kabza

/kabˈza/
noun
TR → EN
"kabza" kelimesinin İngilizcesi: handle, hilt, stock. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhandle
Genelhilt
Genelstock

Görsel

Yeşil Arka Planda Altın İşlemeli Antik Tarihi Hançer ve Süslü KabzaKoyu gri ateşli silah mekanizması ve kırmızı kabza yakın çekim görseliAntik İşlemeli Gümüş Hançer: Yeşil İpek Üzerinde Süslü Kabza ve Keskin Bıçakkaranlık fantastik kılıç kabzası ve büyülü parçalanmış ışık desenleri

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kabzayı
Yönelme (-e)kabzaya
Bulunma (-de)kabzada
Çıkma (-den)kabzadan
Tamlayan (-in)kabzanın
Çoğul (-ler)kabzalar

Tanım

•isim: Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer; balçak, tutak, sap

Diğer Dillerde

Almanca2-Liter-Spirituosenflasche, abfertigen, abhandeln, Abkunft, Abstammung, Aktie /ˈapˌfɛʁtiɡən/
to make ready for dispatch · to serve (e.g. a customer)
çekim: geçmiş fertigte ab · ortaç abgefertigt · şimdiki fertigt ab · ulaç abfertigend
köken: ab- + fertigen
aile: Abfertigung
Doch die meisten lebten wohl in Unterkünften aus Zweigen, Geäst und Fellen. — Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.
Fransızca(of a plough) mancheron, aborder, action, anse, barre de manœuvre, bétail /a.bɔʁ.de/
to deal with; to tackle; to approach a problem, situation or topic · to approach or meet somebody · to place side to side
çekim: geçmiş abordé · ortaç abordé · şimdiki aborde · ulaç abordant
eş: accoster, heurter
köken: From a- + bord + -er.
Ses poignets étaient alors menottés aux chevilles. — Elleri kılıçlarının kabzalarında idi.
Abastar (uso pronominal de ...)
La mayoría de sus viejas construcciones son de adobe, palos y cañas. — Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.
gun carriage
çekim: çoğul affusti
Rusçaрукоятка, ручка
Согласно Клиторологию, их отличительным знаком достоинства был золотой посох. — Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.
Arapçaجَرْد, حَسَاء, خَزِين, سَهْم, قَنْدَاق, مَخْزُون
ستتمكن من استخدام هذا السلاح الرائع ولكن ستكون الذخيرة محددة هنا. — Bu silah kabzasında sadece 2 mermi bulundurabilse de mükemmel özelliklere sahiptir.
Farsçaچلیپای, دسته, شببوی, قنداق, کیاستن /das.ˈta/
handle; helve; haft · group; bunch; a number, a handful · kind; variety
çekim: çoğul دستهها
köken: From Middle Persian [script needed] (dstk' /⁠dastag⁠/, “bunch, bundle, group; handle”), equivalent to دست (dast, “hand”) + ـه (-e). Akin to Old Armenian դաստակ (dastak), տստակ (tstak), Arabic دَسْتَج (dastaj), Classical Syriac ܕܣܬܩܐ (dastəqāʾ), all Iranian borrowings.
aile: دسته چک, دسته کردن
دستهٔ تبر
دستهٔ کارد
دستهٔ گل
Azericedavranmaq, ehtiyat, mixəkgülü, şəbbugülü, sədbər, tədarük /dɑv.rɑnˈmɑx/
act, to behave · handle
çekim: geçmiş davranmış · ortaç davranmış · şimdiki davranır
köken: From Proto-Common Turkic *dabran-.
aile: davranış
hər şey yaxşıymış kimi davranmaq
heç nə olmamış kimi davranmaq
elə davranır ki, elə bil...
stock (Matthiola spp.)
çekim: çoğul жұлдызшешектер · tamlayan жұлдызшешектің
köken: From жұлдыз (jūldyz, “star”) + шешек (şeşek, “flower”).
Özbekçeruchka
pen (writing tool) · handle (part of an object held in the hand when used or moved)
çekim: çoğul ruchkalar · tamlayan ruchkaning
köken: Borrowed from Russian ру́чка (rúčka).
Tatarcaсап
handle, knob
köken: From Proto-Turkic *sap. Cognate to Bashkir һап (hap), etc.
contribution, part · a share, stock
çekim: çoğul aandelen
köken: From Middle Dutch andeel. Related to aandelen. Equivalent to aan (“on”) + deel (“part”). Compare Danish andel, German Anteil.
aile: aandeelhouder, aandelenbeurs, marktaandeel, meerderheidsaandeel
Iedereen leverde zijn aandeel bij aan het succes van het project.
Elk teamlid had een belangrijk aandeeltje in het behalen van de overwinning.
Hij kocht een paar aandelen van een technologiebedrijf.
Portekizceabordar, ação, alça, cabo, coronha, estoque /a.boʁˈda(ʁ)/
to address (a subject, etc.)
çekim: geçmiş abordei · ortaç abordado · şimdiki aborda
köken: From French aborder (“to deal with”). Related to abordagem (“approach”). By surface analysis, a- + borda + -ar.
Então passaram a amarrá-los com cordas. — Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.
store, reserve (of goods) · reserves · deposit, savings
çekim: çoğul αποθέματα · tamlayan αποθέματος
handle · steering wheel · handle bars
köken: From English handle.
顔の右側が羽根のようなもので覆われている。 — Sol el, kabzayı her an bırakacakmış gibi gevşekçe sarmalıdır.
ハンドルを握る
Korece가축, 비축, 손잡이, 재고, 주식 /ka̠t͡ɕʰuk̚/
livestock
eş: 몸가축, 집가축
köken: Sino-Korean word from 家畜, from 家 (“home”) + 畜 (“beast”)
플레이어는 검을 검집에서 뽑고 교체하고 검집에 도로 집어넣을 수 있다. — Kılıç kabzasını değiştirebilir ve sahibine mesaj yollayabilir.
İsveççeaktie, behandla, boskap, buljong, fänad, förråd /ˈakːtsɪɛ/
share, stock (US)
çekim: çoğul aktier · tamlayan akties
köken: From Dutch actie, from Latin āctiō. Cognate of German Aktie. Doublet of akt and aktion.
aile: aktieaffär, aktieanalytiker, aktieandel, aktiebeskattning, aktiebok, aktiebolag, aktiebrev, aktiebubbla, aktiebörs, aktieemission
(Jag roades av hans tokerier. — Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.
Lehçeasortyment, bulion, gałka, halsztuk, klamka, kolba (eril) /a.sɔrˈtɘ.mɛnt/
assortment (collection of varying but related items) · stock (store of goods for sale)
çekim: çoğul asortymenty · tamlayan asortymentu
eş: sortyment
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Old French a- French a- French sortir French assortir Proto-Indo-European *-mn̥ Proto-Indo-European *-mn̥tom Proto-Italic *-mentom Latin -mentum Old French -ment Middle French -ment French -ment French assortimentbor. Polish asortyment Borrowed from French assortiment.
aile: asortymentowy, asortymentowo
Sterówki rdzawobrązowe, lecz środkowa para szarobrunatna. — Asanın ucu düz fakat kabzası keskin eğimlidir.
Ukraynacaа́кція, запа́си, інвента́р, керува́ти, маніпулюва́ти, регулюва́ти
Hintçeस्टाक, स्टॉक, हत्था (eril) /sʈɔk/
stock
çekim: çoğul स्टॉकों
köken: Borrowed from English stock.
to nurse, care for, take care of, look after · to nurse, heal, cure · to treat, care for (medicinally)
çekim: geçmiş hoitanut · şimdiki hoitaisi · ulaç hoitava
köken: From Proto-Finnic *hoitadak (compare Estonian hoidma), possibly borrowed from Proto-Indo-Iranian *śćaHyáH (if so, distantly related to suoja).
aile: hoitamaton, hoide, hoitaja, hoitaminen, hoito, hoituri, hoidattaa, hoidella, hoitua, juurihoitaa
Äiti hoitaa kuumeista lastaan.
Vuodelepo hoiti miehen kuntoon.
Potilasta hoidetaan sairaalassa.
Çekçeakcie, držadlo, fiala, klika, pažba, rukojeť (dişil) /ˈakt͡sɪjɛ/
share
çekim: çoğul akcií · tamlayan akcií
köken: Borrowed from German Aktie. First attested in the 18th century.
aile: akcionář
Meč svůj anebo zbraň při sobě připásanou nosil tak, aby jej lid rozeznati mohl. — Kabza; tabanca, kılıç gibi silahlarda, silahı kullanırken el ile kavranan sap.
Rumenceacțiune, clanță, condac, mâner, patul puștii (dişil)
action · share (of a company)
çekim: çoğul acțiuni
köken: Borrowed from French action, ultimately from Latin actio, actionem.
Macarcaállomány, álnév, árukészlet, bánik, becenév, bonyolít /ˈaːlːomaːɲ/
stock (a store or supply) · substance, matter · staff
çekim: çoğul állományok
köken: áll (“to stand”) + -omány (noun-forming suffix), created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: állományú, adatállomány, buszállomány, gördülőállomány, nyugállomány, szürkeállomány
Kesztyűje, szokatlan módon, meglepően rövid szárú. — Kabzası kare şeklinde, nadiren kabzasız olurdu.
szürkeállomány
İbraniceטיפל, ידית, כינוי, מישש, מְלַאי, מְנָיָה /tiˈpel/
to care for, to look after, to take care of
çekim: geçmiş טיפלת
Latinceafficiō, ampla, ānsa, manūbrium, prōsāpia, stirps
a handle, a grip
çekim: çoğul amplae · tamlayan amplae
köken: Derived from amplus (“ample, large”). Older theories derived the word from Proto-Indo-European *h₂em-lo-, from *h₂em- (“to grasp”), and linked to ānsa (“handle”).
Dancahåndtag, klinke, levkøj
a handle, a grip, a shaft · aid, tool (that can be used in a specific context)
çekim: çoğul håndtagene · tamlayan håndtags
köken: Compound of hånd + tag.
aile: dørhåndtag, gashåndtag, messinghåndtag, paraplyhåndtag
Gryffindors sværd er et sværd med store rubiner på håndtaget. — Gryffindor'un Kılıcı, cincüce yapımı kabzası yakut kakmalı bir kılıçtır.
Norveççeaksje, håndtak, håndtere, hank, hendel, klare

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

Her bir yayın merkezinde bir kabza bulunur.
A grip (kabza) is located at the center of each bow.
Timur devleti dönemine ait oyma yeşim kılıç kabzası.
A Timurid carved jade sword hilt.
Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.
And passengers, even in their berths, lay wet and ill.
Manuel tork tornavidası düz ve kabzalı modellerde yapılır.
Manual torque screwdriver are made in straight and pistol-grip models.
Kabza ve parlatma gerekecek ! şudan sola gir ! iyi bir cilacı var !
Grip and polishing will be required! Enter the left! There is a good finisher!
Bu yüzden Türkler, kılıç kabzalarında, çift başlı kartal figürü kullanmışlardır.
As heels, The Islanders had two major feuds.
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.
According to the Klētorologion, the insignia of the dignity was a gold-hilted sword.
Boyutları ve biçimi neredeyse aynıdır, aralarındaki fark süngülerin kabzalarındadır.
Their middle and hindlegs may be almost equal in size, or the hindlegs may be larger.
El kundağı, şarjör, dipçik ve tabanca kabzası yüksek mukavemetli plastikten yapılmıştır.
Forearm, magazine, butt stock and pistol grip are made of high strength plastic.
El kundağı, şarjör, dipçik ve tabanca kabzası yüksek mukavemetli plastikten yapılmıştır.[1]
Forearm, magazine, butt stock and pistol grip are made of high strength plastic.[2]
Mermi haznesi, çelik damgalardan yapılmıştır; el kundağı ve kabza ise polimerden yapılmıştır.
The receiver is made from steel stampings; the forend and pistol grip are made from polymer.
kabza ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler

yay kabzası