roam
/ɹəʊm/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"roam" kelimesinin Türkçesi: dolaşmak, gezmek, dolaşma, gezme., gezinmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldolaşmak
Genelgezmek
Geneldolaşma
Genelgezme.
Genelgezinmek
Geneldolanmak
Geneldolaşmak
Genelavare dolaşmak
Tanım
•move about aimlessly or without any destination, often in search of food or employment
Atasözü & Deyim
“Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir”
Diğer Dillerde
Almancaumherziehen, wandern
Fransızcaerrer
İtalyancagirovagare, vagare
Rusçaброди́ть, скита́ться, стра́нствовать
Arapçaتَجَوَّلَ
Farsçaپرسه زدن, ول گشتن
Kazakçaкезу
Portekizcevaguear
Korece돌아다니다
Ukraynacaблука́ти
Hintçeघूमना
Rumencehoinări
Macarcabarangol, kóborol, kószál
Latincepālor, vagor
Norveççevirre rundt
Vietnamcalang thang
Bulgarcaбро́дя, ски́там
Taycaท่องเที่ยว
Esperantomigri
Afrikancawandel
Nepalceडुल्नु
Kelime Ailesi
free roam
free-roaming
freedom to roam
nonroaming
right to roam
roamable
roamer
roaming eye
roaming master
roamingly
unroaming
Örnek Cümleler
Dört at merayı dolaşıyor.
Four horses roam the pasture.
Meralarda dolaşmayı severim.
I like to roam about the fields.
Biri evin etrafında dolaşıyor.
Someone is roaming around the house.
Tom Boston sokaklarında dolaştı.
Tom roamed through the streets of Boston.
Onlar ormanın çevresinde dolaştı.
They roamed about the forest.
Neden etrafta böyle dolanıyorsun?
Should you be roaming around like that?
Attığı 2 gol de serbest vuruştandı.
He also owned several pigs that he allowed to roam freely.
Garip bir yaratık ormanda dolaşıyor.
A strange beast is roaming through the woods.
Kedim geceleri dolaşmaktan hoşlanır.
My cat likes to roam at night.
Geyik parkın içinde özgürce dolaştı.
The deer roam freely inside the park.
Azizlerin yakınında şeytanlar gezinir.
Around the saints roam the devils.
Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.
I was roaming over the mountains all through the night.