kılık

noun
C1 seviye
TR → EN
"kılık" kelimesinin İngilizcesi: appearance, fashion, garb, habit, likeness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelappearancenoun
Genelfashion
Genelgarb
Genelhabit
Genellikeness
Genellivery
Geneltrim
Genelvesture
Genelapparel
Genelphotograph
Genelattire
Genelattire
Genelphotograph

Görsel

Turuncu güneş gözlüğü, yeşil bıyık ve sakallı muzip kılık değiştirme çizimiSevimli cupcake kılıklı 3D figür karakter ve masum çocuksu yüz ifadesiüzgün sevimli ayı kılıklı anime kız etiketleri ve ortadaki sarı kalpTrump ve Putin'in Kral ve Sovyet Komutanı Kılıklarıyla Siyasi Karşılaştırma

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kılığı
Yönelme (-e)kılığa
Bulunma (-de)kılıkta
Çıkma (-den)kılıktan
Tamlayan (-in)kılığın
Çoğul (-ler)kılıklar

Tanım

•bir kişinin giyinişi, dış görünüşü, üst baş
•bir kişinin resmi, fotoğraf
•Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü
•Dıştan görünüş

Diğer Dillerde

to manufacture, to make, to produce, to create, to craft; to draw up (a document)
çekim: geçmiş fertigte an · ortaç angefertigt · şimdiki fertigt an · ulaç anfertigend
eş: erstellen, fabrizieren, herstellen, hervorbringen, machen, produzieren
köken: an- + fertigen (“to produce, manufacture”)
aile: Anfertigung, Anfertigungskosten
Die Verkleidungen. — Kılık değiştirmek.
a style of dress characteristic of a particular country, period or people · an outfit or a disguise worn as fancy dress · a set of clothes appropriate for a particular occasion or task
çekim: çoğul costumes
eş: complet, costard, tenue
köken: PIE word *ḱóm PIE word *swé Borrowed from Italian costume, from Latin cōnsuētūdinem (“custom, habit”). Doublet of consuétude and coutume.
aile: costume de bain, costume trois pièces
Déguisement. — Kılık değiştirmek.
İspanyolcacostumbre, fashion, hábito, manera, modo, uniforme (dişil) /kosˈtumbɾe/
habit · custom, tradition
çekim: çoğul costumbres
eş: hábito, práctica, rutina, usanza, uso, rutina
köken: Inherited from Old Spanish costumne, from Latin cōnsuētūdinem. Doublet of consuetud, which was borrowed.
aile: acostumbrar, animal de costumbres, comedia de costumbres, costumbrismo, costumbrista, de costumbre
Buena en disfrazarse. — Çok iyi kılık değiştirebilir.
İtalyancaabitudine, consuetudine, fabbricare, maniera, saio, stile (dişil) /a.biˈtu.di.ne/
habit, practice (customary behaviour/behavior) · custom · routine
çekim: çoğul abitudini
eş: abito, assuefazione, consuetudine, costumanza, costume, routine
köken: Inherited from Latin habitūdinem. By surface analysis, abito + -itudine.
Odia travestirsi. — Kılık değiştirmek.
Rusçaвнешний вид, облик, форма; внешность, одежда, одеяние
внешний вид, облик, форма; внешность
Обмундирование. — Kılık değiştirmek.
Arapçaعَادَة, مُودَة, مُوضَة
ولكن يمكن تحويلها من صورة الى اخرى ودعنا نستخدم هذا المفهوم هنا — Sadece kılık değiştirdi. -
Azericeadət, dəb, moda /ɑːdæt/
custom, usage (habit or accepted practice) · ceremony, rite · tradition
çekim: çoğul adətlər · tamlayan adətin
köken: From Arabic عَادَة (ʕāda).
aile: adət-ənənə
Kazakçaәдет, мода, сән /æˈdet/
habit, custom, tradition · adat (traditional Malay law)
eş: дәстүр, ғұрып, жоралғы, жөн, рәсім, салт
köken: From Persian عادت, from Arabic عَادَة (ʕāda, “custom, habit”). Cognate with Turkish adet, Bashkir ғәҙәт (ğəźət), etc.
Özbekçeodat
custom · habit
çekim: çoğul odatlar · tamlayan odatning
köken: Borrowed from Arabic عَادَة (ʕāda).
Tatarcaгадәт
Felemenkçeautomatisme, gewoonte, habijt, kledij, kleding, maken (nötr) /ˌɑu̯.toː.maːˈtɪs.mə/
automatism
çekim: çoğul automatismen
köken: Borrowed from French automatisme.
Daaronder werd de onderkleding gedragen. — Fakat kılık değiştirmiştir.
Portekizceconfeccionar, fabricar, fazer, jeito, maneira, montar /kõ.fek.si.oˈna(ʁ)/
to make, prepare · to arrange · to manipulate
çekim: geçmiş confeccionei · ortaç confeccionado · şimdiki confecciona
köken: Borrowed from French confectionner. By surface analysis, confecção + -ar.
E perguntaram se teria um disfarce. — Kılıktan kılığa bürünürler.
to mould, arrange, form, give form to · to train, form (spiritually)
çekim: geçmiş διαμόρφωσα · ortaç έχοντας διαμορφώσει · şimdiki διαμορφώνει · ulaç διαμορφώνοντας
Έτσι, για λόγους ασφαλείας, μεταμφιέστηκα. — Tedbir olarak kılık değiştirdim.
fashion (current (constantly changing) trend, favored for frivolous rather than practical, logical, or intellectual reasons)
köken: Borrowed from English fashion. First cited to 1886.
衣替えのこと。 — Kılık değiştirmek.
North Korea standard form of 유행 (yuhaeng, “fashion, vogue”)
köken: Sino-Korean word from 流行.
옷이 바뀐다. — Kılık değiştirmek.
(bad) behavior · sort out, (get into decent) shape · behavior
çekim: çoğul fasoner · tamlayan fasons
köken: Borrowed from French façon. Attested since 1779.
Överklädning. — Kılık değiştirmek.
Så de tvingade er att jobba under helgen? Vad är det för fasoner?
Lägg av med de där skurkfasonerna!
Vilka jävla fasoner
Lehçenałóg, nawyk, sposób, styl, zwyczaj (eril) /ˈna.wuk/
bad habit, vice · addiction
çekim: çoğul nałogi · tamlayan nałogu
eş: uzależnienie, nawyk
köken: Inherited from Proto-Slavic *nalogъ, or Proto-Slavic *naloga.
aile: nałogowiec, nałogowy
Rozbierają kamienicę na Woli. — Kılıktan kılığa bürünürler.
Ukraynacaзви́чка
Зайнялося обмундирування. — Kılık değiştirmek.
Hintçeअभ्यास, आदत, फ़ैशन (eril) /əbʱ.jɑːs/
practice, exercise · habit
çekim: çoğul अभ्यासों
köken: Borrowed from Sanskrit अभ्यास (abhyāsa).
Finceasu, kaapu, kilpailuasu, munkinkaapu, muoti, muoti-ilmiö /ˈɑsu/
attire, dress, suit, raiment, costume, outfit · form, figure, shape, build, structure · appearance, looks
çekim: çoğul asut · tamlayan asun
köken: From Proto-Finnic *asu, equivalent to as- + -u.
aile: -asuinen, asustaa, alusasu, arkiasu, asukokonaisuus, asuroolipeli, beduiiniasu, edustusasu, helleasu, hiihtoasu
Pukeuduin varmuuden vuoksi valepukuun. — Tedbir olarak kılık değiştirdim.
laskeutumisasu
Çekçehábit, móda, návyk, zvyk (eril) /ˈɦaːbɪt/
habit (religious clothing)
çekim: çoğul hábity · tamlayan hábitu
Inařiny kostýmy . — Kılık değiştirmek.
habit (an action done on a regular basis)
çekim: çoğul habitudini · tamlayan habitudini
köken: Borrowed from Latin habitūdō and French habitude.
Era timpul să merg iar sub acoperire. — Yeniden kılık değiştirme zamanıydı.
Macarcacsuha, divat, habitus, megszokás, módi, szokás /ˈt͡ʃuɦɒ/
habit (long piece of clothing worn by monks and nuns)
çekim: çoğul csuhák
köken: Borrowed from Ottoman Turkish چوقه (çuha, “broadcloth”).
aile: csuhás
Túlöltöztetés. — Kılık değiştirmek.
İbraniceאופנה \ אָפְנָה, הֶרְגֵּל, מִנְהָג
היא רק מתגלגלת לצורות שונות. נשתמש עכשיו בידע הזה: — Sadece kılık değiştirdi. -
Latinceformō
Dancamode, vane (nötr) /moːdə/
fashion
çekim: çoğul moder · tamlayan modes
köken: From French mode, from Latin modus (“manner, method”).
Det ændrer bare form. — Sadece kılık değiştirdi. -
Norveççemote, sedvane
Endre Elvestad. — Kılık değiştirmek.
Endonezceadat, fesyen, kebiasaan /ˈadat/
tradition, custom, habit · custom, habit (in general senses) · law, rule
çekim: çoğul adat-adat
köken: From Malay adat, from Persian عادت ('âdat), from Arabic عَادَة (ʕāda, “habit, custom”).
aile: beradat, mengadatkan, teradat, adat bilokal, adat huma, adat istiadat, adat kemenakan, adat matrilineal, adat matrilokal, adat neolokal
Apakah kamu sedang menyamar? — Bu senin kılık değiştirmiş halin mi?
Menurut adat daerah ini.
Dia memiliki adat yang buruk.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish قلق, قیلق.

Örnek Cümleler

Sen bir kılıksızsın.
You're a slob.
Ben biraz kılıksızım.
I'm a little bit of a slob.
Bu kılıkla evden çıkamam.
I can't leave the house dressed like this.
Dışarı bu kılıkla çıkamam.
I can't go out dressed like this.
Kırmızı kılıklı katil kim?
Who's the killer in red clothes?
Sadece kılık değiştirdi. -
It just turns into different forms.
Fakat kılık değiştirmiştir.
Then turns alternate.
Hepsi mafya kılıklı adamlar.
They all look like Mafiosi.
Kilikya, Likya'nın komşusuydu.
Cilicia was a neighbor of Lycia.
Tom kılık değiştirmiş olabilir.
Tom could be disguised.
Sen büyük şişman bir kılıksızsın.
You're a big, fat slob.
Yeniden kılık değiştirme zamanıydı.
It was time to go undercover again.
kılık ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelattire