Ana içeriğe geç
Sözlük
/
gedik

gedik

noun
C2 seviye
TR → EN
"gedik" kelimesinin İngilizcesi: crevice, breach, pocket, rent, rift. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcrevicenoun
Genelbreach
Genelpocket
Genelrent
Genelrift
Genelaperture
Genelcrevice
Genelcrevice

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)gediği
Yönelme (-e)gediğe
Bulunma (-de)gedikte
Çıkma (-den)gedikten
Tamlayan (-in)gediğin
Çoğul (-ler)gedikler

Tanım

•isim: Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık; rahne
•Dağ geçidi
•mecaz: Boşluk, eksiklik
•mecaz: Güçlük, güç durum
•askerlik: Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer
•tarih: Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak; imtiyaz

Diğer Dillerde

inflection of blasen: · first/third-person singular subjunctive I · singular imperative
çekim: çoğul Blasen · tamlayan Blasen
eş: Harnblase, Zystis, Bulla
köken: From Middle High German blāse, from Old High German blāsa, from the root of blasen (“to blow”).
aile: Blasenbildung, Blasencreme, Blasenentzündung, Blasenerkrankung, Blasenkrankheit, Blasensalbe, blasig
Dem Antagonisten gelingt es zu verhindern, dass die Tür geöffnet wird. — Ercüment Gedikli kapıyı zorlamaya çalışır ancak kapı açılmaz.
pocket · pocket-size · paperback
eş: miniature
Article détaillé : Décès en 1980. — Ercüment Gedikli: 1980 yılında yakalandı.
lampe de poche
mouchoir de poche
argent de poche
İspanyolcaalquilar, alquiler, arrendar, arriendo, bolchaca, bolsa /alkiˈlaɾ/
to rent · to rent out something to someone
çekim: geçmiş alquilé · ortaç alquilado · şimdiki alquila
eş: arrendar
köken: From alquiler (“rent”).
aile: alquilable, alquilador, realquilar
Suboficial Vato Falman. — Gedikli çavuş Vato Falman.
İtalyancaaffittare, affitto, buca, canone, canone di locazione, fitto /af.fitˈta.re/
to rent, to let, to hire out
çekim: geçmiş affittàto · ortaç affittàto · şimdiki affìtta · ulaç affittànte
eş: appigionare, dare a noleggio, dare a nolo, dare in affitto, dare in locazione, locare
köken: From Medieval Latin affictāre, itself from fictus.
Il maresciallo Vato Falman. — Gedikli çavuş Vato Falman.
Rusçaгорное ущелье, щель, расщелина, трещина
Уорент-офицер Вато Фарман. — Gedikli çavuş Vato Falman.
Arapçaأجَّرَ, أُجْرَة, إِيجَار, اِسْتَأْجَر, اِسْتَأْجَرَ, جَيْب
أقفل الجزار الأبواب متأكدا أنها لن تفتح. — Ercüment Gedikli kapıyı zorlamaya çalışır ancak kapı açılmaz.
Farsçaاجاره, اجاره دادن, اجاره کردن, جیب, کرایه, کرایه کردن /ʔi.d͡ʒaː.ˈra/
rent, lease
çekim: çoğul اجارات
köken: Borrowed from Arabic إِجَارَة (ʔijāra).
aile: اجاره دادن
Azericecib, kirayə, kirayə pulu /d͡ʒib/
pocket · puppet (controlled by others)
çekim: çoğul ciblər · tamlayan cibin
köken: From Persian جیب, from Arabic جَيْب (jayb).
aile: cibgirlik, cibgir
cib müxalifəti
crop, craw · pocket, pouch
çekim: çoğul жемсаулар · tamlayan жемсаудың
Özbekçechoʻntak, ijara, ijara haqi, kissa
Tatarcaкесә
pocket
çekim: çoğul кесәләр · tamlayan кесәнең
Felemenkçebarst, huren, huur, kloof, scheiding, scheur (dişil) /bɑrst/
a crack, rip, tear · a little, a tiny amount; notably in: geen barst ("not a bit") · an outburst, eruption
çekim: çoğul barsten
köken: From barsten.
Graaf een waterput en u valt erin! Sloop een oude muur en u wordt gebeten door een slang! — Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.
Portekizcealgibeira, alugar, aluguel, bolsão, bolso, caçapa (dişil) /aw.ʒiˈbe(j).ɾɐ/
pocket · pouch
çekim: çoğul algibeiras
eş: gibeira
köken: From Arabic الجَيْب (al-jayb) + -eira, as also aljaveira (“purse, money belt”) from aljava.
Oficial Vato Falman. — Gedikli çavuş Vato Falman.
A questão da terra deve-lhe ter dado uma boa cresta na algebeira.
το πορτοφόλι, το πουγκί
Ανθυπασπιστή Βάτο Φάλμαν. — Gedikli çavuş Vato Falman.
Japoncaポケット, 借りる, 借り賃, 家賃, 懐中, 貸し借りする /po̞ke̞t̚to̞/
pocket
köken: From English pocket.
aile: ポケットビリヤード, ポケットモンスター
準優勝 - 23番 忍法! — Bayrampaşa 23. Ünsal Gedik.
シャツのポケット
Korece빌려주다, 임대, 임대하다, 주머니, 차임, 포켓 /ˈi(ː)mdɛ/
lease, rent
köken: Sino-Korean word from 賃貸.
aile: 임대차
함정을 파는 자는 거기 빠질 것이요 담을 허는 자는 뱀에게 물리리라 — Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.
İsveççefick-, ficka, hål, hyra, hyra ut, sänka /ˈfɪˌkːa/
a pocket (bag stitched to an item of clothing)
çekim: çoğul fickor · tamlayan fickas
köken: From Middle Low German vicke, which could be borrowed from Italian ficcare (“to stick something in”). More at English fob. Cognate of Norwegian Nynorsk fikke (“waistcoat pocket”).
Chefsergeant Vato Falman! — Gedikli çavuş Vato Falman.
rent (payment made by a tenant)
çekim: çoğul czynsze · tamlayan czynszu
eş: komorne, gw. (Śląsk Cieszyński) nojem, nojym
köken: Etymology tree Old Polish czynsz Polish czynsz Inherited from Old Polish czynsz. Doublet of cenzus.
aile: czynszówka
Chorąży Vato Falman. — Gedikli çavuş Vato Falman.
Ukraynacaвинайма́ти, дава́ти напрока́т, здава́ти, зніма́ти, кварти́рна пла́та, кише́ня
Народний танець 23. — Bayrampaşa 23. Ünsal Gedik.
Hintçeकिराया, चेद, जेब, भाड़ा (eril) /kɪ.ɾɑː.jɑː/
rent, fee · fare (money paid for a transport ticket)
çekim: çoğul किराए
köken: Borrowed from Classical Persian کِرَایَه (kirāya), from Arabic كِرَاء (kirāʔ).
उस मकान का किराया हमारे बस में नहीं है।
Fincemotti, ottaa vuokralle, pistää/panna/laittaa taskuun, pistää/panna/laittaa taskuunsa, pussi, pussittaa /ˈmotːi/
lump, swelling
çekim: çoğul motit · tamlayan motin
köken: Probably sound-symbolic
aile: mötti
Vääpeli Vato Falman. — Gedikli çavuş Vato Falman.
pocket (of a size suitable for putting into a pocket)
köken: From kapsa + -ní.
V té době byla na zámku velká obrazárna. — Sonunda kalede büyük bir gedik açıldı.
to lease (grant a lease) · to rent (gain temporary use of something by payment)
çekim: geçmiş arendat · ortaç arendat · şimdiki arendează
köken: From arendă (“lease”) + -a. Republic of Moldova-specific usage is influenced by Russian арендова́ть (arendovátʹ).
aile: arendare
Cine sapă groapa altuia, cade el în ea, şi cine surpă un zid, va fi muşcat de un sarpe. — Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.
Macarcabérbe ad, bérbe vesz, bérel, bérleti díj, bezsebel, kiad /ˈbeːrbɛɒd/
to rent something, rent out (to allow possession of a property etc. in exchange for rent)
zıt: bérbe vesz
köken: bér (“rent, pay”) + -be (“in”) + ad (“to give”)
Ha megharap a kígyó, a míg meg nem varázsoltatott, azután semmi haszna nincsen a varázslónak. — Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.
İbraniceהשכיר, כִּיס, שכר, שְׂכַר דִּירָה (eril)
to hire, rent
çekim: geçmiş שָׂכַרְתָּ
הוא הצליח לפתוח חריץ צר, אך הדלת לא זזה יותר. — Ercüment Gedikli kapıyı zorlamaya çalışır ancak kapı açılmaz.
שכר המינימום
שכר דירה
שכר לימוד
Latincemerces, sacculus, scissūra (dişil) /ˈmɛr.keːs/
nominative/accusative/vocative plural of merx
çekim: çoğul mercēdēs · tamlayan mercēdis
köken: From merx (“merchandise”).
aile: mercēdārius, mercēdituum, mercēdonius, mercēdula, mercēnārius, mercēnnārius
Dancahusleje, leje, leje ud, lomme, ridse, skisma (nötr) /ˈhusˌlɑjə/
rent, money paid to be allowed to live on someone else's property (whether a house or not)
çekim: çoğul huslejer · tamlayan huslejes
köken: Compound of hus + leje
aile: bruttohusleje, huslejeforhøjelse, huslejekontrakt, huslejeregulering, huslejestigning, nettohusleje
Officer Vato Falman! — Gedikli çavuş Vato Falman.
Norveççehusleie, leie
Senere sluttet lokriene seg til dem. — Bunların ardından Gedikli Zabit olabiliyorlardı.

Etimoloji

From Ottoman Turkish گدك (gedik, “notch, gap; mountain pass”), from Proto-Turkic *kēt- (“to indent, notch, crack”). Cognate with Azerbaijani gədik. Note the Turkic borrowings: Northern Kurdish gêdûk, geydûk, Armenian Գյադուկ (Gyaduk).

Deyimler

gedik kapamak

Örnek Cümleler

Bunların ardından Gedikli Zabit olabiliyorlardı.
They were then able to destroy the Ablemarle.
Kapılarınızı kapalı tutun - topumuzla yüzlerce gedik açtık.
Keep your gates closed - we’ve opened a hundred such breaches with our cannon.
Ercüment Gedikli kapıyı zorlamaya çalışır ancak kapı açılmaz.
They interrogate a POW, but they have no luck until he opens the front gate.
Çukur kazan içine kendi düşer, Duvarda gedik açanı yılan sokar.
He who digs a pit may fall into it; and whoever breaks through a wall may be bitten by a snake.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.
He was chosen from about 500 children who auditioned for the role.
Bedenimde gedik üstüne gedik açıyor, Dev gibi üzerime saldırıyor.
He breaks me with breach on breach. He runs on me like a giant.
Mavi duvarda dört gedik açan Trump, 306 delege ile seçimi kazanmıştır.
He was consequently elected president with 306 electoral votes (excluding two faithless electors).
1913'te kabul edilen bir yasayla gedik sistemine de resmen son verildi.
Following new legislation in 1913, adults were also admitted.
Alman savunmasında oluşan gedik, 29 Ağustos'ta 7 km.lik bir derinliğe ulaştı.
On August 29, the breach in the German defenses was up to 7 kilometres (4.3 mi) deep.
Yaşamakın özgün müziğini, Kurosawa'nın gedikli bestecisi Fumio Hayasaka yapmıştır.
One of her first musical influences was the Japanese composer Fumio Hayasaka.
Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor, Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.
As through a wide breach they come, in the midst of the ruin they roll themselves in.
Bizanslıların çabalarına rağmen, Sasaniler duvarlara yaklaşıp ve gedik açmayı başardılar.
Despite the Byzantine efforts, the Persians managed to close up to the walls and breach them.
gedik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
eksik gedik
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod