een erg saai plaatsje." — Kuşkum çok yerindeymiş.").
Portekizcedúvida, duvidar, incerteza, suspeição, suspeita (dişil) /ˈdu.vi.dɐ/
doubt, uncertainty · question
çekim: çoğul dúvidas
köken: Deverbal from duvidar.
Não haja dúvida! — Hiç kuşku yok!
Estou em dúvida.
Em caso de dúvidas, pergunta.
Quando tiver uma dúvida, vá à biblioteca.
Yunancaαμφιβάλλω, αμφιβολία, υπόνοια /aɱ.fiˈva.lo/
to doubt, have doubts
çekim: geçmiş αμφέβαλα · ortaç έχοντας αμφιβάλει · şimdiki αμφιβάλλει · ulaç αμφιβάλλοντας
köken: Learned borrowing from Ancient Greek ἀμφιβάλλω (amphibállō). Morphologically αμφι- (amfi-) + βάλλω (vállo).
Καμία αμφιβολία! — Hiç kuşku yok!
suspicious, strange, dubious
aile: 挙動不審
相当追い詰められていたのではないかと」と語った。 — Kuşkum çok yerindeymiş.").
doubt, distrust
köken: Sino-Korean word from 疑心 (“doubt, distrust”)
aile: 의심하다, 의심되다
15 + 35는 50 이에요 — Ve 15 artı 35 kuşkusuz 50'dir .
to doubt
çekim: geçmiş betvivlade · ortaç betvivlad · ulaç betvivlande
köken: From German bezweifeln, equivalent to be- + tvivla. Cognate with Danish betvivle, Norwegian Bokmål betvile and Dutch betwijfelen.
Ingen tvekan! — Hiç kuşku yok!
Lehçecień, podejrzenie, podejrzliwość, poszlaka, powątpiewać, ślad (eril) /ˈt͡ɕɛɲ/
shade (darkness where light, particularly sunlight, is blocked) · shadow (dark image projected onto a surface where light is blocked by an object) · shadow, outline (faintly visible object)
çekim: çoğul cienie · tamlayan cienia
eş: sylwetka, pastele, duch, mara, zjawa
köken: Inherited from Old Polish cień.
aile: cienisty, blaski i cienie, półcień, światłocień, położyć się cieniem, kłaść się cieniem, bez cienia wątpliwości
Fakty i mity. — Mitos ve Kuşku.
Ukraynacaпідо́зра, підозрі́ння, су́мнів, сумніва́тися
Факти та міфи. — Mitos ve Kuşku.
supposition, conjecture, fancy, opinion · distrust, suspicion, doubt · sad, disconsolate
köken: Borrowed from Classical Persian گمان (gumān). Doublet of विमन (viman, “sad, disconsolate”), a tatsama from Sanskrit विमनस् (vimanas, “sad, disconsolate”).
aile: गुमान करना, गुमान लाना, गुमान-भरा
Finceepäillä, epäily, epäilyksenalaisuus, epäilys, epäluulo, häivä /ˈepæi̯lːæˣ/
to doubt, question, wonder, be skeptical about, be doubtful · to think, suspect, guess, imagine, conjecture, surmise, hypothesise/hypothesize, believe, suppose (especially something negative) · to suspect, mistrust, (be) distrust(ful of), be suspicious of, harbour/harbor suspicions of, be apprehensive about, believe guilty
çekim: geçmiş epäillyt · şimdiki epäilee · ulaç epäilevä
köken: evätä (“to deny; to refuse”) + -illä (frequentative verb)
aile: epäilemätön, epäilemättä, epäileminen, epäilijä, epäily, epäilys, epäilyttää
Epäily ja usko. — Mitos ve Kuşku.
Epäilen vahvasti hänen luotettavuuttaan.
Hän epäilee, että olisit ollut eilen humalassa.
Miestä epäillään murhasta.
Çekçepochyba, pochybnost, pochybovat, podezření (dişil) /ˈpoxɪba/
doubt
çekim: çoğul pochyby · tamlayan pochyby
eş: nejistota, pochybnost
aile: bezpochyby, pochybný
Mýtus a význam. — Mitos ve Kuşku.
vyvolat pochyby
Rumenceavea dubii, dubiu, îndoială, se îndoi, suspiciune (nötr)
doubt, uncertainty
çekim: çoğul dubii · tamlayan dubiului
köken: Borrowed from Latin dubium.
Îndoială și credință. — Mitos ve Kuşku.
Macarcagyanú, kételkedik, kétell, kétely, kétség, kétségbe von /ˈɟɒnuː/
suspicion (especially of something wrong)
çekim: çoğul gyanúk
köken: Of unknown origin.
aile: gyanakodik, gyanakszik → gyanakvás, gyanakvó, gyanít, gyanús, gyanúság, gyanútlan
Bizalom és gyanakvás. — Mitos ve Kuşku.
İbraniceסָפֵק, פִּקְפֵּק
כפייה וספק. — Mitos ve Kuşku.
to waver (in opinion), be uncertain, doubt, question, be in doubt · to waver (in coming to a decision), hesitate, delay · to reflect upon, ponder, consider, deliberate
çekim: ortaç dubitātus · şimdiki dubitat · ulaç dubitāns
zıt: cōnstō, ruō, accurrō, currō, festīnō, prōvolō
köken: Somewhat uncertain, but likely as a frequentative of dubō (attested only as a gloss by Paulus/Festus), denominative of *dubos (“in doubt”, adj.), from Proto-Indo-European *dwi- (“two-”) + *bʰuH- (“to be”). See dubius for details. For the relation to "two" cf. Ancient Greek δισσός (dissós, “twofold; doubtful”), δοιάζω (doiázō, “to be in two minds”) and German Zweifel (“doubt”).
aile: addubitō, dubitābilis, dubitanter, dubitātim, dubitātiō, dubitātīvus, dubitātor, dubitātus, indubitō, subdubitō
Dubitando ad veritatem venimus
to doubt
çekim: geçmiş betvivlede
köken: be- + tvivle (“doubt”)
Der er ingen tvivl! — Hiç kuşku yok!
Jeg betvivler ikke dine gode hensigter.
Norveççetvil, tvile
Elementer og Mythos. — Mitos ve Kuşku.
Endonezcebimbang, kebimbangan, kecurigaan, keraguan, meragukan, ragu /ˈbimbaŋ/
anxious, worried · doubtful, hesitant, uncertain
çekim: karşılaştırma lebih bimbang · üstünlük paling bimbang
köken: Inherited from Malay bimbang.
aile: kebimbangan, membimbangkan, bimbang hati
Percaya tanpa ragu — Kuşkulanma emin ol ki
Etimoloji
(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerkuşku ile daha fazla örnek cümle →
Tom kuşkuluydu.
Tom was on the fence.
Tom kuşkucuydu.
Tom was incredulous.
Tom kuşkulandı.
Tom got suspicious.
Ben kuşkuluyum.
I'm suspicious.
Kuskus yiyorum.
I'm eating couscous.
Mitos ve Kuşku.
Speranze e dubbi.
Buna kuşku yok.
There\'92s no doubt about it.
Kuşku yok onda.
There is no doubt about it.
Ben kuşkulandım.
I got suspicious.
Tom kuşkucu oldu.
Tom became suspicious.
Kuşku içindeydim.
I was in disbelief.
Tom kuşkulu kaldı.
Tom remained skeptical.
İlgili Sorular
Protestanlar, Petrus'un ilk papa olduğuna dair neden kuşku taşıyorlar?
Eşim, beni başka kızlarla ilişkim olduğu konusunda hâlâ kuşkulanıyor.
Her 45 saniyede bir bir pot içicisi ortaya çıkıyor, bu yüzden neden bu kadar kuşkucu hissediyorum?
İnsanlar, kurt adam ve vampir gibi varlıkların gerçek olma ihtimaline neden kuşkuyla yaklaşır?