transient

2 hece
C2 seviye
EN → TR
"transient" kelimesinin Türkçesi: geçici, süreksiz, fani, kalımsız, fanilik.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgeçici
Genelsüreksiz
Genelfani
Genelkalımsız
Genelfanilik.
Genelyalnız kısa zaman kalan misafir
Genel(radyo) geçici dalga veya cereyan. transiently geçici olarak. transientness geçicilik
Genelçabuk geçen

Görsel

İnsanların alkışı geçici, vicdanın sesi kalıcıdır.Alevden Doğan Geçici Güzellik: Dumanın Siyah Fon Üzerindeki AkışıÇağdaş sanat galerisinde minimal tipografi ve geçici çözüm eleştirisiZamanın Kırılganlığı: Antik Kum Saatinde Geçicilik ve Sanatsal Dijital Yorum

Tanım

•(physics) a short-lived oscillation in a system caused by a sudden change of voltage or current or load
•lasting a very short time

Diğer Dillerde

Almancaabklingend, Augenblicks-, Ausgleichs-, Durchgangs-, durchlaufend, Durchreisende
Rusçaвре́менный, кратковре́менный, мимолётный, недолгове́чный, отде́льный, преходя́щий
Arapçaاِبْنُ ساعَتِهِ, زَمَنِيّ, سَريع الزوال, مُؤَقَّت
Portekizcetransitório
Japoncaホームレス, 一時的, 一時的なもの, 一過性, 儚い, 渡り労働者
Macarcaátutazó
İbraniceחולף
Dancaengangs-, flyktig, midlertidig, overgående, overgang
Norveççetransitorisk
Endonezcetransien
Bulgarcaкраткотраен, мимолетен, преход, преходен, приходящ гост, транзиента
İrlandacadíomuan, duthain
Gürcüceგადამავალი, დროებითი, დრომოკლე, წამიერი, წარმავალი, წუთიერი
Birmancaပျံကျ
Oksitancafugidís, transitòri

Etimoloji

From Late Latin transiēnt- (for classical transeunt-), stem of transiēns, present participle of trānsīre (“to go over, to pass”).

Kelime Ailesi

astronomical transient
fast blue optical transient
fast-evolving luminous transient
intransient
nontransient
rotating radio transient
transience
transiency
transient apical ballooning syndrome
transient ischaemic attack
transient ischemic attack
transient luminous event
transiently
transientness
transitoriness
transumer
untransient

Örnek Cümleler

Aşk geçicidir.
Love is transient.
Geçici kinetik deneyleri.
Transient kinetics experiments.
Annemin kötü ruh hali geçicidir.
My mother's bad mood is transient.
Siz hemencecik geleni seversiniz.
You love this transient life,
Bir iletişim kutusu kaldırıldıName
Transient window (a dialog) is removed
Hayır, siz geçip gideni seversiniz.
But no. You love this transient life,
Bir kişinin hayatı geçici bir şeydir.
The life of a person is a transient thing.
Her şey geçicidir ve bu nedenle üzücüdür.
Everything is transient and therefore sorrowful.
Ne var ki, siz geçici (dünyayı) seviyorsunuz.
But no. You love this transient life,
Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da
But no. You love this transient life,
Hayır, siz çabuk(geçen şu dünyay)ı seviyorsunuz da,
But no. You love this transient life,
Geçici pencere (bir iletişim kutusu) gösterilirName
Transient window (a dialog) appears