kuşku ile cümle
kuşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her şey hakkında çok kuşkulusun.You're too suspicious about everything.
Hepimiz ondan kuşkulanıyoruz.We are all suspicious about him.
Bob'ın zamanında gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come on time.
Barbara'nın başarısı kuşkusuz.Barbara's success is beyond question.
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.Tom looked at the tall man suspiciously.
O araba hiç kuşkusuz korkunç bir durumda.That car is no doubt in an awful condition.
Onun gibi erkekler hakkında her zaman kuşkuluyum.I'm always suspicious of men like him.
Bob'ın benim doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come to my birthday party.
Kuşkucu bir doğam var.I have a suspicious nature.
Ben hariç, birinin onun adını şimdi hatırlayıp hatırlayamayacağından kuşkuluyum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.Country people are traditionally suspicious of strangers.
Onun öldürüldüğü kuşkusuz.It is doubtless that he was murdered.
O kuşkusuz geç kalacak.He will doubtless be late.
O kuşkusuz dünyadaki en başarılı yönetmen.He is without doubt the most successful movie director in the world.
Polis ondan kuşkulandı.He fell under the suspicion of the police.
O hiç kuşkusuz yetenekli bir lider.He is admittedly an able leader.
Onun görev için uygunluğundan hiç kimsenin kuşkusu yok.No one doubts her fitness for the post.
Onun masum olduğuna kuşkusuz olarak inanıyorum.I believe beyond doubt that she is innocent.
Yabancıya kuşkuyla baktı.She eyed the stranger suspiciously.
Hiç kuşkusuz o bir güzel, ama onun hataları var.She is a beauty, admittedly, but she has her faults.
Kuşkulu şeyler yaptım.I've done questionable things.
Keşke benden kuşkulanmaktan vazgeçsen.I wish you would stop doubting me.
Kuşkunuz varsa doğruyu söyleyin. Bu düşmanlarınızı yıkacak ve arkadaşlarınızı şaşırtacak.When in doubt tell the truth. It will confound your enemies and astound your friends.
Senden bir an için kuşkulanmadım.I did not doubt you for a moment.
Tom'un yardımcı olacağından kuşkuluyum, ama yine de ona sormalısınız.I doubt that Tom would help, but you should still ask him.
Tom Mary'ye kuşkuyla baktı.Tom looked at Mary suspiciously.
Tom'un Mary ve John'un birbirleriyle flört ettikleri konusunda hiçbir kuşkusu yok.Tom never had an inkling that Mary and John were dating each other.
Tom kuşkulu kaldı.Tom remained skeptical.
Onun sözlerinden kuşkulanıyorum.I doubt his words.
Şaka yapmak kuşkusuz öğrenmek için en iyi yoldur.Joking is undoubtedly the best way to learn.
Sözlerinden hiç kuşkulanmadım.I never doubted your words.
Tom'un Mary'ye âşık olduğundan kuşkulanıyorum.I suspect that Tom is in love with Mary.
Tom Avrupalılardan kuşkulu.Tom is suspicious of Europeans.
Hiçbir şeyden asla kuşkulanmadım.I never suspected anything.
Böyle kuşkulu görünme.Don't look so suspicious.
Tom'un kuşkulanmaktan başka yapabileceği bir şey yok.Tom can't help but be suspicious.
Kuşkucu olduğum için beni suçlayamazsın.You can't blame me for being suspicious.
Tom kuşkucu oldu.Tom became suspicious.
Tom kuşkuyla izledi.Tom watched suspiciously.
Tom'a asla güvenmedim ve her zaman güveneceğimden kuşkuluyum.I've never trusted Tom and I doubt I ever will.
Benden kuşkulanacaklar.They'll suspect me.
O kadın bana kuşkuyla baktı.That woman looked at me sideways.
Maçın sonucu kuşkulu.The result of the game is doubtful.
Ben senin niyetlerinden kuşkulanmam.I don't doubt your intentions.
Tom'un Fransızca konuşup konuşmadığından kuşku duyuyorum.I doubt if Tom speaks French.
Tom'un onu yapmama izin verip vermeyeceğinden kuşku duyuyorum.I doubt if Tom would let me do that.
Tom'un gerçekten bir doktor olduğundan kuşku duyuyorum.I doubt Tom is really a doctor.
Tom'un gerçekten o kadar salak olabileceğinden kuşku duyuyorum.I doubt Tom is really that gullible.
Tom'un balık tutmayı bildiğinden kuşku duyuyorum.I doubt Tom knows how to fish.
Tom'un onu kabul edeceğinden kuşku duyuyorum.I doubt Tom will agree to that.
Tom'un yarın burada olacağından kuşku duyuyorum.I doubt Tom will be here tomorrow.
Tom'un şaşıracağından kuşku duyuyorum.I doubt Tom will be surprised.
Tom'un geleceğinden kuşku duyuyorum.I doubt Tom will come.
Tom'un onu yapacağından kuşku duyuyorum.I doubt Tom will do that.
Tom'un kabul edeceğinden kuşku duyuyorum.I doubt Tom would agree.
Tom'un o kadar aptal olacağından kuşku duyuyorum.I doubt Tom would be that foolish.
Tom'un ilgileneceğinden çok kuşku duyuyorum.I doubt very much Tom will be interested.
Kuşkucu bir kimse olmak için belki bir uzman olman gerekmiyor.In order to be a skeptic, maybe you should not be an expert.
O bana kuşkuyla baktı.She looked at me suspiciously.
Senden kuşkulanmamalıydım.I shouldn't have doubted you.