kabza ile cümle
kabza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.30
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.According to the Klētorologion, the insignia of the dignity was a gold-hilted sword.
Bu yüzden Türkler, kılıç kabzalarında, çift başlı kartal figürü kullanmışlardır.As heels, The Islanders had two major feuds.
Boyutları ve biçimi neredeyse aynıdır, aralarındaki fark süngülerin kabzalarındadır.Their middle and hindlegs may be almost equal in size, or the hindlegs may be larger.
Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.And passengers, even in their berths, lay wet and ill.
Kabza ve parlatma gerekecek ! şudan sola gir ! iyi bir cilacı var !Grip and polishing will be required! Enter the left! There is a good finisher!
Timur devleti dönemine ait oyma yeşim kılıç kabzası.A Timurid carved jade sword hilt.
Her bir yayın merkezinde bir kabza bulunur.A grip (kabza) is located at the center of each bow.
Manuel tork tornavidası düz ve kabzalı modellerde yapılır.Manual torque screwdriver are made in straight and pistol-grip models.
Mermi haznesi, çelik damgalardan yapılmıştır; el kundağı ve kabza ise polimerden yapılmıştır.The receiver is made from steel stampings; the forend and pistol grip are made from polymer.
El kundağı, şarjör, dipçik ve tabanca kabzası yüksek mukavemetli plastikten yapılmıştır.[1]Forearm, magazine, butt stock and pistol grip are made of high strength plastic.[2]
El kundağı, şarjör, dipçik ve tabanca kabzası yüksek mukavemetli plastikten yapılmıştır.Forearm, magazine, butt stock and pistol grip are made of high strength plastic.
Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.Doch die meisten lebten wohl in Unterkünften aus Zweigen, Geäst und Fellen.
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.Selon le Klētorologion, l’insignium de la dignité est une épée au pommeau d'or.
Elleri kılıçlarının kabzalarında idi.Ses poignets étaient alors menottés aux chevilles.
Boyutları ve biçimi neredeyse aynıdır, aralarındaki fark süngülerin kabzalarındadır.En cuanto a su forma se distinguen en redondeados (o rodados) y procedentes de machaqueo.
Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.La mayoría de sus viejas construcciones son de adobe, palos y cañas.
Mermiler tükendiğinde, silahın kabzası saldırı için kullanılabilir.Cuando se acaba la munición se puede utilizar como arma cuerpo a cuerpo.
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.Согласно Клиторологию, их отличительным знаком достоинства был золотой посох.
Bu silah kabzasında sadece 2 mermi bulundurabilse de mükemmel özelliklere sahiptir.ستتمكن من استخدام هذا السلاح الرائع ولكن ستكون الذخيرة محددة هنا.
Klētorologion'a göre, bu unvanın alameti kılıcın kabzasının altın kaplama olmasıydı.De acordo com o Cletorológio, a insígnia desta dignidade era uma espada de ouro empunhada.
Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.Então passaram a amarrá-los com cordas.
Asanın ucu düz fakat kabzası keskin eğimlidir.Sterówki rdzawobrązowe, lecz środkowa para szarobrunatna.
Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.(Jag roades av hans tokerier.
Kabza; tabanca, kılıç gibi silahlarda, silahı kullanırken el ile kavranan sap.Meč svůj anebo zbraň při sobě připásanou nosil tak, aby jej lid rozeznati mohl.
Kabzası kare şeklinde, nadiren kabzasız olurdu.Kesztyűje, szokatlan módon, meglepően rövid szárú.
Gryffindor'un Kılıcı, cincüce yapımı kabzası yakut kakmalı bir kılıçtır.Gryffindors sværd er et sværd med store rubiner på håndtaget.
Canları yanarcasına sıkıyorlardı kabzalarını.Cô mệt mỏi nằm lên những xác chết đó.
Sol el, kabzayı her an bırakacakmış gibi gevşekçe sarmalıdır.顔の右側が羽根のようなもので覆われている。
Kılıç kabzasını değiştirebilir ve sahibine mesaj yollayabilir.플레이어는 검을 검집에서 뽑고 교체하고 검집에 도로 집어넣을 수 있다.
Genellikle kın, kabza ve el siperi (suba) uzmanları da işin içine dahil olurdu.Na odborných prácach sa väčšinou podieľali kežmarskí, levočskí a spišskonovoveskí profesori.