wander
/ˈwɒndə/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"wander" kelimesinin Türkçesi: dolaşmak, gezinmek, sayıklamak, dolaşma, konudan ayrılmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldolaşmak
Genelgezinmek
Genelsayıklamak
Geneldolaşma
Genelkonudan ayrılmak
Genelgezinme. wanderer gayesizce dolaşan kimse.
Genelabuk sabuk konuşmak
Geneliçinde dolaşmak
Genelyolu şaşırarak dolanıp durmak
Genelyoldan çıkmak
Tanım
•lose clarity or turn aside especially from the main subject of attention or course of argument in writing, thinking, or speaking
Atasözü & Deyim
“Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir”
Diğer Dillerde
Rusçaблужда́ть, блука́ть, броди́ть, плута́ть, скита́ться, слоня́ться
Arapçaتَجَوَّلَ
Farsçaپرسه زدن
Lehçebłąkać się, tułać się, tułaczka, wędrówka, włóczyć się
Ukraynacaблука́ти, броди́ти, мандрува́ти, ника́ти, плута́ти, шве́ндяти
Finceajautua sivuun, eksyä, harhailla, harhautua, kaarrella, käydä vieraissa
Macarca(to rave, be delirious) félrebeszél, ábrándozik, álmodozik, barangol, barangolás, bóklászás
İbraniceשׁוֹטֵט, תָּעָה
Latinceerrō, pālor, vagor
Dancastrejfe
Vietnamcalang thang
Slovakçatúlať sa
Litvancaklajojimas, klajonė, klajoti
Taycaท่องเที่ยว
Kelime Ailesi
bewander
Brazilian wandering spider
forwander
inwander
miswander
wander off
wanderer
wandering spleen
wandering star
wandering whistling duck
wandering womb
wanderlust
wanderstar
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom dolaştı.
Tom wandered off.
Dolaşma hızı
Wander speed
Hikaye yayıldı.
The story wandered.
Fazla uzaklaşma.
Don't wander too far.
Ve yürüyüp gitti.
And he wandered away.
Konudan uzaklaşma.
Don't wander from the subject.
Avara dolaşmaktansa
He said "instead of wandering around idle,
Dolaşan gikdörtgenler
Wandering rectangles
Ben bir süre dolaştım.
I wandered around for a while.
Tom bir yerlere saptı.
Tom wandered off somewhere.
Görünen o ki, çok sık.
Turns out, they wander a lot.
O, ormanda dolaşıyordu.
She was wandering in the woods.