Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kavrayış

kavrayış

"kavrayış" kelimesinin İngilizcesi: apprehension, understanding. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelapprehension
Genelunderstanding

Tanım

bir algının doğrudan doğruya kavranması
kavrama işi
kavrama, anlama, algılama yetisi
motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavranması
Bir algının doğrudan doğruya kavranması
Kavrama, anlama, algılama yetisi
Motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavraması

Diğer Dillerde

anticipation, inkling · clue, idea, notion
çekim: çoğul Ahnungen · tamlayan Ahnungen
eş: Vermutung, Vorgefühl, Peilung, Plan
zıt: Ahnungslosigkeit
köken: ahnen + -ung
Dies gewährt viele Einblicke.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
Fransızcacompréhensif, compréhension /kɔ̃.pʁe.ɑ̃.sif/
Emotionally understanding; compassionate · Encompassing a certain number of elements or characteristics · Encompassing many elements; having many characteristics
köken: Borrowed from Late Latin comprehēnsīvus, from Latin comprehendō.
Elle a pratiquement les mêmes paroles et les mêmes accords.Aynı sözler ve aynı kavrayışla.
apprehension, misgiving, anxiety
çekim: çoğul aprensiones
Incluso la comprensión incluso el malentendido,Kavrayışı dahi, yanlış anlayışı dahi.
İtalyancaapprensione, comprensione (dişil) /ap.prenˈsjo.ne/
apprehension, anxiety, concern, fear
çekim: çoğul apprensioni
eş: ansia, agitazione, preoccupazione, inquietudine, timore, tensione
köken: Borrowed from Latin apprehēnsiōnem.
la mia comprensione di Roma?Benim Roma kavrayışım?
постижение, понимание; восприятие
Даже понимание, даже недопонимание.Kavrayışı dahi, yanlış anlayışı dahi.
to understand · to learn · to observe
çekim: geçmiş فَهِمْتُ
الآن نفس الرؤىAynı kavrayışlar
بِفَضْلِ الدُّرُوسِ الْجَيِّدَةِ، يُمْكِنُنِي فَهْمُ اللُّغَةِ الْعَرَبِيَّةِ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ الْآنَ.
عَلَيَّ نَحْتُ ٱلْقَوَافِي مِنْ مَقَاطِعِهَا / وَمَا عَلَيَّ لَهُمْ أَنْ تَفْهَمَ ٱلْبَقَرُ
Azericeanlayış, fəhm /ɑnɫɑˈ(j)ɯʃ/
concept, notion
çekim: çoğul anlayışlar · tamlayan anlayışın
köken: Morphologically, from anla- (“to understand”) + -yış.
Kazakçaтүсіну /tʉsɘˈnʉw/
understanding, comprehension
köken: From Proto-Turkic *tüĺ-ün- (“to think, understand”). Cognate with Turkish düşünmek (“to think”), Uzbek tushunmoq (“to understand”), Uyghur چۈشەنمەك (chüshenmek, “to understand”).
Özbekçefahm, tushunish
sharpness, sensibleness
çekim: çoğul fahmlar
köken: Borrowed from Arabic فَهْم (fahm).
fear, fright, anxiety
çekim: çoğul angsten
eş: bangheid, huiver, vrees, schrik
köken: From Middle Dutch anxt, from Old Dutch *angust, from Proto-Germanic *angustiz, an abstract noun derived from the adjective *anguz. Similar abstract noun derivations from an adjective are dienst and ernst. Cognates include Middle Low German angest, Old High German angust, Middle High German angest, German Angst, Old Frisian ongosta, West Frisian eangst. See also eng.
aile: angstaanjagend, angstaanval, angstbeeld, angstcomplex, angstcultuur, angstdroom, angstgevoel, angsthaas, angstig, angstklacht
Het biedt vele perspectieven.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
Portekizceapreensão, compreensão, compreensivo, entendimento (dişil) /a.pɾe.ẽˈsɐ̃w̃/
seizure, capture, arrest · apprehension
çekim: çoğul apreensões
köken: Borrowed from Latin apprehēnsiōnem.
Este projeto começou através da seguinte perceção:Bu proje arka arkaya gelen kavrayışlarla başladı:
comprehension, understanding
çekim: çoğul κατανοήσεις · tamlayan κατανόησης
köken: Learned borrowing from Koine Greek κατανόη(σις) (katanóē(sis), “observation”) + -ση (-si), from κατανοέω (katanoéō) + -σις (-sis), with semantic loan from French compréhension, entendement, as well as semantic loan from English understanding.
Μου προσφέρει πολλές ιδέες.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
Japonca了解, 分かり, 捕捉, 理解, 納得 /ɾʲo̞ːka̠i/
understanding, comprehension · consent, agreement
çekim: geçmiş 了解した
eş: 承知, 了承
aile: 了解事項: agreement, 了解案件: agreement
ネットワークに関連するものに対してAynı kavrayışlar
'요해'의 문화어. 어떤 상태를 알아보는 것. '리해'도 문화어에서 쓰이며 그 의미가 구분된다.
네트워크에 관련된 동일한 직관력은Aynı kavrayışlar
a fear, misgiving, concern
çekim: çoğul farhågor · tamlayan farhågas
köken: fara (“danger”) + håg (“mindset”)
Det ger många insikter.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
verbal noun of pojmować
çekim: tamlayan pojmowania
Oferują wiele ciekawych spostrzeżeń.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
Воно дає змогу багато-що зрозуміти.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
Hintçeनज़र, फहम, फ़हम, समझ (dişil) /nə.zəɾ/
sight, vision, glance, look · supervision, watch · evil eye
çekim: çoğul नज़रें
köken: Borrowed from Classical Persian نَظَر (nazar), from Arabic نَظَر (naẓar).
देखो! नदी की नज़र आ रही है!
मेरी नज़र उस पर है।
नज़र लगना
premonition, intuition, hunch · a hint, a trace (tiny amount)
çekim: çoğul aavistukset · tamlayan aavistuksen
köken: aavistaa + -us
aile: aavistuksenomainen, aavistuslähtö, ennakkoaavistus
Sellainen tarjoaa monia oivalluksia.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
ei (harmainta) aavistustakaan
Onko sinulla aavistustakaan hänen olinpaikastaan?
Minulla ei ole aavistustakaan, missä hän piileksii.
Çekçechápání, dohoda, intelekt, názor, obava, pochopení (nötr) /ˈxaːpaːɲiː/
verbal noun of chápat · understanding · comprehension
çekim: çoğul chápáním
eş: porozumění, pojetí
köken: From chápat + -ání.
Nabízí to mnoho poznání.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
apprehension (distrust or fear at the prospect of future evil)
çekim: çoğul aprehensiuni · tamlayan aprehensiuni
köken: Borrowed from French appréhension, from Latin apprehensio.
Despre toate povestea cu aceeași ardoare.Aynı sözler ve aynı kavrayışla.
worry
çekim: çoğul aggodalmak
köken: From aggódik (“to worry about something”) + -alom (noun-forming suffix for verbs).
aile: aggodalmaskodik
Ez a projekt a következő felismerésből indult:Bu proje arka arkaya gelen kavrayışlarla başladı:
כעת אותן התובנותAynı kavrayışlar
capturing, seizing, taking · taking on · taking in, understanding
köken: Present active participle of capiō (“seize, take”).
arrangement · agreement · deal
çekim: çoğul aftaler · tamlayan aftales
köken: A nominalization of the verb
aile: arbejdsaftale, arbejdstidsaftale, associeringsaftale, atomaftale, atomnedrustningsaftale, bytteaftale, clearingaftale, eksklusivaftale, finanslovaftale, fiskeriaftale
Projektet blev startet ud fra følgende observation:Bu proje arka arkaya gelen kavrayışlarla başladı:
Endonezcepengertian /pə.ŋərˈti.an/
understanding (the act of one that understands) · definition · a clear instance conforming to the dictionary or textbook definition
köken: From erti + peng- -an.
aile: berpengertian
Banyak sekali pengertian yang saya dapatkan.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
Vietnamcasự hiểu
Nó giúp tôi có những cái nhìn sâu sắc hơn.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
perceptive, quickwitted, apt (proficient at grasping information and instructions)
çekim: karşılaştırma по́-схватли́ви · üstünlük на́й-схватли́ви
köken: Qualitative adjective from схва́щам (shváštam, “to grasp”) + -лив (-liv).
То предлага много проникновения.Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.

Örnek Cümleler

Tom kavrayışını gevşetti.
Tom relaxed his grip.
Kavrayışı dahi, yanlış anlayışı dahi.
Even understanding, even misunderstanding,
Bu test senin okuma kavrayışını ölçecek.
This test will gauge your reading comprehension.
Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı.
It offers many insights.
Bu proje arka arkaya gelen kavrayışlarla başladı:
So this project started from the following realization:
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil.
If that didn't drop in, that's okay.
Eğer kavrayışınızı değiştirirseniz, ona uyum sağlayabilir.
If you change the grasp, it can adjust to that.
Bu kitabın onun kavrayışının ötesinde olduğunu düşünüyorum.
I think this book is beyond his reach.
Bunlar kültürlerin üzerine işlendiği kavrayış dilimleridirler.
And these are the slivers of insight upon which cultures have been forged.
Bilgiye sahibiz, ve gezegeni kavrayışımız her geçen gün gelişiyor.
We have the knowledge, and our understanding of the planet improves every day.
Kendi Roma anlayışımı nasıl paylaşabilirdim? Benim Roma kavrayışım?
How could I share my sense of Rome, my understanding of Rome?
Leibniz sembollerin insan kavrayışında sembollerin önemli olduğuna inandı.
Leibniz thought symbols were important for human understanding.
kavrayış ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod