drift
/dɹɪft/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"drift" kelimesinin Türkçesi: sürüklenme, sürüklenmek, çekilme, yığılmak, amaç. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsürüklenme
Genelsürüklenmek
Genelçekilme
Genelyığılmak
Genelamaç
Geneltıkanmak
Genelsürüklemek
Genelyığmak
Genelbiriktirmek
Genelmoren
Genelhedef
Genelsürükleyiş
Geneleğilim
Geneltemayül
Genelsürüklenen veya sürüklenmiş şey. drifter başıboş gezen kimse
Genelsürükleniş uzaklığı
Genelserseri. The road has drifted badly. Yol karla tıkanmış.
Genel(hav) rotadan ayrılma
Genelrüzgâr veya akıntının etkisiyle sürüklenme
Genelrüzgârın yığdığı kar
Genelgayesiz olarak dolaşma
Genel(jeol.) birikinti
Genel(den) geminin akıntı veya rüzgâr ile sürüklenmesi
Genel(mad.) kanal
Genelgeçit. drift anchor (den) açık deniz çapası. drift ice yüzer buz
Genelaysberk. drift mining tüneller açmak suretiyle altın madeni arama. driftwood nehir veya denizin sürüklediği veya karaya attığı odun ve kereste parçaları.
Genelakıntıya kapılmak
Geneltoplanmak birikmek
Genelgayesizce dolaşmak
Genelolayların akışında sürüklenmek. driftage sürüklenme
Tanım
•a horizontal (or nearly horizontal) passageway in a mine
•be piled up in banks or heaps by the force of wind or a current
Diğer Dillerde
İspanyolcaabatir, arribar, baquear, colearse, davalar, deriva
İtalyancaammasso, cumolo, detrito, direzione, indirizzo, materiale alluvionale
Rusçaвалить боком, дрейф, дрейфова́ть, дрифтовать, носи́ться, отклони́ться
Farsçaپرسه زدن
Felemenkçetrekken
Portekizcederrapagem
İsveççedriva
Ukraynacaдрейфува́ти
Finceajaa luisussa, ajaa perä, ajautua, ajautuma, ajautuminen, ajautuva
Çekçezávěj
İbraniceנסחף
Norveççedaffe, vandre
Letoncadreifēt
Estoncatriiv
Katalancavagarejar
Kelime Ailesi
adrift
afterdrift
AI drift
bedrift
catch someone's drift
channel drift
concept drift
continental drift
Darwin drift
dedrift
downdrift
downward drift
drift along
drift anchor
drift apart
drift away
drift excursion
drift fishing
Örnek Cümleler
Hafif Akıntı
Low Drifting
Saat akıntısı
Clock drift
Sürüklenme hızı
Drift speed
Tom bir serseri.
Tom is a drifter.
Drift Musik. s. 130.
Drift Musik. p. 130.
Rüzgar kumu sürükledi.
The wind drifted the sand.
Kastettiğini anlıyorum.
I get your drift.
Ve her zaman hareketli.
And it's always drifting.
Tekne denizde sürüklendi.
The boat drifted about on the sea.
DME yön bilgisi göstermez.
The fog prevented knowledge of the drift.
Sürünerek hareket ederler.
We are drifting.
Tekne akıntıyla sürüklendi.
The boat drifted down the stream.